2014 YEREL SEÇİM ANALİZİ

 

 2014-turkiye-secimler-siyasal-analiz

 

 

ıngress-koc-2014

İlkbahar ekinoks haritaları mundane astrolojide 1 yıl geçerliliği olan haritalardır. Öncelikle bu haritanın analizini yapalım. 1. evde Terazi Mars’ı görülüyor. Terazi Mars’ını 10 Aralık 2013 tarihinde yazmıştım, buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Terazi Mars’ı yazısını okuduysanız “entrikalar, 2 taraf ve özgürlükler” temalı bir  zaman diliminin bizi beklediğini anlamışsınızdır. Yazıda önceden tahmin ettiğim üzere Ergenekon’da bir çok tahliye oldu, yargı herkese gerekir oldu ve ABD-Rusya, AKP-Cemaat gibi iki taraflı çekişmelere tanık olduk. Bu arada ABD-Rusya yazısı da okumak isteyenler için burada, krizin ilk günü kaleme almıştım.

Mars’ın dispozitörü 5. evdeki Kova Venüs’üdür. Haliyle halkın gündemine sadece ses (Venüs) kayıtlarının topluma sunulması (Kova) değil, skandal yaratacak (5. ev) görüntüler (5. ev) ekleneceği de görülüyor. Ay-Venüs karesi -ki ikisi de dişi- ve Venüs’ün dispozitörü Satürn’ün Akrep burcundaki konumu bu görüntülerin bir kadınla (seks de olabilir) ilgili olduğuna ve işlerin gitgide çirkinleşeceğine de işaret edebilir. Öte yandan Boğa burcunun iki yöneticisi, finansal krize de işaret ediyor. Yalnız buradaki Satürn yeniden yapılanmayla da ilgilidir ve para politikalarında köklü değişimleri de göstermektedir.

Daha evvel yazmıştım, Nisan sert geçecektir. Büyük kare de bu haritamızın akslarına düşüyor. Fakat büyük karenin 4 ayağından ikisi uzun süredir gökyüzünde birbirlerine sert bakıyor zaten, görüyorsunuz, izliyorsunuz çok da anlatmaya gerek yok. Baskı, çekişme, kopuş. Bir olmanın idrak edilmesinin, gücün doğru kanalize edilmesi gerektiğinin şartı.

DSC’de duran Uranüs şok edici yeni hareketleri, yeni bir liderin ortaya çıkacağını sembolize ediyor. Uranüs’ün bulunduğu konum terazi Mars’ının stratejik yürüttüğü savaşın dengesini bozabilir, fiziksel saldırmazlığını yıkabilir. Umarım olmaz.

9. evi yöneten Merkür’ün (astrologların evrensel yöneticilerinden birisi) Balık burcunda Neptün’le kavuşması Türkiye’de ilk defa astrolojinin YÖK onaylı eğitiminin verileceğini temsil ediyor. Neptün Kavuşumları hakkında daha önce yazdığım bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu kadar sert gökler altında umarım hayalkırıklığı yaratmaz ama eleksiyonel olarak ileride “tekrar edecek” bir durum olarak konuyu garantiye aldığımızı da astrolojiseverlere buradan duyurmuş olayım ;)

Bir de not eklemek istiyorum: İstanbul Aydın Üniversitesi’nde verilecek Astroloji Eğitimi programının kısalığına (3.5 ay) değinen bir kaç kişi eleştiriyor. Eğitimi sanırım pek inceleyememişler. Zira incelemiş olsalardı göreceklerdi ki 45 saat yazıyor. 45 saatlik eğitim, standart 2 saatlik eğitim metodları uygulandığında aslında 6 aya denk gelmektedir (Bizim programımızda 1 ders=3 saat halbuki) ve ekstra olarak hem 140 saatlik kayıtlı online derslerle destekleniyorlar, hem her ders verilecek test ve atölye kitapçıklarıyla, hem de 5 kalın eğitim kitabıyla. Haliyle biraz dikkat lütfen ;)

Eğitim konusunda iddialıyız, yetiştirdiğimiz öğrenciler gözünüzün önünde. Bir tanesi, Didem Şarman, 1.5 yıllık yoğun eğitimin ardından şu anda Radikal Gazetesi’nde yazıyor. Tahminleri tutuyor, kısa zamanda reklamsız ve pop astrolojisiz, forer efektsiz bir çok takipçi edindi. Bir diğeri, Şifa Avcın ise bugünlerde İngiltere Astroloji Birliği tarafından sponsor olunan kitabını çıkarttı. İngiltere’de bir çok tanınmış astrologla birlikte seminerler veriyor. Bizden özel ders alabilmek için İngiltere’den kalkıp yakınımızda bir otele yerleşecek kadar astroloji aşığı. Gülden Bulut, psikolojik astroloji derslerimizi veren bir öğrencimiz. Kendisi Kimya Mühendisliği ve Psikoloji okudu. Astroloji uğruna ise bir çoğumuz gibi mesleğini bıraktı. Yakında kitabı çıkacak, konusu sürpriz olsun. Daha bir çokları da geliyor. Astrologlar arasından da bizden özel dersler alan kişiler oldu. Tuhaf gelmesin, çünkü bu durum onların rekabet güdüsüz, bilgiye aç, aynı bir doktor gibi literatür takip eden gerçek astrologlar olduğunu gösterir. Ben de Devrim Yılmazer’in Huber horoskobu ve Ebertin Kozmobiyoloji dersine öğrencilerle birlikte öğrenci olarak girdim ve hepsinden çok soru sordum. Bizlerin astrolojiye yaklaşımımız böyle. Karizma show out, bilgi in; açık açık. Herşeyi biliyorum diyen astrolog şarlatandır, egosunun esiri olmuş birisidir basitçe. Öğrencilerimizi çeviri ve teorilerle, metodsuz forer efektlerle yetiştirmiyoruz. Daha 3 aylık öğrencimiz bile tv’lerde veya net köşelerinde gördüğünüz astrologlardan daha çok şey biliyor, onlardan bir şey kapan “biz zaten biliyorduk” diyor, görüyoruz. Onlara haksızlık edilmesine izin vermeyeceğim, boşuna uğraşılmasın bu yüzden. Eğitim vermeye başlamamızın sebebini de ilk gün açıkladık, tekrar hatırlatayım: Kaliteli astrolog yetiştirmek, piyasadan sahtekarları, astrolojiden beslenen merdiven altı edebiyat harika, bilgi faciaları silmek. Eğitim misyonumuz; ne olursa olsun astrolojiyi yüceltmek. Bunu da yetkin astrologlarla yapacağız. İleri seviye sınavımız “en zor” sınav, herkes geçemiyor, bu seviyeye gelene kadar da sabır gerektiren bekleme sürelerimiz var. Üstelik dini sömüren, umut tacirliği yapan, felaket tellalı, gördüğünü değil ağzına geleni söyleyen, ırkçı, fanatik, aşırı pop, üfürükçülük, falcılık vs. gibi özetle astrolojinin itibarını zedeleyecek ve astrolog kimliğine yakışmayan hiç kimseyi de akademide barındırmıyoruz, böyle amaçlarla gelenleri kayıt etmiyoruz. Nefretle karşılanmayı, arkamızdan konuşulmasını da önemsemiyoruz, misyonumuz belli çünkü. Balık Merkür’ümle araya serpiştirdiğim bu kadar notu, Merkür-Neptün kavuşumunu tam olarak anlayabilmeniz için yazdım zira o kadar idealisttir ki onun idealizmi münkün görünmez ve kurban gitmeye açık bir pozisyondur ;) (Ayrıca lütfen arkamdan konuşurken “ıyy çok cahilll, 2 üniversiteden de terk”  filan demeyin lütfen zira işin aslı öyle değil, asıl ilkokul 2′den terkim ama 2. sınıfta kütüphane koluydum, en az makine mühendisi ajdar kadar kültürlü sayılırım yani. Siyasetten nefret ediyorum, haliyle bilinçaltımın sıkıcı siyasi analizi olabildiğince erteleme, kaçınma çabası bu not, şakalar, komiklikler filan sanırım…) 

İşte bu dönemde “fikirlerimiz ve konuştuklarımız” da aynı böyle olacak. Aşırı idealist (italikle yazılı son bölüm değil tabi:). Balık ruhuna uzak olanlar ise “aman dikkat bu sahte” diyecekler.

Peki önümüzdeki yılda sahtelik yok mu? Her sene olduğu gibi bu sene de var elbette. Önemli olan yönü değil mi? Bu sene yansıtma psikolojisi tavan yapıyor. Bıktık artık dediğinizi tahmin ediyorum ama merak etmeyin Temmuz ayında Jüpiter Aslan burcuna geçiyor ve çoktandır özlediğimiz “gurur, onur” gibi kavramlar biraz daha önem kazanacak. Yeni liderin de ve ilginç, daha önce hiç olmamış birlikteliklerin, umulmadık ittifakların da işareti bu pozisyon.

Mart ayı için daha önce evlilik ve ikili ilişkilerle ilgili dönüm noktası olduğunu yazmıştım. Boşanma oranlarının Mart ayında tırmanacağını düşünüyorum. Bu yüzden dikkat.

Şu “kuraklık” konusuna burada da değineceğim. 3 Mart tarihinde henüz ortada yağış, soğuk uyarısı vs. yokken ve tam aksine kuraklık paniği varken aşağıdaki iletiyi facebook sayfamızdan paylaştım, astroloji haklı çıktı gibi görünüyor şimdilik:

2010 yılında da o sırada Aktüel Dergisi’nde çalışan gazeteci dostum Aycan Aşkım Saroğlu ile yaptığımız ropörtajda da şunları söylemiştim:
“Neptün finansal astrolojide fiyatların spekülatif ve aşırı pahalı olduğuna dair bir gösterge olarak kullanılır. Balık geçişinde Neptün’ün yanıbaşında Başak’ın karşısında yer alan ve bitkilerin evrensel sembolü Venüs’ü gördüğümüz için tarımcılık sektöründe ne yazık ki yüksek fiyatlar ve manipülasyonlar söz konusu olacak. Uranüs Koç yorumumda pirinçte ve buğdayda kriz tahmininde bulunmuştum, bu gerçekleşti ne yazık ki, Neptün Balık’ta fiyatları iyice yukarıya çekecek ve aşırı yağışlarla birlikte ve balık burcu meteorolojide buzu da temsil ettiği için kışla birlikte donda büyük oranda artışla birlikte kriz de çıkabilir ekstra olarak. Uranüs Güneş’in yücelim burcu Koç’la birlikte aşırı sıcakla gelmişken Neptün’ün buzu temsil eden Balık’a girmesi çok istikrarsız ve çok değişken olan fırtınaların ve el-nino gibi felaketlerin de habercisi biraz aslında ne yazık ki.”
Astroloji bu konuda da haklı çıkmış gibi görünüyor. 2010 yılından beri bir aşırı sıcak, bir aşırı soğuk. İstikrarsız bir hava. Ama astroloji bize şu anda faydalı olacak biçimde şunu söylüyor: Mevsimler değişmiyor, 2018 yılına kadar istikrarsız bir hava durumu bizi bekliyor sadece. Bu mevsimlere vs. etki eder mi? Bunu meteorologlar bilir ancak. Aslında astrolojik tekniklerin en gelişkinine tarım konusunda sahibiz, bu yüzden bazı teknikleri revize etmek yoluyla politik astrolojiye de uyarladım aşağıda değineceğim.
Bir diğer soru Facebook kapatılacak mı? Gene konu hakkında Facebook sayfamızda şunu paylaşmıştım:

Aynı gün Facebook’unun değiştiğini söyleyenler (herkesinki aynı anda değişmiyor sanırım pilot uygulama yapılıyor) oldu, dün akşam da kendi Facebook görünümüm değişti. Öncelikle 3. evimdeki Satürn’le değişimden hiç memnun değilim onu söyleyeyim:) Ve bu arada detaylı inceleme inceleme şansım da oldu. Neyseki Facebook’un haritası mevcut (ve tabiki data canavarı Devrim Yılmazer’den edindim:):
facebook-horoskop
Facebook’un harita lordu Satürn. ASC yöneticisi Merkür de 8. evde Oğlak burcunda duruyor. Haliyle değişimle ilgili tahmini neye göre yaptığımı anlamışsınızdır. O sıralarda Merkür Kova burcunda hareket ediyordu ve kendi dispozitörüyle kare haldeydi. Hatta hala da etkisini hissediyoruz bu karenin şu anda ben bu yazıyı yazarken 3 orb gibi çok yakın bir derecesel uzaklıkla hala kareler. Başbakan tarafından telaffuz edilen Facebook’u kapatabiliriz söylemi de bu karenin etkisidir. Üstelik Türkiye-Facebook kompozit haritasında da Merkür-Satürn karesi vardır. Ve o haritada da 4. evi (sonlanmalar) Merkür yönetmektedir. Aşağıda:
facebook-turkiye-kompozit
Kompozit haritamızda da göreceğiniz gibi Merkür-Satürn karesinin olması tesadüf değil. Merkür sonlanmayı (4.ev) temsil ediyor burada da. Büyük kare görüleceği üzere kompozit harita lordumuzun ve Ay Düğümlerimizin üzerinde olacaktır. Ne var ki bu pozisyonun 4. evle yani sonlanmayla ilgisi yoktur fakat Ay düğümleri de önemli yol ayrımlarına işaret ederler.. İşte bu bir sorun. Tek dileğim haber almak için o günlerde ekran başında sabahlamamıza işaret etmemesi… Fakat gerçekten de manipülasyonun artık sona ermesi şart. Ölen çocuklar üzerinden (hepsi için konuşuyorum zira hepsi üzerinden manipülasyon yapıldı ve kendimi kandırılmış hissediyorum, hiç bir şeyden artık emin olamaz hale geldik!) yapılan ve bazılarına “henüz” dün uyandığım şeyler tiksindirici, üzücü hem çocuklar için hem halk için. 7 yıldır tv izlemeyen ben, haber alabilmek için Twitter’a, Halk Tv ve Ulusal kanala yapışmış yaşıyorum, bir çok insan da bu halde. Zihinsel algısı Victoria’s Secret veya Hermes’ten öteye gitmeyenler bile bu halde. Sürekli birilerine bir şey olacak korkusu. Neyse bu son cümleler kişisel fikrim, tabiki haber alma özgürlüğü de, protesto özgürlüğü de dahil olmak üzere hiç bir özgürlük engellenmesin, halk yavaş yavaş gerçekle manipüle edilmiş olanı ayıracaktır, çünkü ayırmak zorundadır. Yasak çözüm değil ne yazık ki… Ne yapılması gerekir hiç bir fikrim yok. Çözümsüz, etik ikilemlere sahip bir problem bu durum… Yalnız sosyal medyanın engellenmesi ve ana akım medyaya mecbur bırakılmamız tehlikeli olan. Çünkü Türkiye üzerinden siyasi suikast oyunları oynanacaktır ve medya da her zaman olduğu gibi buna alet olacaktır. Sosyal medya sonuçta ana akım medya gibi değil. Ne olursa olsun “özgür”.

 

turkiye-horoskop

 

 

Halk

Türkiye’de halkı öncelikli olarak 1. evi yöneten, 12. eve yerleşmiş İkizler Ay’ı sembolize eder. 12. ev kayıplarla, kolektifle ve sıkıntılarla ilgilidir. Öte yandan bu eve yerleşen bir gök cisminin gücü de ölçülemez, muazzam bir güce de sahip olabilir (Ptolemaios böyle diyor, bir çok şampiyon sporcunun 12. evinde görülen Mars da bunu onaylamaktadır). Haliyle Kurtuluş Savaşı gibi muazzam bir güç gerektiren hayatta kalma mücadelesini kazanmış bir halktır karşımızdaki. Kendi dispozitörü Satürn’le kavuşan Merkür’den kurulan üçgen nedeniyle de gerekli derinliğe ve Neptün sekstili nedeniyle de bir vizyona sahiptir. Ne var ki 12. evde yer aldığı için sık sık cahil vb. suçlamalara maruz kalır, gücü görülemez, 12. evde bu suçlamalara kurban gider, kendi gücümüzün bile farkında olmayız. Halbuki durum astrolojik gözlükle bakıldığında böyle değildir. Ay boşluktadır. Ay’ın boşluktaki hali gücümüzü kanalize edemediğimizin, ani olaylara neden olabileceğimizin göstergesidir. 12. evdeki (kolektif) İkizler Ay’ı aynı zamanda halkın bir “mozaik” olduğunu temsil eder. Bu yüzden zaman zaman halka olduğu gibi mozaikin bir parçasına da saldırıldığını görürüz. Bu kurban gitme “bilgi-ikizler” yoluyla gelmektedir. Birileri “Atamızın evi bombalandı” der, olan azınlıklara olur, birileri “ülkücü abimiz katledildi” der olan olan solculara olur, “ateisti öldürdüler” der olan ülkücülere olur. Bu ülkede sürekli birileri bir şey der ve olan insanlara olur. Gene olacak. Uyandık bu oyunlara ama birileri sanki kimse uyanmamış gibi davranıyor, propagandasını bunun üstünden yapıyor, hatta yansıtma psikolojisiyle “asıl biz uyandık” diyorlar.. Hiç uyuyan bir halk olmadı ki? Atalarımız sosyal medyanın olmadığı zamanlarda neler çektiler, varın düşünün…

Peki saldıran kimdir? 1. evin karşısında duran 7. evin sahibi Satürn halkın açık düşmanıdır ve kutuplaşmayı, iki tarafa bölünmeyi, seçim yapmanın önemli olduğunu sembolize eden Terazi burcuna yerleşmiştir. İkiye bölünmüş her ülkenin haritasında Terazi’yi bulabilirsiniz. İki kıta plakası arasında yer alan İzlanda Terazi yükselenine sahiptir, İki kıta arasında toprakları olan Türkiye’nin 4. 4. evinde Terazi vardır, Almanya ve Brezilya haritasının geçmişini gösteren yerde Terazi vardır, Amerika’nın iktidarı temsil eden (Cumhuriyetçiler-Demokratlar) yerde Terazi vardır vb… Haliyle bize gayet malum olan açık düşman, düşmanlığını halkı kutuplaştırarak ve bölerek yapmaktadır. Ve Satürn organize olmayı, sistemleşmeyi temsil ettiği, kalıcılıkla da ilgili olduğu için tehlikelidir. Açık düşman, yüceldiği Terazi burcunda çok güçlüdür. Neptün’le sekstil açısı olduğu için berraktır, hayallerini gerçekleştirme şansı vardır ve bir vizyona, idealizme sahiptir. Satürn 8. evi yönettiği için gizli örgütleri, 9. evi yönettiği için de yurtdışı bağlantılarını ve dini oluşumları temsil eder. Satürn aynı zamanda iktidar partilerinin de 10. evini, yani liderlerini yönetmektedir. Haliyle Türkiye’deki halka düşmanlık eden kutuplaşmalardan iktidarların liderleri, dini yapılanmalar ve yabancılar sorumludur. Öte yandan Satürn 5. eve düşmüştür ve normalde spor klüplerine (5. ev) yapılması gereken fanatiklik bu kutuplaştırıcı anlayışın da ekmeğine yağ sürmektedir.

 

 

İktidarlar

Türkiye Cumhuriyeti’nin iktidarları 10. evi yönettiği için Akrep Jüpiter’leriyle sembolize edilmektedir. Bir iki istisna dışında, iktidara gelenler koltuklarını korumaya öncelik vermişlerdir. Akrep Jüpiter’inin Neptün’le karesi vardır. Bu açı “spekülatif bilgi yaymak” anlamına gelir. Haliyle iktidar gücünü korumak için spekülatif bilgi yaymak ülkemizde artık normal bir şeymiş gibi karşılanmaktadır. 5. evimizdeki konumu ise iktidarların halk kahramanları yaratma çabasıdır. Öte yandan Akrep Jüpiter’inin açılarıyla birlikte olan pozisyonu derin yapılanmalara işaret eder. Venüs ise kapitalizmin sembolüdür ve haritada Jüpiter’le kavuşumdadır. Parlamentoyu (11) ve halk kahramanlarını (5) yönetmektedir. Kavuşum halindeki gök cisimleri birbirlerinden ayrı düşünülemezler, tek vücut olurlar. Bu pozisyonlar elbette “bilim” gibi bir alana yönelmiş olsa çok şahane sonuçlar doğurabilirdi ama ne yazık ki görünen odur ki bir iki istisna dışında kimse bu seçimde pek bulunmamıştır. İktidarları temsil eden Jüpiter’in 6. evi de yönetiyor oluşu iktidar partilerinin, polis ve memurlar gibi toplum düzenini sağlayan kurumlarla da birlik ve beraberliğini sembolize etmektedir. 6. ev aynı zamanda halka verilen hizmetle de ilgilidir. 6. ev kartını etkin bir şekilde kullanan iktidarlar koltuklarını kolay kolay kaybetmezler veya iktidar olurlar.

İktidar partilerinin liderlerine gelelim. Satürn Terazi demiştik. Terazi burcunun semboliklerinden birisi olan “uzlaşıyı” kullanmak, “köprü kurmak” yerine bir lider neden kutuplaştırmayı seçer? Üstelik son iktidarımız terörü bitirmek için kullanabildiği bu semboliği başka kalabalıklara da kullanabilirdi. 1980 darbesinin zeminini sağlayan da bu “uzlaşı” eksikliği değil miydi? Zayıf görünme korkusu…  Ne yazık ki bunda halk olarak bizim de suçumuz var. Uzlaşı arayanı “zayıf” görüyoruz zira liderlerimizi (Jüpiter) “Akrep-güç” olarak görme eğilimimiz var ve Akrep grilerin olmadığı bir ülkeye hizmet etmek zorunda. Teraziyi uzlaşı, Akrep burcunu da manevi güç ve derinlik olarak kullanmak varken…

Özetle: Ülkemizde, liderlerin etrafına kilitlenme, “baba” kültürü acilen terk edilmelidir. 7. evimiz “bize vekalet edenler, siyasi partiler” olarak çalışmalıdır demokratik ülkelerde olduğu gibi.

 

Seçim Tarihlerinde Partiler ve Seçim Haritası

Önümüzdeki yerel seçimlere gelirsek. Seçimler başladığı anda iktidar partisini temsil eden bölgede Kova Venüs’ü yer alıyor. Daha önceki iki seçimde iktidarı temsil eden yerde bulunan “büyük bereket” temsilcisi Jüpiter yok. Böylece seçimlerin deprem etkisi yaratacağını, şaşırtacağını, ama gene de “küçük bereket” Venüs nedeniyle şu andaki iktidarın bazı belediyeleri elinde tutacağını, bazılarını ise kaybedeceğini söyleyebiliriz. Çünkü Venüs’e de bir önceki analizimde yer verdiğim Satürn karesi var. Lider ve cemaat (muhtemelen çoğu kişinin beklediği gibi) iktidar partisinin oylarını hayli düşürecektir. Venüs aynı zamanda “ses” de demektir ve Kova burcu da “kitlelere açıklık” buradaki Satürn karesi de cemaat. Buradan AKP tabanından bir kısmının ses kayıtlarını inandırıcı bulduğu sonucunu çıkarabiliriz. Sonuç ne olursa olsun şaşırtıcı olacaktır bir şekilde. Hatta seçim haritasına baktığımızda kendi kendimize tartışmış, “acaba seçimler mi iptal edilecek” diye de sormuştuk… Bu olasılık ihtimal dahilinde evet çünkü seçim başladığı anda diğer göstergelere ek olarak balzamik Ay da var… Şu noktaya geleceğim: AKP oylarındaki düşüş şaşırtıcı değil bir çok kişi için değil mi? O halde nasıl şaşıracağız? Üstelik gerginlik Nisan ayı boyunca da devam ediyor, seçimler bitince ortalık durulmuyor. Oldukça stres yüklü bir ay diyebiliriz. Bu şaşırtıcı pozisyon o günlerde çok önemli olayları da, sivil itaatsizliğin artmasını da açığa çıkarabilir, böyle bir durumda seçimler için kötü olacaktır sonuç. Uzun zamandır “itidal” çağrısı yapılıyor. Buna ne olursa olsun uyulmalı. Zira seçimlerin iptal edilmesini isteyen şer odakları şimdi her zamankinden daha güçlü ve seçim demek “demokrasi” demek, milli irade demek unutulmamalı.

Manipülasyonun had safhada olacağı da unutulmamalı. Öyle girift, ilk bakışta içinden mümkün değil çıkılmayacak, ağ gibi konular var ki yazsam destan olur sanırım. Bir örnek vereyim en iyisi gerisini siz anlayın, muhtemelen siyaset bilginiz de zaten benden daha fazladır: 3 aday seçime girerler. A ve C’nin oyu eşittir %30 diyelim, B ise %40′tır. A partisinin adayı istenmeyen, nefret edilen adamdır ne B ne de C partisinden kayacak bir oy yoktur ona. Fakat C partisinden az da olsa A’ya kayacak bir oy potansiyeli vardır. B ve C birleşseler aslında A gider. Ama A ve partisi kurnazdır. Sırf kendisi gitsin diye C partisinin tabanının, 1-2 puan güçlü olan B partisinin adayına “ideoloji” yüzünden oy atmayacağını bilmektedir. Bu yüzden medyayı ayarlar. Sanki seçimlerde sadece kendisi ve B adayı varmış gibi “kutuplaştırma” silahını kullanır. Sanki C hiç yoktur. Halk da kutuplaşma oyununa (bkz. yukarısı) her daim geldiğinden A’cı ve B’ci olarak iki tarafa ayrılır. Beklendiği gibi B %40 alır. A zaten %30 alıyordu ama kutuplaştırma oyunu yüzünden bu sefer C’den gelecek bir yüzde de vardır. Çünkü C partisi ideolojik olarak B’ye oy vermez. Böylece A seçimi kazanma şansını arttırmış olur. Siyaset gerçeklerin değil girift oyunların konuştuğu bir arenadır. Gladyatörler (Koç)’in kılıçla değil, stratejiyle (Terazi) öldürüldüğü bir arena. Keşke bir elinde kılıç (Koç), diğer elinde Terazi tutan adalet tanrıçası bu eşitlikle ilgili ekinoks burçlarını kontrol etse. Fakat mitolojiye göre kendisi dünyayı ahlaksızlık arttığı için terketmiş…

Bu kadar girift olmayan, gayet açık olduğunu düşündüğüm manipülasyon ise arafta bekleyen MHP oyları nedeniyle halkı sokağa döküp provakasyonla Milliyetçi-Solcu çatışması yaratmak. Neyseki MHP tabanı eskiye nazaran (dedelerimden dinlediğim kadarıyla) hayli sağduyulu görünüyor. Bu zaten, devleti ele geçirmek veya başka stratejiler nedeniyle, milli iradeyi geçersiz kılmaya çalışan güçlerin klasik bir kutuplaştırma aracı hem de bin yıldır! Gene de hatırlatmak istedim. Tarafların (ki çok taraf var, keşke bir yada iki taraftan bahsedebilseydim, diyorum ya grift) uzlaşı yerine uzlaşmasız tavırları bunu apaçık ispatlıyor sanırım. Nefretten, uzlaşmasız tavırdan kimseye fayda gelmez, tarih göstermedi mi? Satürn Akrep burcunda gücün  nasıl kullanıldığını test ediyor. Satürn öyle bir gök cismi ki “ne ekersen onu biçersin”. Kine kinle, nefrete nefretle. Zamanla…

Mundane astroloji tekniklerinden birisi olan ve orjinalinde tarım için kullanılan “rekolte” hesaplamalarını, bazı konuları daha net ölçümleyebilmek için politikaya uyarladım. Bu tekniğin bu alana uyarlanmış halini Dünyada ilk defa bu analizde kullanıyorum. Çalışıp çalışmadığını, çalışıyorsa ne kadar çalıştığını veya revizyon gerektirip gerektirmediğini hep birlikte göreceğiz. AKP tabanın çoğumuzun sandığı gibi şeriat yanlısı olduğunu hiç sanmıyorum bu analiz sonuçlarına göre. Şeriat yanlısı olan kesim % 14,5 civarında görünüyor. Son bir kaç yılda sadece 1.5-2 puan artış var sanılanın aksine. Fakat güçlü ve gücünü de idealizmden almaktadır. Bu yüzden bu ülkeye “halk” eliyle şeriat hiç bir zaman gelmeyecektir. Fakat demokrasiyi (Cumhuriyeti kastetmiyorum, devleti ve milli iradeyi eline geçirmeyi kastediyorum, şekli ne olursa olsun) ortadan kaldırmak isteyen kesim sadece şeriat yanlıları değildir. Bunun farkında olmak çok önemlidir. Ne iktidar, ne lideri, ne de muhalefet; bu derin ve çok eski bu güce asla teslim olmamalıdır. Daha evvel bir yazımda yazdığım gibi Türkiye vatandaşları süreç konusunda çok dikkatli olmalıdırlar zira dikkatli olmazlarsa değişen sadece görünen yüz olur ve eski zamanın aktörleri hala yerinde durur.

AKP haritasında ASC yöneticisi (harita lordu) Venüs’ün 10. evde Yengeç burcunda olması açıkça gösteriyor ki AKP muhafazakar bir lider partisidir. Aynı Türkiye haritasında olduğu gibi Venüs Jüpiter’le kavuşmuştur. Jüpiter söylemler ve metro, karayolları vb. ulaşımla ilgili 3. evden ve belediyecilikle ilgili 6. evden gelmektedir. Yukarıda iktidarları anlatırken 6. ev kartını iyi oynayanların iktidar olabildiğini veya koltuklarını koruyabildiğini yazmıştım. Belediyecilikleri ile AKP 6. ev kartını görece iyi oynadı ve iktidarını korudu.

Uzun bir süredir bahsini ettiğim stresi hayli yüksek büyük öncü kare AKP’nin harita lordu olan Venüs’ünün üzerinde olacaktır. AKP liderinden kaybediyor. Liderin etrafında kilitlenelim kültürüne tekrar geldik.

Büyük önce kare CHP’nin harita lorduna uğramıyor, hatta tam tersine CHP’nin rakiplerini temsil eden Terazi Venüs’üne isabet ediyor. Dolayısiyle oy düşüşü yaşayacağını düşünmüyorum. Lakin 2010 yılında Kılıçdaroğlu ile ilgili şunu yazmıştım: “Sayın Baykal’ın ve Baykal’ın kemikleşmiş tabanının hatalarını tekrar etmez ise bu süreci yarasız atlatacağı ve güçlü çıkacağı aşikar.” Ne yazık ki yıl oldu 2014 CHP aynı tas aynı hamam. Şahane revizyon ve temizlenme şansını kullanamadı. “Sol görüş” kazanmak istiyorsa CHP’den ümidini artık kesmeli ve yeni bir parti etrafında birleşmelidir. CHP oylarını yükseltiyor ama bu yükseliş AKP’ye karşı tepki ve Kılıçdaroğlu’nun ve bir kaç iyi adamın daha etkisi yüzünden. Öte yandan profeksiyonda bu sene Terazi Venüs’ünü yaşayacakları için büyük düşmanlıklar ve entrikalarla karşı karşıya kalacaklar.

MHP’nin haritasını Devrim Yılmazer’den edindim ama ne yazık ki kuruluş saati yok. Saati olmadığı ve benim de onu düzeltecek 4-5 saatlik vaktim olmadığından harita lordunu tespit edemiyorum. Haliyle büyük kare harita lordlarından birisine çarpıyor mu bilemiyorum. Ne var ki MHP’nin büyük kare ayağında Mars-Jüpiter karesi var ve “aşırı güç” sembolizmine denk geliyor, yönünü tayin etmek güç saati olmadan. Yalnız mantıken AKP oy kaybediyorsa bu oylar MHP’ye geçiyor demektir. MHP bu seçimlerde “aşırı güç” kazanacaktır. Yengeç burcundaki Mars’ları zaten milliyetçi yapıyı anlatıyor.

BDP’nin de ne yazık ki MHP gibi saati bilinmiyor. Fakat büyük kare gök cisimlerine uğramıyor. (akslara düşüyorsa bilemiyoruz)

Eh, seçimlere dair tahminler de yavaş yavaş yayılacaktır..

Lütfen astrolojiyi “kader” okuması gibi algılamayın, siz astrolojiseverlerin böyle algılamadığını biliyorum ama kaderci (8. ev kalitesi) bazı kimselerin bu yönde algı yaratma çabası var, bu yüzden tekrar işaretlerin dilinde seçim şansımızın olduğunu, yaptığımızın “kehanet savurmak” değil, “tahmin” olduğunu hatırlatayım. Bizler özel insan veya kahin değil, analistiz.

 

Ethem Derman’ın ataklarına karşı cevap yazdığım zamanları bile özletti bana şu analiz:) Sevmeden, -haklı olarak- çok çok sorulduğu için, seçim sonuçlarına parti parti değinen bir analiz yazıldığını (henüz) görmediğim için (nette aradım yok) takip eden astrolojiseverlere sorumluluk gibi gördüm, umarım çok aşırı yanılmam bu aşırı Başaklık ruhu yüzünden:) Zira nativem rahat, akmak isteyen ve bu dünyaya boşvermiş Balık. Bu yüzden daha önceki analizlerim gibi “daha keskin” konuşamıyorum farkettiyseniz, bir de revize ederek adapte ettiğim şu rekolte tekniği var, test sürüşüne ilk defa bu analizle çıktığı için de ekstra tedirginim, çünkü sık sık tahminlerim için tebrik mesajları alıyorum, bu güveni haketmek, hayalkırıklığı yaratmamak önemli benim için.. Bu analizi yazarken Devrim Yılmazer’le de tartıştık pozisyonlar üzerine…

 

Siyaset yerine başka konular, “tercihen faydalı ve eğlenceli” konuşacağımız günlerin temennisiyle kalınız!

 

Devrim Dölen

1 Comment

  1. 3.7.1997 saat sabah 09.25 doğumluyum eğitimim hakkkında bilgi almak istiyorum geleceğimle ilgili teşekkürler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copy Protected by s Zodyak Astroloji Yayıncılık San.Tic.Ltd.Şti..