6 – 7 EYLÜL OLAYLARININ KOZMİK İKİZİ

 

6-7-eylul-olayları

 

Astroloji Türkiye öğrenci grubumuzda öğrencim Neslihan Sabuncular, genellikle yaptığı gibi bu sefer de 6 – 7 Eylül olaylarının başlama saatini bularak haritasını paylaştı ve analiz etti. Neslihan Sabuncular’ın 6-7 Eylül olayları ve saat için kaynak olarak gönderdiği video : https://www.youtube.com/watch?v=QW7xKZK7LOk

Haritaya baktığımda daha evvel incelemiş olduğum bir haritayı anımsadım (Fotografik hafıza sahibiyim. 3. evimde Aslan burcunda Ay – Satürn kavuşumum ve Yengeç ASC’m ile üçgen açılanmış 9. ev Balık Merkür’üm var). Anımsadığım harita bir terör saldırısı nedeniyle hayatını kaybetmiş bir uçak yolcusu olan Mike Pescatore’undu. Ve doğum saati tam olarak güvenilirdi (astrologlarca Rodden Rating skalası AA olarak bilinen klasmandan yani). Datanın bulunduğu adres: http://www.astro.com/astro-databank/Pescatore,_Mike

Mike Pescatore’un hayatını kaybettiği kaza Lockerbie Faciası olarak biliniyor. Onu da eğer istiyorsanız şuradan okuyabilirsiniz: https://tr.wikipedia.org/wiki/Lockerbie_Faciası

 

 

6 – 7 Eylül olaylarının astrolojik haritası:

6-7-eylül-olaylari-astroloji-haritasi

Mike Pescatore’un doğum haritası:

mike-pescatore-astroloji-haritasi

 

Göreceğiniz üzere astrolojik açıdan iki harita da neredeyse aynı.

ASC yöneticisi Jüpiter (yabancılar ve/veya uçak) 9. evde (yabancılar ve/veya uçak). Jüpiter haritada 4. evi (ölüm) de yönetiyor. Kolektif kötücül olayları (toplu ölümler, tecavüzler, terör saldırıları) sembolize eden Pluto ile kavuşumda. Jüpiter kurbanları ve komploları (12.ev) temsil eden Satürn’le kare. Satürn’ün dispozitörüne baktığımızda da onun 9. evde (yurtdışı, yabancılar ve/veya uçaklar) ve planlamakla ilgili Başak burcunda yanık (Bir lideri sembolize eden Güneş’in etkisi altında) durumda olduğunu görüyoruz.

 

Haritalar analize gerek duymuyor, çünkü olayların sembolikleri aynı. Sevenleri dışında çok insanın tanımadığı ve -doğum saati net olduğu için- bizim databanklarımızda olmasının dışında pek bilinmeyen Mike Pescatore’nin ölümünü ve faillerini, 6-7 Eylül olaylarıyla birlikte (Wikipedia’dan alıntılarla) anlatmak aydınlatıcı olacaktır:

 

6-7 Eylül olayları:  Menderes hükümetinin azınlıklara karşı baştaki liberal politikası, gittikçe zorlaşan ekonomik koşullarla değişir ve ilişkiler gerginleşir. Olaylardan 15 gün evvel, Demokrat Parti, muhalefeti kontrol amacıyla 7 Eylül 1955 günü İstanbul, Ankara ve İzmir’de sıkıyönetim ilan edilmesine karar vermiştir (1).

Lockerbie Faciası: Olaylardan 16 gün evvel Arap aksanlı bir adam ABD büyükelçiliğini arayarak bir Pan Am Frankfurt uçuşunda Ebu Nidal örgütünün terör saldırısında bulunacağı uyarısında bulundu ama ciddiye alınmadı (2).

 

6-7 Eylül olayları: ‘Atatürk’ün evine bomba atıldı’ yalanıyla kışkırtılanlar, 6-7 Eylül 1955’te İstanbul’da azınlıkların ev, işyeri ve ibadethanelerini yağmaladı. Türk basınına göre 11 kişi, bazı Yunan kaynaklarına göre 15 kişi öldürülmüştür. Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Dilek Güven’in Sabah gazetesine verdiği röportaja göre ölü sayısının az oluşu gruplara “ölü olmasın” emri verilmesi sebebiyledir. Güven’e göre resmi rakamlara göre altmış olan tecavüze uğrayan ve utanmalarından veya korkmalarından dolayı şikayette bulunamayan kadın sayısının 400’e yakın olduğu tahmin edilmektedir.

Lockerbie Faciası: Uçağa bavulla birlikte sokulan bir bomba, uçak Lockerbie kasabası üzerindeyken patladı. Bu olayda 270 kişi yaşamını yitirdi. Ölenlerin 259’’u yolcu ve mürettebat, 11 kişi de uçağın düştüğü bölgede yaşayan insanlardı. Uçağın enkazı 150km karelik bir bölgeye yayılmıştı. Lockerbie ve civarında yaşayan halk, uçağın enkazının yayıldığı bölgelerin tespiti için seferber oldu. Üç yılı aşkın süren çalışmalar neticesinde, uçağın bölgeye yayılan enkazının neredeyse tamamı bir hangarda toplandı.

 

 

6-7 Eylül olayları: İzmit ve Adapazarı’ndan gelen yağmacılar geri dönmek üzere Haydarpaşa İstasyonu’na geldiklerinde, üzerlerinde yağmaladıkları mallarla yakalandılar. Bunların büyük bir bölümünün başka şehirlerden getirildiği ortaya çıktı (örneğin Sivas’tan 145, Trabzon’dan 117, Kastamonu’dan 116, Erzincan’dan 111 kişi). Olayların başladığı saatlerde İstanbul’da olan başbakan Adnan Menderes saldırıların kontrol edilememesi üzerine Sapanca’dan çağrıldı ve sıkıyönetim ilan edildi. Olaylarla ilgili olarak önce 3.151 kişi tutuklandı. Sonradan bu sayı 5.104’e yükseldi. Başlangıçta soruşturmalar Kıbrıs Türktür Cemiyeti ve gençlik örgütleri etrafında yoğunlaşan ve o günlerde ilan edilen sıkıyönetim savcıları tarafından yapılan ilk soruşturma ve yargılamalar, daha sonra DP iktidarının bastırması sonucunda komünistler suçlanmıştır. 1960 darbesinden sonra, bu olaylar Yassıada yargılamalarının gündemine oturdu. 27 Mayıs darbesinden sonra cunta tarafından organize edilen Yassıada Yargılamalarında olayların DP hükümetinin başbakanı Adnan Menderes’in provokasyonu sonucu kontrolden çıktığı iddia edildi ve cunta mahkemesi Demokrat Parti yönetimini 6-7 Eylül olayları nedeniyle de cezalandırıldı. Gayrimüslimlerin büyük bir kısmı için, yaşananlar, Türk vatandaşı olarak kabul görmediklerinin kanıtı olmuş, hangi parti iktidarda olursa olsun, gelecekte de ayrımcılıklara maruz kalacakları düşüncesi azınlıkların yurtdışına göç kararını vermelerine yol açmıştır. 1955 yılını izleyen bu gelişme, aynı zamanda İstanbul’da dini anlamda çoğulculuğun da sona erdiğini simgelemektedir.

Lockerbie Faciası: Uçağa Libya uyruklu kişilerin bomba koyduğunun anlaşılmasından sonra Libya’ya ambargo uygulanmaya başladı. Libya her ne kadar bunu inkar etse de ambargolar kaldırılmadı. Libya’dan uçakta ölenlerin ailelerine tazminat ödenmesi istendi. Sonunda Libya lideri Kaddafi sorumluları İskoçya’ya iade etti. Yıllar süren dava süreci tamamlandığında, istihbarat subayı hüküm giydi; ancak daha sonra serbest bırakıldı. 270 kurbanın ailesi acı içindeydi. Kaddafi kurbanların ailelerine tazminat ödemeyi kabul etti ama emri verdiğini hiç bir zaman kabul etmedi. 2011’de Libya iç savaşı sırasında, eski bir hükûmet yetkilisi Kaddafi’nin açıklamasını yalanladı ve Libya liderinin bombalama emrini bizzat verdiğini ileri sürdü (3).

 

Güneş’in ve Aslan burcunun “lider” anlamına geldiğini, Jüpiter’in “yabancılar” anlamına geldiğini tekrar etmekte fayda görüyorum yazının sonunda…

 

Her iki olayda da muazzam bir komplo teorileri fazlalığı ve bilgi kirlenmesi görüyoruz.

 

Ateş her zaman bugünlerde de olduğu gibi düştüğü yeri yakıyor ve siyasette dönen komplolar hiç bir zaman bitmiyor.

 

Not: Bu yazıya benzer bir yazım: http://www.astroturkiye.com/astrolojinin-kaniti-kozmik-ikiz-aktris-ve-katil/

 

Devrim Dölen

7 Eylül 2015, İzmir

 

  1. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=163380
  2. http://www.policyfutures.com/PCAST/PCASTreport.pdf, S.8
  3. http://www.bbc.co.uk/news/uk-scotland-south-scotland-12552587

 

Devrim DÖLEN 3 Mart 1977 İstanbul doğumludur. Amerika’da ve Türkiye’de faliyet gösteren çeşitli astroloji ve istatistik gruplarıyla birlikte, profesyonelliğe adım atmadan 22 yılını astroloji araştırmalarına verdi. 1999 yılından itibaren bunların bazılarını hakemli dergilerde, bazılarını da internet aracılığıyla paylaştı.

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de ilk defa YÖK onaylı astroloji eğitmenliği yapmıştır.

1999 senesinde kurulan Gizemciler grubunun kurucuları arasındadır. 2001 yılında kurulan, astrolojiyle ciddi anlamda ilgilenen ve ücretsiz astroloji kursu veren Türkiye’deki ilk Türkçe topluluklardan Astroloji ve Astro-Gunluk gruplarının da moderatörlerinden birisi olan Dölen, 10 yılı aşkın süredir tanıdığı Devrim Yılmazer ve Hakan E. Kayıoğlu ile birlikte 2010 yılında astroturkiye.com sitesinin 3 kurucusundan biri oldu. 2011 yılında ise Devrim Yılmazer’le birlikte Zodyak Astroloji Yayınevini ve Astroloji Akademisi’ni kurmuştur. Halî hazırda çeşitli kitap ve araştırma projeleri bulunmaktadır.

Kedilerle birlikteliği, astrolojik tablolar, tasarımlar ve diorama yapmayı, ekoköyleri, dalmayı, aramayı, yanılmayı ve tekrar aramayı yaşam tarzı haline getirmiştir…

 

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.