ASTROLOJİ ASTROLOGLARA YETMİYOR MU?

 

gregory-house-beyin-kullanmak-eğlencelidir

 

Terazi burcunda Venüs – Mars kavuştuğundan beri, Merkür’ün de Güneş tarafından yakıldığı günde bir öğrencime yapılan planlı ve organize bir kumpası hayretler içerisinde izliyorum. Daha evvel de bir başka astrolog meslektaşımıza yapıldığını gördüğüm açık bir PR çalışması. Bugün de elimize kanıtları geçti.

Başkasına saldırarak onun üzerinden reklamını yapmak, mağduru saldırgan, hırsız vb. göstererek kitabını sattırmak vs. Gene benzer gökler altında yapılmıştı.

Halkın astroloji bilgisi burçların ötesine geçmeyen ve düşük iq’ya ve düşük beklentilere sahip kesimi bu insanları takip ediyorlar. Hatta böyle kitleler kolaylıkla yönlendirilebileceği için onlardan güç de bulunuyor.

(ben böyle takipçileri “kaybetmek için” sayfamda artık burç yorumu da yapmıyorum, hatta zaman zaman bu insanlara ağır gelecek şeyleri de paylaşıyorum, muhtemelen seziyorsunuzdur. 3. evimde Aslan burcunda Satürn var. Bu insanların sayfaya doluşması yüzünden çok zevkli bulduğum yükselen burçlara göre tahminlerimi artık yayınlayamıyorum çünkü astrolojiyi bundan ibaret sanıyorlar). 

“Takipçim fazla” algısı egoları şişiriyor, sürü kavramını tetikliyor, puan toplama kaygısı gelişen durumları analiz edebilme yetisini kaybettiriyor.

Astrologluğunu beğenmesem bile temel astroloji bilgisi olan ve halk içinde “astrolog” olarak bilinen yeniyetme tiplere saldırmam, hedef göstererek eleştirmem ve hatta yardım etmeye, aramı iyi tutmaya çalışırım.

Kişisel olarak soğuk ve mesafeli bir tip olmama rağmen astroloji disiplinine saygımdan yaparım bunu. Bazen arka planda “disiplinimiz zarar görür” endişesiyle onlara yapılacak eleştirileri engellemişliğim bile vardır. Bunun kanıtları grubumuzda hala duruyor. (Özellikle Tevfik Uyar‘ın her saçma argümanı alıp kullandığı dönemde bu konu tavan yapıp uzun uzun tartışıldı.)

Çünkü astrolojinin bilgelikle ilgili olduğunu düşünüyor ve en rezalet insana bile zamanla bilgelik kazandıracağını düşünüyorum. Tabi uzun dönemde.

Ama maşallah bizler böyle düşünürken bu kişilerin hiç böyle bir derdi yok. Sosyal medya hesaplarında, birisi bir hata yapsa da bir laf etsek, birisi bir şey söylese de konuşabilsek, kendimizi göstersek diye adeta bekleyenler var.

 

Kısa vadede ise olan gerçekten yetkin, sadece işini hakkıyla yapmaya çalışanlara oluyor görülen o ki:

Tahminleri aşırılıyor,

kendisinden edinilen bilgiler “ben zaten biliyordum ki” edasıyla başkalarına sunuluyor,

komik bir şekilde asıl “eleştirmesi gereken” insan “eleştiriliyor”,

üstelik bu eleştiriler bazen “tartışılamaz” teknik bilgiler üstüne bile olabiliyor,

vb.

Bunları ayırt etmesi ise çok kolay. Hemen hemen hepsi “kişisel gelişim” maskesine sahipler. Karma, bilgelik, ruhçuluk, yoga, spor, melekler şu bu, ağızlarından “kişisel gelişim” ve bilgelik kelimeleri düşmüyor.

 

Bir astrolog olarak diyorum ki “temel seviye bilgisi” olarak.

3. ev (konuşma, kelimeler) 9. evin (kişisel gelişim) karşısındadır.

Kendin hakkında bir şeyi “ne kadar çok” söylüyor veya daha çok gördüğüm: “ima ediyorsan” o değilsin.

İnsanlar bunun bilinçaltından da farkındadırlar, bu yüzden zaten antikahramanlar çok sevilirler.

 

Bakıyorsun:

Ritüeller havada uçuşuyor (kadimlerin önerdiği ritüel zamanlarıyla hiç alakaları yok bu arada),

Esmalar çekiliyor, öneriliyor (inanç sahibi birisi şunlara Araf (180) ve diğer ayetleri göndersin),

Gizem yaratma amaçlı anlaşılmaz laflar,

Geleceğe yönelik tahmin yok: Sadece öneriler havada uçuşuyor,

Yok dönüşüm, yok bilgelik,

İyice suyu çıktı.

(Ortalıkta “dönüşüm” diye köpükler saçmadan dolaşan astrolog dostlarımı tenzih ederim. Onlar reklamasyon malzemesi olarak kullanmıyorlar bilgeliklerini.)

Türkiye’deki “astrolog” imajına bakıyoruz: Dört – beş kişi dışında hep laçka, konuşmayı, yazmayı, tahmin yapmayı, insan olmayı beceremeyen tipler…

Sosyal medya hesaplarına bakıyorum: “kan aranıyor, barınaklara yardım” bla bla. Ortada fiziki bir yardım var mı? Yok! Olsa da bunun reklamını yapmak bildiğin rezil bir şey zaten.

 

Her şey bir görüntüden, bir illüzyondan ibaret.

 

Satürn aşkına birisi söylesin: Astroloji bir astroloğa yetmez mi?

Bakın çok büyük bir iddia içindeler. Bu iddianın büyüklüğünü “henüz kavrayamadılar” sanırım:

Adlarının önüne “astrolog” ibaresini koydukları anda şunu iddia etmiş oluyorlar:

“ben, bir olay yada kişide geçmişi, anı ve geleceği yüksek bir oranla tahmin edebilen kişiyim.”

Astrolog olmayan kimse, ekonomist ve borsacılar da dahil; böyle bir yeteneğe sahip değil.

 

Şimdi bu iddia sahibinin:

Astrolojinin kazandırabileceğinden daha aşağı bir kişisel gelişim disiplinine ihtiyacı var mı? Astroloji zaten en büyük bilgelik kapısıdır. Bu yüzden ezoterik öğretilerde “Ezoterinin Kraliçesi” ünvanıyla anılır.

Amaç para kazanmaksa sadece buyrunuz borsaya. Size borsada işlem gören tüm hisse senedi dataları benden hediye,

Amaç şöhret olmaksa buyrunuz bir şarkı filan besteleyin ajdar gibi veya bir ünlüye filan saldırın, twitter’dan saçma şeyler paylaşıp fenomen olun; astroloji disiplininin içinde işiniz ne?

 

İddiam şudur ki: Gerçekten astrolojiyi “iyi bilen” birisinin yan olaylara ve rezalete ihtiyacı yoktur, astrologları eleştirmeye, onları karalamayı hiç düşünmez bile. Varsa da astrolojinin ancak temel bilgisine sahiptir, ileriyi göremez tahminleri yüksek oranlarda tutmaz.

 

Şu cümleyi herkes bilir, bilgeliğin ilk aşaması: “Kendini tanı,…”

Niyeyse virgülden sonrası atlanır, virgülden sonrası da şudur: “AŞIRIYA KAÇMA”

 

Şimdi bunlar zeka seviyesi düşük cahil bir kitle kendilerini takip ediyor diye kendilerini “astrolog” sanıyorlar. Bakın bu kolektif bilinçaltı. O zeka seviyesi düşük cahil kitle bile farkında her şeyin. Vakit geçiriyor ve eğleniyorlar, onlar için bile soytarı olmaktan öteye gitmiyor aslında bunlar.

Tüm bunları niye yazdım? Birincisi haksızlıklara artık göz yumamıyorum.

İkincisi ve daha da önemlisi: Astrolog olmak isteyen düzgün insanları bu rezalet görüntü nedeniyle kaybediyoruz. “Bak bize XXXX televizyonundan teklif geldi, bizi biliyorsun, sen değerlendirir misin?” diye sorduğumda “medyaya çıkmam ben hocam!” diyen bir ton öğrencim oluştu. Sahtekarlarla bir tutulacak olma kaygısı bugün dünden daha büyük.

 

Diğer düzgün astrologlar benim kadar açık seçik yazamayacak kadar terbiyeli ve bilgeler. Fakat birebir konuşmalarımızda onların da durumdan ne kadar rahatsız olduklarını biliyorum. En büyük şikayet konusu astroloji karşıtları değil içimizdeki rezaletler.

Benim bilgelik anlayışım ise aşağıdakinden öteye gitmediğinden gayet rahatım:

 

karikatür-kıç-ısırmak-köpek

 

 

Devrim Dölen

20 Kasım 2015, İzmir

 

Devrim DÖLEN 3 Mart 1977 İstanbul doğumludur. Amerika’da ve Türkiye’de faliyet gösteren çeşitli astroloji ve istatistik gruplarıyla birlikte, profesyonelliğe adım atmadan 22 yılını astroloji araştırmalarına verdi. 1999 yılından itibaren bunların bazılarını hakemli dergilerde, bazılarını da internet aracılığıyla paylaştı.

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de ilk defa YÖK onaylı astroloji eğitmenliği yapmıştır.

1999 senesinde kurulan Gizemciler grubunun kurucuları arasındadır. 2001 yılında kurulan, astrolojiyle ciddi anlamda ilgilenen ve ücretsiz astroloji kursu veren Türkiye’deki ilk Türkçe topluluklardan Astroloji ve Astro-Gunluk gruplarının da moderatörlerinden birisi olan Dölen, 10 yılı aşkın süredir tanıdığı Devrim Yılmazer ve Hakan E. Kayıoğlu ile birlikte 2010 yılında astroturkiye.com sitesinin 3 kurucusundan biri oldu. 2011 yılında ise Devrim Yılmazer’le birlikte Zodyak Astroloji Yayınevini ve Astroloji Akademisi’ni kurmuştur. Halî hazırda çeşitli kitap ve araştırma projeleri bulunmaktadır.

Kedilerle birlikteliği, astrolojik tablolar, tasarımlar ve diorama yapmayı, ekoköyleri, dalmayı, aramayı, yanılmayı ve tekrar aramayı yaşam tarzı haline getirmiştir…

 

5 Yorumlar

  1. seyfettin

    Devrim dölen hocam saygıyla ellerinizden öperim..Her kelimesi diğerinden incelik ve bilgilerle yazınız icin.

  2. semire Öztürk

    Devrimcim ben 09 10 1971 doğmuşum cuma günü ama saatini bilmiyorum benim burc umu ve doğum haritama bakarsımisnız rica etsem teşekkür

  3. iyiki varsınız hocam

  4. Merhaba Devrim Hanım,
    Yazınız gerçekten çok güzel ve eleştiriler eminim ilgili yerlere ulaşmıştır. Astroloji ile sadece sizleri takip ederek edindiğim bilgiye sahibim yani sadece izliyorum. Benim eleştirim ise; Astroloğum diyenlerin kehaneti becerebiliyor olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer bir kehanette bulundu ve tutturamadı ise, eleştiriye açık olmalıdır ve tutturamadığı kehanetinden dolayı kendisini takip eden insanlardan özür dilemelidir. Tutturamadığı kehaneti kendisine hatırlatan takipçilerini engellemeleri bana göre etik değildir. Beyaz kuğunun tüyü demekle olmuyor.Neden tutturamadığını da takipçilerinin anlayacağı dilden anlatmalıdır. Bu eleştirilerim 1 Kasım gibi Türkiye’nin geleceğini etkileyecek bir seçim sonucunu bilemeyen Ceyhan Oğuzhan ve öğrencileri, ve ayrıca Dinçer Güner içindir. Tweeterda beni engellemek sorunlarını çözdüyse ne ala.Bana ve takipçilerine neden bilemediklerini açıklamadıkları için “….” gözüyle bakıyor ve aslında (Astolojik bilgi olarak) acınacak durumda olduklarını düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.