ASTROLOJİ İLE FUTBOL MAÇLARI TAHMİNİ

Spread the love

Astroloji-Ile-Futbol-Maclari-Tahminleri

 

Astroloji yaşamın tüm detaylarının içine sızdığına göre meraklıları hemen her alanı araştıracaklar, yeni tadlar ve deneyimler yaşamak isteyeceklerdir. Bir astrolog ve tabiki futbolsever olarak ilk maç tahminimi halka açık olarak internet üzerinden astrobil Yahoo grubunda 6 Kasım 2002 tarihinde yaptım. Fakat bu grup ne yazık ki sonradan kapandığından bu yazıda bu örneği göremeyeceksiniz.

Ortağım Devrim Dölen bu yazıya kendisine ait aşağıdaki cümleyi eklemezsem benimle açık bir şekilde sorun yaşayacağını belirttiği için, ben de yazmak zorundayım :) : “Bu yazıdaki örneklerden görebileceğiniz gibi astroloji dünya üzerinde elimizdeki en iyi tahmin aracıdır. Ve astrolojiye dair kanıt arayan şüphecilere; geleceğe yönelik yapılmış tahminleri ve sonuçlarını göstermek kadar sağlam bir argüman yoktur. Astrolojiye şüpheyle yaklaşan bireyler, eğer bu yetkin astrologların tümünde görülen yüksek tahmin başarılarını, astrolojik teknikler yerine “sezgi”ye dayandırıyorlarsa, o halde parapsikoloji vb.. şeyleri kabul ettiklerinin farkında olmalılar.. Yok eğer bu başarı “şanslı tahmin”e dayanıyorsa o halde “şans” gibi daha soyut bir konuyu kabul ediyor ve “olasılık ve istatistik” gibi sistemleri red ediyorlar demektir :)”

Herneyse yayınladığım tarih sıralamasına göre örneklere geçiyorum. Dediğim gibi ilk örneğim burada yok. Elinde bu örneği arşivlemiş olan bir astrolojisever varsa ve gönderirse çok sevinirim.

 

1. ÖRNEK: 21 Eylül 2003 Galatasaray – Fenerbahçe

Galatasaray Cephesi:

GS´nin Satürn´le yönetiliyor olması, GS´nin şu anki durumuna uygun aslen. Takım her yönüyle sıkıntıda; darlıklar, şanssızlıklar birbirini kovalıyor. Öte yandan son zamanlarda herkes GS´den bir çıkış bekliyor ancak her çıkış denemesini hayalkırıkları izliyor (Neptün 1´de).

Satürn:

Takımın bu maç için genel karakterine bakıldığında ilk dikkati çeken, GS yöneticisi Satürn ile Chiron arasındaki karşıt görünüm. Chiron, GS´nin en derin noktasında; Galatasaray´ın Fenerbahçe´ye karşı yarasının dinmediği ve tamamen iç dünyada saklı tutulduğu ortada. Chiron, eğer yara anlamı vermezse „eksiklik“ anlamı verir ve bu durumda da Chiron, muhtemelen GS´nin FB´ye karşı 6- 0´lık yenilgisine işaret ediyor. Bu yaranın da GS´nin gündeminde olduğu ve GS´de bir dert öznesi olduğu belli (Satürn 6´da).

Mars:

Takımın teknik direktörü, MC´deki Akrep´le temsil ediliyor ve yöneticisi Mars ta Balık´ta geri harekette. Mars´ın Balık pozisyonu, eskiler tarafından neden hiçbir asalete konu edilmemiş anlamış değilim ancak Mars, Balık´ta ne olursa olsun rahat değildir. Takımı ileri sürmekten daha çok geri pozisyonlarda oynatan bir Terim var sonuçta.

Mars Uranüs´le kavuşum ve Jüpiter´le de karşıt görünümde. Terim´in nicedir yaptığı ilginç oyuncu değişikliklerini, Mars – Uranüs gösteriyor olabilir ve daha da kötüsü, aynı filmi bu maçta da izleyebiliriz. 10. ev, aynı zamanda da takımın amaçları anlamına geliyor ve bu durumda da, Mars – Jüpiter görünümü, amaç noktasında zorluklara ama aynı zamanda da jüpitervari pozisyon bolluklarına işaret edebilir. Bu noktada belli bir hırs faktörünün olduğu da belli; Jüpi 8´de. Ancak pozisyon bolluğu yine de fazla olmayabilir çünkü Jüpiter Başak´ta düşmüş. Ek olarak Mars ve Uranüs, ölüm noktasıyla kavuşum halinde. Öldürülen pozisyonlar olabilir örneğin.

Merkür:

Merkür kendi burcunda iyi ve 8. evde; Satürn ev konumu olarak düşme pozisyonunda (6. ev) ve Yengeç´te (yine düşük). Bu durumda oldukça rahatsız bir Satürn yani GS var sahada. Öte yandan Merkür, GS´nin oyununu temsil ediyor ve bu oyunda, geri planda da olsa GS´nin hırsı belli oluyor (Merkür 8´de). Normalde Merkür ile Satürn arasındaki sekstil görünümü iyiye işaret en azından iyi bir GS oyunu var ancak bu oyun, gole işaret edebilir mi bilinmez.

Merkür´ün asıl sorunu, sabit yıldız Zosma´yla birleşimi. Zosma, Venüs ve Satürn başta olmak üzere Chiron, Uranüs, Pluto ve Ceres karakterinde bir yıldız ve negatif anlamda cesaret kırılması, sevilen insanların kaybı, ümitsizlik, acı veren krizler, hep aynı hataları yapmak ve ahlaka uygun olmayan davranışlar anlamlarına geliyor. Pozitif anlamda ise, güvenilirlik, sadakat ve karşılıksız sevgi gibi :) anlamları var.

Buradan çekilebilecek anlamlar, „hep aynı hataları yapmak“ ile „ahlaka uygun olmayan davranışlar“. Merkür, vücut ve sözel dilleri sembolize ettiğinden, bu organlarla yapılacak ahlaka uygun olmayan davranışlar, GS´de söz konusu olabilir. Hatta bunlar, kart gösterilmesine de neden olabilir. Hep aynı hataları yapmak ise, GS´de zaten uzun zamandır görülen bir özellik ve bu maçta da olacak.

Satürn ile Chiron arasındaki oldukça zor karşıt görünümü, Merkür kendi bünyesinde rahatlatıyor. Bu durumda, GS´nin oyunu, takımın yarasına ve GS´nin Satürnyen yapısına ilaç olabilir.

Merkür – Pluto karesi, GS´nin oyunundaki hırs faktörünü daha da körüklüyor ancak Pluto´nun 11. evde olması, gelecek için çok ta umut veren bir görünüm değil. Öte yandan Pluto,  aynı zamanda da Fenerbahçe´nin oyununu gösteren alanda ve FB, oyunu icabı hırslı, sakatlamaya yönelik ve provakatör. FB´nin oyunundaki bu görünüm de, GS´nin oyununu bozabilir.

Merkür ile Neptün arasındaki quincunx iyiye işaret değil. GS´nin oyunu temelde iyi olmasına rağmen, sonuç, hayalkırıklığı yaratabilir. Gerçi quincunxlarda gol de atılabiliyor, bu da ayrı bir durum.

Venüs:

Venüs, maçta GS taraftarını simgeliyor. Seyirci yüksek kalitede (Venüs, kendi burcu Terazi´de) taraftar hırslı, yaralı (Venüs kare Chiron), hayal ve beklentileri yüksek (Venüs üçgen Neptün), ancak yine de Galatasaray´a güveni tam değil (Venüs kare Satürn). Bu denilenlerin tümü, aynı zamanda GS´nin iç dünyası, özeli için de geçerlidir.

Venüs ile arap noktalarından „baba“ , birbirlerine karşıt görünümle duruyorlar. Baba, burada Terim´i simgeleyebilir. Bu durumda Terim ile taraftar arasında uyumsuzluk görünüyor.

K.A.D 4. evde, taraftar evinde. Taraftar, normalde çıkış yolunu gösterebilir ve aslen, GS üzerinde de olumlu etki yaratıyor (K.A.D ücgen ASC). Ancak Terim, taraftar beklentilerini karşılamaktan uzak olabilir (K.A.D karşıt MC).   K.A.D – ASC ve Güneş arasındaki büyük üçgen de, muhtemelen yine beklentilerle ilgili. Güneş´in tam olarak neye karşılık geldiğini anlayamadım esasında…

Fenerbahçe Cephesi:

Ay:

FB´yi maçta Ay sembolize ediyor. Ay, kendi burcu Yengeç´te güçlü, korunaklı ve güvenli oynuyor. Ay ile Güneş arasındaki her açı – Güneş belirteç olsun ya da olmasın – önemlidir. Buradan hareketle, FB için bir uyumdan söz edilebilir. Ay ile Uranüs arasındaki quincunx ise, 2 anlama gelebilir: birincisi, FB´nin kendisi hayalkırıklığına uğrayabilir üstelik tam da amaca yaklaşmışken; ikincisi de, FB GS´yi hayalkırıklığına uğratabilir. Ay´ın başka önemli bir açısı bulunmuyor.

Pluto:

FB´nin oyununu Pluto gösteriyor ve oyunun karakterine de daha once değinilmişti. Bunların dışında Pluto, FB için şanssızlık anlamına da gelebilir çünkü genel anlamda olumlu açıları bulunmuyor; Pluto ile FB´nin teknik direktörünü Daum´u sembolize eden MC noktası (haritanın 4. evi)  arasında quincunx bulunuyor ve bu da, yanılgılara işaret edebilir.

Jüpiter:

Pluto´nun işaret ettikleri, FB´nin oyunun görünen kısmıydı. Ne var ki, 5. evin birincil yöneticisi Jüpiter ve bu gezegen de Mars ile karşıt açıda bulunuyor. Jüpi, genel anlamda bolluk ve genişlik verdiğinden, FB lehine avantaj yaratabilir. Mars´ın FB´nin 9. evinden geliyor olması, Jüpiter´in işini daha da kolaylaştırabilir çünkü bu karşıt görünüm, bir Jüpiter evinden geliyor; dolayısıyla Mars, temelde Jüpiter´le uyumlu ve buradan da hareketle, kendi evinden geldiği bir Jüpiter´e ne kadar zarar verebilir tartışmalı. Mars´la da arap noktası “ölüm” birleştiği için, birincisi, bu görünüm Terim´in konumunu iyice tartışmalı hale sokabilir ya da ikincisi, FB GS´yi maçta yenebilir, “ öldürebilir” , üçüncüsü ise gol, “ölü top” tan gelebilir :)

Venüs:

Venüs, FB´nin amacını ve teknik direktörünü sembolize ediyor ve önemli olabilecek açıları Chiron üçgeni ile Satürn karesi. Chiron üçgeni, “yaraya merhem” konusunu yani belki de en azından 1 puanı gösteriyor olabilir. Venüs – Satürn karesi de, Venüs´ün çabalama sonucu oldukça kötü durumda olan Satürn´ü yani GS´yi alt etmesi anlamına gelebilir.

Sonuç ve önemli dakikalar

PS: Orblar, yaklaşım için 2 derece , uzaklaşım için de 1 derece alınmıştır.

1) Merkür kavuşum 8. ev           15. dakika (tepe noktasi)

2) K.A.D kavuşum 4. ev            23 (t.n.)

3) Ay kavuşum 7. ev                  26 (t.n.)

4) ASC´lerin değişimi               27

5) Pluto kavuşum 11. ev            38 (t.n.)

15 DAKlKALIK ARADA

6) Satürn kavuşum 6. ev             9 (t.n.)

7) Chiron kavuşum 12. ev          10 (t.n.)

8) Güneş kavuşum 8. ev             14 (t.n.)

9) Neptün kavuşum ASC            15 (t.n.)

10) MC´lerin değişimi               10

2. YARI

11) Ay Aslan´da                         48

12) 2. evlerin değişimi               49

13) Venüs kavuşum 8. ev            69

14) 5. evlerin değişimi               79

15) Uranüs kavuşum ASC           97(?)

1) Bu dakikalar arasında GS umut verici oynuyor. Özellikle 15. dakikada GS gol atabilir. Ancak Merkür´ün endişe verici yanı, Zosma´yla kavuşumu, GS aleyhine de işleyebilir. Örneğin kırmızı ya da sarı kart gibi. Merkür – Neptün quincunxu ve Pluto karesi de, hayalkırıklığı ya da aşırı  baskı anlamlarına gelebilir. Gol ihtimali çok yüksek değil, ancak var.

2) Daum, bu dakikalar arasında FB´yi daha da güvenli bir ortama oturtma çabasında. Takımı sağlamlaştırıyor ya da savunma oynatıyor. Terim ise, hırsla eski alışkanlıklarından ödün vermiyor. Belki de oyuncu değişikliği ya da bildik hatalar.

3) FB´nin daha da kapandığı zaman aralığı. Ancak bir pozisyon bulabilir. Ay´ın Güneş´le sekstili şanslı bir durum yaratıyor ancak Ay´ın Neptün´le quincunxu ne anlama geliyor ? 1. FB, GS´yi hayalkırıklığına uğratır (çünkü Neptün GS´nin 1. evinde) ve 2. FB, kendi yanılır, örneğin direkten dönen top gibi.

4) Takımların çehrelerinin değiştiği zaman aralığı. FB, kendine daha çok güvenen bir futbol ortaya koyarken, GS de daha modernize olmuş bir görünüm veriyor.

5) GS´nin ya da FB´nin birşeyler yapmaya çalıştığı zaman aralığı. GS futbolu ile FB futbolu çatışma halinde. Belki de kart anı.

8 ve 9) 2. yarının hemen başında FB gol atabilir. Hemen arkasından da GS gol kaçırabilir.

10) Terim´den ilginç estantaneler. Oyuncu değişikliği?

11) 2. yarının başında FB´nin golü gelebilir. Ancak sonra Ay Aslan´a ve 12. eve girecek ve böylece FB kayıplara karışacak J

12) 2. evler GS´de Koç´a ve FB´de de Terazi´ye geçiyor. GS daha atak ve saldırgan, FB de daha çok durumu dengelemeye yönelik.

13) Bu zaman aralığında da gol(ler) olabilir çünkü GS´nin oyunu Ay´la ve FB´nin de oyunu Jüpiter´le yönetilecek artık. Gerçi ne Ay ve ne de Jüpiter, herhangi bir şekilde tetiklenmiyorlar. Gole yönelik herhangi bir durum yok gibi görünüyor.

Bir haritaya bakıp ta sonuca ulaşmak, görüldüğü gibi çok ta kolay değil. Onun için aşağıda da soru haritasını ekledim. Haritanın sorusu «  Kim kazanır ? » Kazanma için 10. evleri aldım, yan olarak ta 5 ve 11. evler de alınabilir diye düşünüyorum. 10, 11 ve 5. evlere göre beraberlik görünüyor çünkü her iki takımın da kazanacak açıları yok. Galibiyet için ingilizce winning kelimesini aldım ve The Rulership Book´ta karşılığına baktım ve Jüpiter´i buldum. Jüpi, GS´nin 11. evini yönetiyor ancak açıları iyi değil. FB için de çok farklı birşey bulamadım.

Bu maç berabere biter :)

Selamlar, Devrim Yılmazer

Yayınlandığı tarih: 20 Eylül 2003, 21:58
Yayınlandığı yer: Astro-Gunluk Yahoogrubu, 543. mesaj

Maç Sonucu:

Maç berabere bitti.

 

1. yarinin özelligi:

GS: tam baski, orta sahada hakimiyet, gol yollarinda etkisiz, futbol cok kötü degil…

FB: Geride sakli, savunmada dikkatli olunmaya calisiliyor, kontraatak deniyor…

Arif gol pozisyonu, dak. 5 (GS)

Bülent´e faul, Hoydonk sari kart, FB aleyhine, dak. 10,5

21.dakikaya kadar GS tam baski

27,5 GS, Batista tehlikeli sut

28.dak. FB tehlikeli sut

30. dak. Balic sari kart, FB lehine

35, 40, 44. dakikalar, cok önemli degiller ancak ciliz FB pozisyonlari

44. DAKIKA: Mondragon hatasindan (tekrarlanan, hep ayni hatalar,
yanlis cikma pozisyonu) FB golü

45. DAKIKA: GS golü, Arif

46,5 dakika: Ilk yari bitis

2. yari baslangic: 17h17m28s

2. yarinin özelligi: FB denge kuruyor, GS daha düsük, her iki takim icin de esit pozisyonlar ancak FB daha bitirici.

48,5. DAKIKA: Hoydonk, FB golü

49,5. DAKIKA: Hakan Sükür, GS golü (sans faktörü önemli, gol jüpitervari)

61.dak., GS´den Balic cikti, Hakan Ünsal girdi

62. dak., GS Sabri sut, cok önemsiz degil, ancak haritada gözükmesi de sart degil.

62 – 71. dakikalar: FB baskisi

65. dak., FB Ümit sut (Sabri´nin sutuyla ayni astrolojik degerde)

71. dak., GS´den Volkan cikti, Cihan girdi

76. dak., FB´den Aurello sari kart

80. dak., GS´den Batista sut , oldukca önemli, diregi siyirdi

81. dak., GS´den De Bour cikti, Suat Usta girdi

83. dak., FB´den Serhat cikti, Semih girdi

85,5. dak., FB´den Hoydonk, %100´lük gol pozisyonunu harcadi

87. dak., GS´den Prates, %70-80´lik gol pozisyonunu harcadi

88,5. dak., inanilmaz! GS´nin lehine penalti verilmedi!!!

89,5. dak., FB´den Kemal sari kart

90,5. dak., penaltiya itiraz eden ve zaten yedek kulübesinde oturan GS´li Hasan Sas, kirmizi kart gördü!!!

92. dak., bitis düdügü

 

2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. VE 11. ÖRNEKLER: (17 Kasım 2007 Maçları)
Selamlar,

Bugün birkac denemede bulunmak istiyorum.

Önceki mektupta anlatilan detaylar daha mükemmellige erismedi, o yüzden bu yazilacaklar genel itibariyle aslinda sadece taslak olarak düsünülmeli.

Futbol maclarinda, digerlerine göre dezavantaj beraberliklerin de olmasi. Halbuki buz hokeyinde veya teniste sadece 2 ihtimal var. Bu yüzden öngürüleri cift ihtimal seklinde yazacagim, dolayisiyla cifte sans verdigim takim maci alsa da berabere de kalsa öngörü tutmus sayilir. 1 ev sahibi takim, X beraberlik, 2 konuk takim.

Bu öngörüler sadece Devrim Dölen´in 2´lik sisteminde denenecek, cünkü digeri cok ayrinti gerektiren bir is, asiri uzun zaman aliyor. Hem zaten bu tutarsa digerine de cok gerek kalmayabilir.

Unutmadan, herhangi bir olayda kullanilacak herhangi bir öngörüye dair her zaman gecerli olan sey, öngörüsü yapilacak mevzu hakkinda bilgi sahibi olmaktir. Örnegin bugüne mahsus olarak bildiklerim: Türkiye maci almak zorunda, beraberlik yetmiyor. Iskocya maci almak zorunda, yoksa sansi kalmiyor. Ancak diger ayrintilari bilmiyorum ve bunlarin bilinmesi aslinda cok önemli. Örnegin her takim sahaya kazanmak icin cikmaz. Böyle bir durumda, ASC´deki bir Jüpiter neyi gösterir? Kazanma sansini mi yoksa kaybetmemeyi mi? Bu detaylarin bilinmesi sonuca daha cok yaklastirir.

Bir diger husus ta, sansi yüksek olan takimin mutlaka maci almak zorunda olmamasi. Örnegin, bir takimin Jüpiter-Ay altmisligi ve digerinin de Satürn-Merkür altmisligi varsa, ilk takim firsatlarini cömertce harcarken sansi az olan takim, yakaladiklarini degerlendirebilir. Bunun hangisinin olacagini bilemiyoruz ve 2´lik sistemde diger evleri de hesaba katmiyoruz. Bu yüzden alttaki öngörüler malesef sadece deneme maksatli olusturuldu.

Ve umarim baslama saatlerinde de bir hata yapmamisimdir.

Yöntem olarak sadece sunlari deniyorum bugün:

1. Ev sahibi (ASC),
2. Acilari,
3. Mut,
4. Asaletleri

5. ASC´de gezegen,
6. Acilari,
7. Mut,
8. Asaletleri

Diger takim icin de DSC´den itibaren ayni sira izleniyor.

Maclarin bazilarinin öngörüleri – maclarin baslama saatlerinde bir degisiklik olmadigi sürece – alttaki gibi olustu :

Andorra – Estonya: 2

Polonya – Belcika: X2

Galler – Irlanda: 2

Letonya – Liechtenstein: 1

Bulgaristan – Romanya: 1X

Iskocya – Italya: X2

Moldavya – Macaristan: 1X

Litvanya – Ukrayna: 1X

Norvec – Türkiye: 1X

Israil – Rusya: 1X

Slm,

Devrim Yılmazer

Yayınlandığı tarih: 17 Kasım 2007, 22:10

Yayınlandığı yer: Astroloji Yahoogrubu, 14982. mesaj

 

Maç Sonuçları:

Andorra – Estonya: 2

Polonya – Belcika: X2

Galler – Irlanda: 2

Letonya – Liechtenstein: 1

Bulgaristan – Romanya: 1X

Iskocya – Italya: X2

Moldavya – Macaristan: 1X

Litvanya – Ukrayna: 1X

Norvec – Türkiye: 1X

Israil – Rusya: 1X

 

Maçların ardından gelen değerlendirmem:

Türkiye, Polonya ve Irlanda maclarini kaybettim, yani tutturamadim. Ilginc olan, Polonya´yi buraya neden “alamaz” olarak yazdigim. Halbuki bugünkü notlarimda Polonya daha cok öne cikiyor. Burada bir hata yaptim.

Türkiye macini aciklayamiyorum, onu bilemedim. Diger kaybettigim Irlanda maci da 90. dakikada gol yedi. Kazanir demistim, berabere bitti.

Senin sistem (Devrim Dölen’e cevaben) aslinda isliyor, onu acikca söyleyim. Ancak bir husus var ve bu da beni kötümserlige itiyor: Bircok mac haritasinda gökler ayniydi; bir takim Satürn-Merkür, digeri Ay-Jüpiter etkisi altindaydi ve bircok mac böyledi. Simdi, bazi haritalar ayni olmasina ragmen, her takim ayni sonucu almadi. Örnegin Türkiye haritasiyla benzer olan baska bir takim macini kaybetti, ancak Türkiye kazandi.

Istebu yüzden diyorum ki, bu maclarin tahmini sadece haritadan olmuyor. Takimi tanimak gerek, oyunculari tanimak gerek, baska ayrintilari da bilmek gerek. Satürn´lü olan takimlardan bazilari, bu gezegenin verdigi sanslari – kisitli da olsa – iyi degerlendirdiler, bir kismi da hic degerlendiremedi. O yüzden sirf bu haritalara bakarak maclarin bilinme olasiliklari gayet zayif. Bence.

Bak simdi baska seyler de var. Irlanda´dan benim Siron hattim geciyor, aslinda bu bana pek yaramaz. Ve Irlanda macini kaybettim.

Eski demirkapi ülkelerinde sansim coktur (Polonya haric). Onlarda yanilmadim.

Yani cok ve türlü mevzulari da ise katmak gerek. Kendi haritanda transitleri de.

Onun icin diyorum ki son olarak, bence astrologun kendi sansi yoksa, sadece bahisciye danismanlik yapmalidir. Bahiscinin kendisi, bahis astrologunun verdigi tahminlerden kendisi secim yapmalidir.

Bahisci baska yollari da kullanmalidir. Örnegin degisik oyun türleri var, 10´dan 7 gibi. Yani 10 tahminin hepsini degil, ancak 7´sini tutturmak zorundasin. Bu gayet makul.

Devrim Yılmazer

12. ÖRNEK: 18 Kasım 2007 Uruguay – Şili
Ayni yöntemle (bkz yukarıdaki örnekler) aksamki 2 maci deneyelim:

Peru-Brezilya:
Oranlar:
1´e 5,00
X´e 3,50
2´ye 1,50

Uruguay-Sili:
Oranlar:
1´e 1,70
X´e 3,20
2´ye 4,00
Cifte sans (X2): 1,90 (Sili icin)

Diyorum ki, haritalar Brezilya ve Sili´yi öne cikariyorlar; Sili bir X2 cikarir, yani kaybetmez. Brezilya favori, Sili degil.

Bu 2 mac, bahisciye 2,85 kati veriyor.

Bakalim tutacak mi?

Devrim Yılmazer, 18 Kasım 2007, 20:07

Brezilya macinda yanlislik var. Ama hata bende degil, mac ileri saate alinmis okudum. Mac, Peru yerel  aaatiyle 18:10´da basliyor, yani Türkiye´de 23:10´da.

Bu durumda Brezilya avantajini bir parca yitiriyor, ama pozisyona daha cok girecek Peru´dan. Simdi, Brezilya kaliteli takim oldugu icin, pozisyonlardaki sansi zayif olsa da, diyelim ki Peru´nun güzel oyununa Brezilya gecit vermeyebilir. Ama tabi ki emin degilim bundan.

Ben bahisci olsaydim bu maci oynamazdim diyelim.

Devrim Yılmazer, Nov 18, 2007 10:52 pm

 

Maç sonucu:

Şili kazandı.
(Brezilya maçını merak edenler için: Brezilya ilk yarıyı 1 gol farkla önde bitirirken 2. yarıda Peru’dan gol yiyerek berabere kaldı)

 

13. ÖRNEK: 17 Mart 2012 Fenerbahçe – Galatasaray
17-Mart-2012-Galatasaray-Fenerbahce-Astrolojik-Tahmin
SORULAR:

1) Takımların 1 ve 10. evleri arasındaki açısızlık sonuç için önemli midir?

2) Kepler’in tamamen matematiksel anlamda oluşturduğu burç ötesi açıların bir önemi var mıdır? [Bu durumda FB galip gelecektir].

Bu akşam Fenerbahçe-Galatasaray arasında oynanacak maça, çoğunlukla klasik kurallardan yola çıkarak bir yorum yapmak istiyorum; maç bu akşam 20.00’da başladığı sürece aşağıdaki gibi bir analiz yanlış olmayacaktır.

Öncelikle, maç Kadıköy’de oynanacağı için ASC tarafını Fenerbahçe, DSC tarafını da Galatasaray temsil ediyor. İlk etapta yapmamız gereken her 2 takımın kendilerinin ne durumda olduğunu analiz edebilmek olmalıdır; bu amaçla birebir yöneticilik kavramından uzaklaşıp Almuten incelemesi yapalım:

Fenerbahçe’yi temsil eden ASC derecesi ve burcu üzerinde Satürn gezegeninin hakimiyeti var ve gücünü tarttığımız zaman epey yüksek bir puanda bulunduğunu görmekteyiz. ASC’nin içindeki gezegenin nasıl bir grafik çizeceğine ASC Almuteni karar vereceğinden, burada bir eşleşme durumu var çünkü Satürn’ün içinde bulunduğu ASC ve derecesinde de yine Satürn hakimiyeti görünüyor. Bu durumda gezegen kendisinden sorumlu ve yani üzerinde bir emir beyi yok. Yaptıkları tamamen kendisine bağlı olarak gelişecek.

Satürn’ün Terazi burcunda olması, Fenerbahçe’nin zaferden daha ziyade bir strateji ve/veya beraberlik anlamında bir maç havasında olduğunu gösteriyor ve ayrıca, Satürn’ün haritada ciddi bir açısının olmadığını da görüyoruz. Kepler açıları ve mantığını kullanacak olsaydık, burç ötesi açıları da sırf matematiksel oldukları için kabul edecek ve Satürn ile Ay arasında bir kare açının olduğunu varsayacaktık.

Peki ama Fenerbahçe neyi amaç ediniyor veya amacına ulaşabilecek durumda mı? Bunun için 10. ev incelemesinde bulunmak gerekir: 10. evin Almuteni Ay ve peregrin durumda, fakat yine de 2 puanla artı seviyesinde güç toplayabilmiş. Ay’ı ayrıca Kova’da görüyoruz ve bu da anî veya beklenmedik sonuç anlamına geliyor, bir atağın beklenmedik bir anda gol olması ve akabinde galibiyetle ayrılmak gibi. Başka bir anlam olarak da, FB’nin gerçek bir amacının olmadığını veya bu amacın, ne olduğu anlaşılmaz bir şey olduğu gibi de bir yorum yapılabilir. 10. ev aynı zamanda teknik direktörü de gösterdiğinden, maçın sonucuna doğrudan etki yapabilecek birtakım garip ve anlaşılmaz kararların maç içerisinde alınacağı sonucuna ulaşılabilir.

Bir de takımın şansı anlamında 5.eve bakacak olursak bunun da Satürn’le alâkâlı olduğunu görmekteyiz ki bu da yine yüksek şans anlamına gelmekte.

Bir de Galatasaray cephesine bakalım: Takımın 1. evi=haritanın 7. evidir ve burada Jüpiter ile Venüs’ü görüyoruz; inceleme yapıldığında, Jüpiter’in peregrin olmasına rağmen, her ikisinin de artı puanlarda olduğu görülmekte.

Şimdi, bu 2 planet gerçi bir eylemde bulunacaklar fakat bu eylemden sorumlu olan, 7. evin Almutenidir. Ona baktığımızda Güneş’i görmekteyiz ve gücünü de tartarsak eksi skorda olduğunu fark ediyoruz. Demek ki Güneş’e bağlı olarak çalışmak zorunda olan Jüpiter ve Venüs, gerçi GS’nin belki de sayısız fırsatlar yakalayacağını fakat bu fırsatları ganimete çevirmekte zorluklarla mücadele edeceğini gösteriyor çünkü bu ikisinin sahibi Güneş.

Amaç edinilen şeye veya bu amaca ulaşılıp ulaşılamayacağına baktığımızda bir 10. ev incelemesi yapmak zorundayız ve bu da, haritada 4. eve karşılık gelmekte [GS’den, yani 7. evden itibaren 10. ev = 4. ev]. 10. evin derecesi ve burcu üzerinde hakim planet Mars ve bu da, GS’nin kazanma maksadıyla sahaya çıkacağını gösteriyor. Öte yandan bu ikâmette Kova Ay’ı da bulunuyor ve böylece, ilginç bir sonuç beklendiğini veya teknik direktörün sıra dışı ve/veya anlaşılmaz müdaheleleri olduğunu anlayabiliyoruz. Fakat Ay’ın sıra dışı sonuç beklentisi her ne kadar Almuten Mars’la destekleniyor olsa da, yine de GS’nin genel durumunu gösteren Güneş’in fazla güçlü olmaması mevzuya farklı bir boyut kazandırıyor.

GS’nin şansını gösteren ev ise 11. ev ve burada yine Mars var. GS’nin fazlasıyla atak ve istekli olacağını bekliyoruz bu durumda, fakat burada da 11. evin Almuteni Güneş. Güneş’in genel durumunun çok güçlü olmadığını söylemiştik. Demek ki Galatasaray amaca ulaşma noktasında şanssız bir grafik çiziyor.

Bu durumda Fenerbahçe burun farkıyla önde fakat başka bir şey var: FB’nin kendisiyle hedeflediği, yani 1 ve 10. evler arasında ve GS’nin de kendisiyle hedeflediği, yani 7 ve 4. evler arasında açısal bir bağlantı yok veya herhangi başka bir bağlantı türü de yok. Bu durumda her 2 takım da amacına ulaşmaktan uzak bir profil çizebilirler. Galatasaray şanslı olabilirdi fakat takımın şansını gösteren Almuten Güneş’in, GS’den yani 7. evden itibaren 12. evde olması, GS’nin bilinçaltında yer etmiş korku ve endişeleri gösteriyor ve bu da GS’nin şansını kıran faktör olarak önemli.

Böylece her şeyi topladığımızda takımlarda bir eşitlik mevzu bahis çünkü 2 takım da amacına ulaşmaktan uzak [FB’nin amacı/hedefi anî bir sonuç beklemek, GS’nin amacı/hedefi galip gelmek]. En azından güçler tartıldıktan sonra açısal bir bağlantı yakalayamıyoruz. Bu sonuç dışında bir sonuç çıkacak olursa o da Fenerbahçe lehine olacaktır.

Devrim Yılmazer

Yayınlandığı tarih: 17 Mart 2012, 04:19
Yayınlandığı yer: Facebook profili

Maç Sonucu:

Berabere bitti

 

14. ÖRNEK: 12 Mayıs 2012 Fenerbahçe – Galatasaray Süper Final Maçı

Aslında ben bu maça yorum yapmak istemiyor(d)um, çünkü bu takım (GS) beni fazlasıyla yoruyor ve yıpratıyor. Bugünkü maçı falan da seyretmeyi istemiyorum açıkçası, çünkü birilerinin cebi biraz daha dolsun diye, milletin üç kuruşluk maç seyrini kirletenleri ve zaten haftalar öncesinden şampiyon olmuş bir takımı alaşağı etme girişimlerini de desteklemiyorum.

Fakat daha önceden ve aslında bundan uzun yıllar önce de maç yorumları yaptım, yani ilk değil ve ayrıca bunlar hep GS-FB maçlarıydı. Dolayısıyla bu maçı da yorumlayacağım.

Öncelikle, bu maçta dikkate değer “açı kalıpları” var, örneğin haritada büyük üçgen gibi görünenlerin büyük kısmı aslında “uçurtma [=ejderha]”. Bunlara bakalım:

1.Uçurtma: Satürn-Venüs-Ay-MC [MC’nin, orb dışında kaldığı için biraz zorlama olduğunu söyleyeyim, fakat eğer açı kalıbının bir öğesi, kalıba dahil olmaya müsait olabilir ve karşılıklı etkileşim yüksek olduğundan, bu tür durumlarda o öğeyi kalıba tamamlayın].

2.Uçurtma: Mars-ASC-Pluto-Merkür.

3.Uçurtma: Mars-Neptün ve Chiron-Pluto-Merkür.

4.T-kare: Mars-KAD-Neptün ve Chiron.

5.Büyük Üçgen: KAD-Şans Noktası-Uranüs.

Şimdi, Mars FB ve Venüs de GS almutenleri. 10. evler için, FB Güneş ve GS Satürn; 5. evler için de FB Venüs ve GS Merkür. Normalde bu faktörler yetmez; örneğin “takımların ısırma kabiliyetlerine” de bakmak gerekebilir [=8. evler]. Bunun dışında savunmalarına, umutlarına, yabancı oyuncularının durumlarına…vs. derken haritayı bütün olarak incelemek gerekir. Ayrıca şunu da belirteyim; ben burada harita yorumunun astrolojik olarak uygun biçimde yapılıp yapılmadığıyla ilgileniyorum ve sonuçla açıkçası ilgilenmiyorum. Çünkü buradaki açılar, açı kalıpları vs. hiç ama hiçbir şeyin garantisi değil. Aynı zamanda buradaki yoruma bakarak iddia oynayacaksanız da oynamayın :)

Tüm gezegenleri hesapladığımızda, Güneş ve Jüpiter dışında eksi puanda olan gezegen yok ki bunlardan biri de [Güneş], FB’nin amacının yöneticisi veya daha doğru bir tabirle almuteni. Öte yandan Ay ise ne yapacağını şaşırmış durumda, onun da puanı 0.

Neyse, burada ille de aşırı bir teknik analize girmek istemiyorum fakat “yanık Jüpiter” GS tarafında iken, diğer tarafta görece zor durumda olan bir Güneş var. Her ne kadar Güneş GS tarafında da görünse bile, her halukârda FB’nin amacının lideri.

Mars’ın 10. evde olması FB’nin mutlak kazanç için sahaya çıkacağının pek tabi ki göstergesi. GS’nin amacının liderinin de Terazi Satürn’ü olması, gizliden gizliye gerçek amacın bir beraberlik olması gerektiğini bize anlatıyor. Öte yandan GS’nin 10. evinde Ay da var ve bu da “enteresan bir an, bir kırılma anı” anlamına gelebilir ve/veya takımın böyle bir beklenti içinde olduğunu gösterebilir. Aynı zamanda 10. evler takımların teknik adamlarının göstergesidir. Fakat burada Ay’ın Satürn’e çalışacağı kesin. E Satürn de beraberlik arıyordu, demek ki bu anî sonuç beklentisi, beraberlik yakalamak üzerine kurulu olabilir. Öte yandan Ay’ın bu beklentisi, hem Venüs hem de Satürn’le destekleniyor çünkü burada bir uçurtma var [Uçurtma no: 1]. Uçurtma zorlama diyecek olursanız da pek bir şey değişmez; o hâlde bu konstelasyon en azından, zaten içinde barındırdığı büyük üçgen kalıbını korur.

Ayrıca, GS tarafındaki Jüpiter’in yanıklığına bakıp da bunu hemen “şanssızlık” olarak yorumlamamak lazım çünkü o evin sahibi ve hatta sahipleri Venüs ve Ay. Ve bunlar iyi durumda. Ay gerçi 0 puanda fakat uçurtmayla destekleniyor. Bir işi başarıp başaramayacağınız kesin değilken birkaç nüfuzlu insanın sizin elinizden tutmasına benzer böyle pozisyonlar ve böyle de yorumlayın zaten.

Bunun dışında, bu günün Satürn günü ve Venüs saati yönetiminde olduğunu da unutmamak gerekir. Her ikisi de doğrudan GS belirteçleri.

Aslında FB tarafında da şartlar eşit. Mars’ın t-karede olmasına aldanmamak lazım çünkü gerçi t-kare var fakat bütün olarak kalıp marsiyendir. E bir mücadele haritasında da başka ne beklenebilir? Ayrıca bu t-karede KAD faktörü var, yani maçın kırılma anlarında ne olacağı buradan belli olur. Tabi ki ne olacağını bilemiyorum çünkü adı üstünde, “kırılma anı”. Ayrıca, FB’nin şansına bakacak olursak da 5. evin hakimi Venüs ve ikinci hakimi Jüpiter. Venüs burada oldukça iyi durumda fakat Jüpiter, “fırsat tepme” anlamına gelecektir. Aynı şeyin GS için de geçerli olacağını söylemeliyim fakat burada GS için daha çok, “bir galibiyet fırsatı tepme” söz konusu olabilir, çünkü GS’nin ana belirteci iyi durumda. GS’nin şansı ise daha iyi durumda çünkü Merkür yönetiminde.

Her neyse, şartlara baktık. Fakat burada bir şey eksik kaldı, o da KAD-Uranüs ve Şans Noktası arasındaki büyük üçgenin neler yapacağı. Aslında öngörülmesi en zor kısım bu çünkü işin içinde Uranüs var. Uranüs’ün olduğu yerde tahminler kaotik hareket etmeye başlarlar ve bu durumda ne söylerseniz tersinin olacağı gibi bir durum söz konusu olabilir. Dolayısıyla bir diğer kırılma anı da bu büyük üçgende saklı olabilir.

Evet, bu durumda her şeyi inceledik sayılır ve buradan sadece şunu söyleyebilirim: GS kaybetmez.

Fakat şunu da tekrar belirtiyorum, ne açılar ne açı kalıpları ne güç değerlendirmeleri vs., bir olayın sonucunun garantisini vermezler, ama sadece kimin şansının yüksek olduğunu bana anlatabilirler. Böylece, aslında sadece yorum aşamasına bakmak istiyorum, başka bir şeyle hakikaten ilgilenmiyorum. “İyi olan kazansın” da demek istemiyorum, çünkü takımlardan biri iyi olduğunda hiç kazanamadı :)

Devrim Yılmazer

Yayınlandığı tarih: 12 Mayıs 2012, 14:56
Yayınlandığı yer: Facebook profili

 

Maç Sonucu:

Galatasaray kaybetmedi

 

15. ÖRNEK: 16 Aralık 2012 Galatasaray – Fenerbahçe

Özellikle astroloji öğrencileri adına eşi bulunmaz bir harita çünkü birçok açı kalıbını içiçe gösteriyor. Bu yüzden en azından bu kalıpların yorumlanması adına birşeyler yazabilirim diye düşündüm…

İlk etapta açı kalıplarını sıralayalım:

1) Uçurtma I: ASC-Uranüs-Ay-Merkür

2) Uçurtma II: Jüpiter-ASC-Uranüs-Merkür

3) Yod: Jüpiter-Satürn-Pluto

4) T-kare I: ASC-Satürn-Ay

5) T-kare II: Jüpiter-(Chiron kavuşum Neptün)-(Merkür kavuşum Venüs)

6) Karşılıklı ağırlama I: Merkür-Jüpiter

7) Karşılıklı ağırlama II: Mars-Satürn

Numara 1’de yer alan ilk uçurtma büyük olasılıkla dengeli ve akışkan bir yapı, koordinasyon yetisi anlamlarına gelmekte.

Numara 2’deki ikinci uçurtmanın bir nevî yenilenme, umut, rahatlama ve karanlıktan aydınlığa çıkış (hastalık sonrası iyileşme örneğindeki gibi) bir anlama geleceğini sanıyorum.

Numara 3’de bulunan Yod kesinlikle iyicil karakterde değil; bunu da kötü talih, kötü kader, ne yapılırsa yapılsın durumdan kurtulamama şeklinde düşünüyorum. Öte yandan huzursuz bir yapı, enerjinin boşa harcanması ve sertlik gibi anlamları da olacaktır. Burada Merkür’den karşılıklı ağırlama yani dost desteği alan Jüpiter, Yod’un başını çekmesine rağmen, yine birbirlerine karşılıklı ağırlamayla destek veren iki kötücül tarafından bozguna uğratılmış durumda. Bu da, Jüpiter’in kendi özelliklerini gerçi göstermek istediğini, fakat iki ters etkili planetin kıskaçlarından kurtulamadığını gösterir.

Numara 4’deki birinci T-kare hareketsizlik, uyuşukluk ve kısıtlanmışlık şeklinde düşünülmelidir.

Numara 5’deki son T-kare ise, muhtemelen bünyesinde barındırdığı Chiron-Neptün ikilisi yüzünden bir nevî tehlike, tuzak veya güvenilir gelen birşeyin belki de o kadar da güvenilir olmadığını anlatabilir çünkü T-karenin diğer gezegenleri Jüpiter’le Merkür de bulundukları burçlar ve karşılıklı ağırlama nedeniyle kolay inanır özellikler sergiliyorlar.

Elimizde demek ki gerçi açıklayıcı cümleler var fakat hikaye nasıl kurgulanacak? İşte bu en zor olan şey ve “öğretilebilir” değil, en azından tam anlamıyla değil. Dolayısıyla daha çok var olan enerjileri açıklamak astroloğun yapacağı iştir, sonuca odaklanmak değil. Bunu amaçlayan kişi, konuya istinaden falcılardan destek almalıdır, cevaplarını orada aramalıdır.

Maçın sonucunu anlatan IV. evde Terazi bulunmakta ve bu da normal şartlar altında beraberlik demek. Fakat buna ek olarak bir de kıstırılmış Akrep var ve işte bu, beklenen sonucu bozucu etkide bulunabilir. Akrep’in durumu o kadar ilginç ki, yönetici Mars hem GS’nin amacı (=galibiyet), hem de FB’nin amacının bir kısmı (=Akrep “kıstırılmış”). FB’nin Ay-Satürn-ASC T-karesi hem uyuşukluk veriyor hem de ani bir atakla sonuca gitmeyi planlıyor (Ay Kova’da). Bu T-kare pozitif kullanılabilir mi, işte bu soru işareti. Fakat öte yandan T-karenin dışında, FB’nin amacını anlatan ikâmette kıstırılmış Akrep’in yöneticisi Mars, FB’yi temsil eden Satürn’le güçlerini birleştirmiş (=karşılıklı ağırlama). Dolayısıyla burada bir amaca odaklanma ve hâliyle de çift anlamlılık var.

GS cephesine bakıldığında Güneş’le MC arasında bir üçgen görülüyor fakat bu yanıltıcı olabilir; çünkü Güneş’e ev sahipliği yapan Jüpiter, gerçi uçurtmanın bir üyesi olması yüzünden optimal pozisyonda, fakat Yod’un da üyesi olması yüzünden optimal pozisyonda değil. Yani burada da yukarıdaki gibi bir çift anlamlılık mevcut.

Her iki takımın I-X bağlantılarına burçlar açısından da bakılabilir; FB’nin kendisini temsil eden Satürn, amacını anlatan Terazi’nin yücelim yöneticisi iken, GS’nin kendisini temsil eden Güneş de, amacını temsil eden Koç’un yücelim yöneticisi. Dolayısıyla takımlar ve amaçları arasında zaten doğrudan bir bağlantı var.

Sonuç: GS mi beraberlik mi arasında çok gidip geldim dolayısıyla beraberliğe çok şaşırmam, fakat ille de birşey diyecek olursam GS’ın maçı kazanma olasılığı daha yüksek…

Devrim Yılmazer

Yayınlandığı tarih: 16 Aralık 2012, 16:00
Yayınlandığı yer: Facebook profili

 

Maç Sonucu:

Galatasaray kazandı

 

16. ÖRNEK: 3 Nisan 2013 Real Madrid – Galatasaray

Bu maçın sonucunu kestirebilmek kolay değil, aslında daha önce de dediğim gibi “sonuç” diye bir kavramın netliği konusu başlı başına muamma. Dolayısıyla maçın sonucu Ay-Mars karesiyle ilgili olacaktır. Mars GS, fakat Ay da hem maçın sonucu, hem hakem, hem de Real’in teknik adamı. Böylece Ay – Mars karesi, GS’nin sonucu değiştirmek için veya dengeyi bozmak için atakları anlamına gelebileceği gibi, Real’in kötü giden durumu bozmak için yoğun atakları anlamına da gelebilir. Öte yandan Ay ve Mars’ın düşman gezegenler olması, birbirlerine bir de kare açıyla bağlanıyor olmaları, Real’i gösteren Venüs’ün tecavüze uğramış gibi hâli (2 erkek planet arasında kalıyor ve hem de Pluto karesi var), Venüs-Mars kavuşumu, Mars’ın yeterince eril değilmiş gibi bir de yine Koç Güneş’i tarafından ekstra yakılıyor olması ve sinirinin veya irade gücünün kat be kat artması…gibi faktörler, mücadelenin çok zorlu geçeceğine işaret edebileceği için, ya Real’in çok az bir farkla maçı alması (mesela 1 fark gibi) ya da GS’nin maçı beraberlik veya galibiyetle bitirmesi olarak yorumlanabilir. Her iki ihtimâlde de oran yüksek bu arada :)

Her neyse, demek istediğim şu: Bütün olay Mars Ay’ı ezecek mi yoksa Ay Mars’a ket mi vuracak üzerine kurulu. Hep beraber Ay – Mars karesinin sonucunu göreceğiz :)

Alt yorum: Dedim ki, ya tek farkla Real kazanır, yani handicap X, ya da GS X2 olur. Neden derseniz, Ay sanıldığı kadar zayıf değil. Mars’a karşı ciddi bir güç oluşturacaktır. Yorum gayet açık çünkü bu bir Ay – Mars savaşı. Mars sayesinde Galatasaray’ın şöyle 1 tık önde olmasına şaşırmam, Real’in tek farkla kazanmasına da. Maçın veya aslında Ay – Mars karesinin hangi koşullarda aktif olacağı belli değil ki; bu kare geriye düşen takımın irade savaşı mı, yoksa geride olmayan takımın kazanma savaşı mı? Bunlar kestirebilecek şeyler değil. O yüzden benim mantığıma en fazla yatan faktörleri yazdım…

Devrim Yılmazer

Yayınlandığı tarih: 3 Nisan 2013, 18:55
Yayınlandığı yer: Facebook profili

Maç Sonucu:

Galatasaray kaybetti

 

Ay güçlüydü evet ve Mars için de bir tehditti; Ay ile Mars düşman gezegenlerdir. Yukarıda değinmeye çalıştıysam da olmadı. Topun Real’in sahasında 2 oyuncu tarafından yarım saat kucakta götürülüşü (herkes gördü) ve Burak’ın ayağına basılması (evet herkes gördü) önemli pozisyonlardı ve hakem adına da yanlış kararlardı. Dolayısıyla şu veya bu biçimde Ay Mars’a fren yaptırtmış oldu. Ay Mars’ı kesti de, aynı kareyi yaptığı Venüs’ü neden kesmedi diye de sorabilirsin tabi ki. Fakat anlamların aynı olması gerekmiyor; Ay ile Venüs en azından dost planetler ve eski dosttan düşman olmaz. Ay – Venüs karesi hakem hatası değil, daha farklı başka bir anlama gelecek şekilde işledi. Öte yandan ille de hakemin, GS’nin ve Real’in transitlerine bakmak önemli ve gayet yardımcı olsa da şart değil çünkü daha önce bunlara bakmadan maç haritaları yorumladım. Bu da nazar boncuğu olsun…

Astroloji ve futbol tahmini üzerine değerlendirmem:

Nihayetinde tüm bu örnekleri incelersek maç tahmin etmenin astrolojiyle ne kadar zor olduğunu görebiliriz. Öte yandan mümkün olduğunu da. 16 tahminimden (yayınlanmış olan) 4 tanesinde yanıldım. Bu da % 75’lik bir tahmin yüzdesi ediyor.

Şimdiye kadar bildiğim astrolog olmayan en iyi tahmincinin -Ahtopot Paul’ü saymazsak :)- oranı aylar içinde: % 64 ile % 70 arasında değiştirmiştir. (Benim tahminlerimde de yer alan çifte şanslar da dahil)

Sanırım profesyonel bir bahisçi, astroloji de bildiği zaman, sadece tek maçlara iyi bir kasa yöntemiyle oynarsa bunu meslek haline bile getirebilir :) Çünkü matematiksel olarak eğer tahmin oranınız % 51 ve üzerindeyse kazanan olmanız gerekiyor.

Gene de en güzeli astrolojisever bahisçilerin veya futbolsever astrologların, bu ikisini birlikte kullanması olsa gerek.. Çünkü bahisçi haritası var astrolog haritası var :)

© Devrim Yılmazer

4 Nisan 2013, İzmir
Yazı sadece link kaynak gösterilmek suretiyle alıntılanabilir.

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.