EZOTERİK ASTROLOJİ’DE OKTOTOPOS SAATLERİ

 

oktotopos-imhotep-ezoterik-astroloji

 

“Önceki eğitim dökümanlarından hatırlayacaksınız; 12’lik [Dodekotopos] ev sistemine geçilmeden önce 8’lik ev sistemi [yani Oktotopos > okto=8 ve topos=yer] kullanıldığını yazmıştık. Oktotopos’un kullanımı, Eski Mısırlılar biliminsanı-rahip oldukları için sadece bilimsel temelli değil, aynı zamanda da ruhani/ezoterik bir temele sahipti.

Oktotopos’u efsanevi Imhotep keşfetmiştir. [Imhotep firavun Djoser’in veziriydi. Ama bundan da öte, çağının en büyük dehâlarından biriydi. Bir biliminsanı, tarihe geçmiş ilk mimar (Zoser piramidi), astrolog, 0 sayısını bulan matematikçi, Ra başrahibi (Ra’nın gözü zamanın matematiksel bir analojisidir ve Imhotep bunu sadece görsellik olarak kullanmaz) ve Hipokrat’tan bile 2.200 yıl önce modern tıbbı kullanan bir doktordu. Ölümünden sonra Mısır’da “sağlık tanrısı” yapılmıştır. Yunan mitolojisinde Asklepius olarak bilinir. Bir gün Imhotep’in mezarı bulunduğunda, astroloji de dahil olmak üzere bir çok sır aydınlanacaktır].

 

Binlerce yıllık geçmişine ve Yunan geleneklerinin ağırlığına rağmen Oktotopos unutulmadı. Ünlü astrom-astrolog Tycho Brahe, 1573 yılında 8’li ev sisteminin kullanılmasını önermiştir. Yine Rönesans dönemi astrologlarından Thomas Finck medikal astroloji için bu ev sistemini kullanmıştır. Ve daha yakın tarihte, astrolojiyi kanıtlayan istatistikçi Michel Gaquelin tarafından da kullanıldı.

8’li fazlasıyla gizemlidir. Günümüz bilgileri her ne kadar okültizmi Akrep burcuna atfetse de aslında “gizli olan” Ay’la ilgilidir ve Oktotopos da Ay’ın Güneş’le aydınlanmış hâlidir. Eski anaerkil kültürlerde, ritüeller ve festivallerde de 8’lik sistem kullanıldı. Bugün 8’li döngü hâlen inananlar tarafından da kullanılmaktadır.

 

1. ZAMAN DİLİMİ
Bioritimsel olarak Güneş’in doğuşuyla başlar. Eski zamanlarda Satürn’ü övme günü olarak kutlanırdı [En eski ritüeli ateş yakma işlemiydi. Karanlık zamanlarda, Güneş’i hatırlatsın, ışık getirsin diye yapılırdı, Paganların kutsal ağacına bir göndermeydi. Daha sonra Kilise bunu Noel ağacına ve İsa’nın doğumuna çevirdi]. Anahtar kelimesi bilgeliktir ve kalıcı olması gereken işlere bu günlerde/saatlerde başlanır.

2. ZAMAN DİLİMİ
Bioritimsel olarak Güneş’in doğuşuyla MC’de olmasının arasında başlar, MC ile biter. Eski zamanlarda ışık şenliğiydi. Ölüm uykusundan kalkmayı, uyanmayı, çalışmayı temsil ederdi. Anahtar kelimesi uyanıştır ve umutlarla dilekler, projeler bu zamanlarda aktif hâle getirilir, çalışılır.

3. ZAMAN DİLİMİ
Bioritimsel olarak Güneş’in tepe noktasından (MC) geçişiyle başlar. Eski zamanlarda eski ateşler söndürülür ve yeni ateşler yakılırdı. Anahtar kelimesi verimliliktir ve dilekler bu günlerde/zamanlarda dilenir [Dilek demişken: Mısır’lılar dilek dilemek için doğu ufkundan -kökenleri varsaydıkları- Sirius’un yükselmesini beklerdi].

4. ZAMAN DİLİMİ
Bioritimsel olarak Güneş’in MC’de olmasıyla batışı arasındaki saatte başlar ve batışıyla sona erer. Eski zamanlarda [Antik Mısır ve Kelt] insan verimliliğiyle ilgiliydi ve serbest [özellikle çiftlerin birbirini tanımaması ve bilmemesi gerekiyordu] cinsel birliktelikler ritüellerin önemli parçasını oluştururdu (genin bilinci, altın yol).

5. ZAMAN DİLİMİ
Bioritimsel olarak Güneş’in batışıyla başlar. Eski zamanlarda bir çok kültür bu dönemi kutsal evlilikle değerlendirmiştir. Aşk ve düzen anahtar kelimedir.

6. ZAMAN DİLİMİ
Bioritimsel olarak Güneş’in batışı ile dipte olması arasındaki saatte başlar ve geceyarısı (Güneş IC’de) sona erer. Eski dönemlerde ağır çalışma zamanı olan hasata denk geldiği için kurban etmekle ve ölümle yakından ilişkilidir. Yas tutan alaylarla kutlanırdı ve Güneş’in etkisini yitirmeye başlaması kahramanın ölümünü çağrıştırdı. Hastalıklarla ilgili ritüeller için uygundu.

7. ZAMAN DİLİMİ
Bioritimsel olarak Güneş’in dipte (IC) bulunmasıyla başlar. Eski zamanlarda hataların düzeltilmesiyle ve affetmeyle ilgili olduğu düşünülürdü. Zararlı alışkanlıklardan kurtulmak için de fırsat olarak görülürdü. Soğuğun başladığı, doğanın uyumaya geçtiği ve insanların birbirlerine ihtiyaç duydukları zamanlara denk gelmektedir.

8. ZAMAN DİLİMİ
Bioritimsel olarak Güneş’in doğuşu ile dipte (IC) oluşu arasındaki saatte başlar ve Güneş’in doğumuyla sona erer. Eskilerce her zaman ölümle ilgili görüldü. Ölümle ilgili tüm işler ruh ile madde arasındaki en ince duvarın yer aldığı bu günlerde/saatlerde yapılırdı.

 

Devrim Dölen & Devrim Yılmazer / Ezoterik Astroloji Yayınlanmamış Eğitim Kitabı, 2011, S. 54-56

 

1 Yorum

  1. Ceylan Cansu Başak Çökelek

    Çok önemli bilgiler… Öğrenmeyi çok istiyorum; altıncı hissim çok kuvvetli, yaşamımdaki bazı olayları ve telepatiyi de sayarsak, hayatta başaracağım, bilmem gereken çok şey var. Öğrenciniz olmak istiyorum.

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.