I. THEODOSIUS

Spread the love

 

Astroloji-Hristiyanlik-Engizisyon-Kitap-Yakma

 

 

For English click here: http://www.astroturkiye.com/theodosius-1

 

I. Theodosius
[11.01.347 Coca/İSP. – 17.01.395 Milano/İTA.]

 

[Yun. Flavius Theodosius] Doğu Roma imparatoru. İmparatorluğun tümünün -birkaç ay sürse de- tek başına son yöneticisidir. Hristiyanlığı fiilen Roma’nın devlet dini olarak açıkladı. Paganlara ve inançlarına karşı kanunlar çıkartmıştır. Ölümünden sonra imparatorluk ikiye ayrıldı. İstanbul onun zamanında önemli bir atılım gerçekleştirmiş ve imparatorluk dağılana kadar Doğu Roma’nın merkezi olmuştur. Doğu Roma’nın kendisi de yeni bir parlak dönem aşamasına girdi.

 

Aslında Theodosius’un yönetiminin ilk yıllarında sarayında önemli Paganların çalıştığı bilinmektedir ve ilk başlarda bu insanların üretimlerini engellememiştir. Ve 13 Temmuz 389’da Roma’ya gelerek daha hâlâ çoğunluğu Pagan olan senatörlerle uzlaşmaya çalışmış, hatta bunların içinden birini imparatorluğun en yüksek sivil memurluğuna atamıştır. [1] Ne var ki bunlar muhtemelen politik tedbirlerdi veya Hristiyan olmayan birtakım büyük insanlara Theodosius’un saygısı da ön plana çıkmış olabilir.

 

Ancak yönetiminin son yıllarında Paganlara olan tutumu sertleşmeye başladı. Örneğin Roma İmparatorluğunun en kanlı savaşlarından biri olan ve Theodosius’un Batı Romalı rakiplerine karşı kazandığı Frigidus savaşı, Hristiyanlığın Eski Roma dinleri üzerinde son kesin galibiyeti olarak yorumlandı. [2] Theodosius, dini bütün bir Hristiyandı; Pagan-Eski Roma dinlerinin en yüksek titrı olan Pontifex Maximus titrını da reddetmiştir. 380’de ise İznik Hristiyanlığını kanunî anlamda devlet dini olarak açıkladı. 391/92’de tüm Pagan kültlerini ve uygulamalarını yasakladı. [3] Bu noktada biraz daha detay vermek yerinde olur: Theodosius, 28 Şubat 380’de yayınladığı bildirisinde, tüm halkların, piskoposlar Romalı Damasus ve İskenderiyeli Petrus tarafından temsil edilen inancı izlemesi gerektiğini söylemiştir [4].  391 ve 392’de ise çıkarttığı 3 yasayla, özel bile yapılsa tüm Pagan inançlarının uygulanmasını yasaklamış ve karşı çıkanların sert cezalara maruz kalacağını bildirmiştir. [5] Ne var ki burada trajikomik bir durum da vardır; tarihçi Ammianus Marcellinus, 380 yılında Roma’yı ziyaretinde şöyle demiştir: „Tanrıları reddederler, ama kendileri efemerise bakmadan ne dışarıda yemek yemeye ne de yıkanmaya giderler.“ [6] Fakat öte yandan ne Hristiyan ne de Pagan yazarlarda bu döneme ilişkin olarak gerçekten de etkili bir yasağa rastlanmaması, bu kanunun son vuruşu yapmamış olabileceğini de gösterebilir, çünkü Theodosius sertliğiyle tanınan bir lider değildir; kanunsal olarak çok sert olan hükümlerini, pratikte aynı sertlikte uygulamamıştır. [7]

Öte yandan bilinen gerçek, 391 yılının Hristiyanlarla Paganlar arasında kanlı çatışmalara sahne olduğudur ki bu anlamda 391 yılı astroloji tarihi açısından özel bir yıldır. Theodosius, durumu yumuşatmak için cinayetleri affetse de Serapis tapınağının yıkım emrini vermiştir. [8] Ne var ki bir yandan da modern tarih araştırmaları, Theodosius’un tapınakların yıkım emrini hiç vermemiş olduğu yönünde görüş bildirmektedir. [9] Bu, tarihsel araştırmalar ışığında bir anlamda doğru olabilir ve ben de konuya ilişkin olarak net ve kesin bilgiye ulaşamadım, ancak bu Theodosius’u aklamıyor. Öte yandan „tabi ki suçsuzdur denecek, sonuçta Hristiyan dünyanın araştırmalarına dayanıyor“ şeklinde olabilecek bir fikri de kabul etmiyorum, çünkü aynı Hristiyan dünya aklamak istemediğini de pekâlâ aklamayabiliyor. Fakat Wikipedia en azından şu konuda net görüş bildiriyor: „[…] Kesinlikle doğru olan şey, bunu ondan cesaret alan yerel yöneticilerin yapmış olduğudur [10].  Her ne olursa olsun Theodosius’un en azından suç ortağı olduğu veya olaylara zemin hazırladığı gibi bir durum vardır; o kadar tapınak yakılıp yıkılırken, insanlık tarihinin binbir güçlükle oluşturduğu tüm bilgelik korkunç bir hırsla yok edilirken, Theodosius’un buna engel olduğunu gösteren bir delil bulunmamaktadır. Üstelik Hristiyanlığın Pagan öğretilerini yerle bir ettiği de çok açık bir gerçekliktir.

Ancak yine de Theodosius belki vicdanî bir muhasebeye de girmiş olabilir. Bir kişi düşünün; çocukluğundan beri öğretmenleri, hocaları, dostları arasında  belki de çok saygı duyduğu Paganlar var, ama öte yandan kendisi Hristiyanlığa da sıkı sıkıya bağlı. Belki de bu yüzden çekinceli davranmış olabilir. Tabi ki bu yorumu Wikipedia’dan okuduklarıma göre yapıyorum; asıl olan, dönem itibariyle Pagan kültürünü şu veya bu şekilde korku dolu anların beklemeye başladığıdır ve zaten bu andan itibaren de çöküş dönemine girilmiştir.

Dönem, artık Pagan kültürün ve Antik Çağ astrolojisinin sonuna yaklaşılan zamandır, ancak bitiş anı henüz değildir; Pagan sistemler bundan 200 yıl kadar daha yaşamış ve dönemden yaklaşık 200 yıl sonra Zeus tapınağının kapatılmasıyla nihai anlamda sona ermiştir.

Astroloji karşıtı yasaklar Roma’nın gerçi ilk dönemlerinde de vardı ancak bu, daha çok halkta huzursuzluk yaratan astrologların veya şarlatanların devre dışı bırakılmasına yönelikti. Bu zaman aralığında önemli sayıda imparatorun kendileri astrologdur. Ne var ki MS 4. yy’da astroloji disiplini tümüyle yargılanmaya başladı. Hristiyanlık yavaş yavaş ağırlığını hissettirirken, astroloji de dahil tüm Pagan disiplinlerin sonu geldi; „astroloji artık bir error’du [Lat. Yanılgı, çn]“. [11]  Bu dönem ayrıca, astrolojinin henüz kendisini Hristiyan öğretilerine adapte edebildiği bir zamansal aralık olmadığından, rahatlıkla geçiş sürecindeki savaş dönemiolarak nitelendirilebilir. Ne var ki bu büyük, yaratıcı ve canlı tarih, aynı zamanda da filozoflar dönemi, Hristiyanlık sayesinde solduruldu. Bu anlamda düşünüldüğünde Paganizm kendiliğinden yok olmadı bilakis Hristiyan Roma tarafından kanlı biçimde bastırıldı. Örneğin döneme ilişkin en önemli kaynaklarımızdan birisi, yani Ammianus Marcellinus, yasak içerikli kitaplara sahip olan kültürlü insanların takip edilip öldürüldüğünden bahseder. Bu yazmalar büyük sayılarda toplulukların gözleri önünde yakılmıştır. Söz konusu kitaplar güya sihir metinleridir, ancak Ammianus bu kitapların herşeyden önce artes liberales [=7 özgür sanat;  gramer, retorik, diyalektik (ile lojik), aritmetik, geometri, müzik ve astroloji, çn] konulu çalışmalar olduğunu belirtir. „Bunun sonucunda doğu bölgelerinde“ diyor Ammianus, „benzer bir yazgının başa geleceği korkusundan bir çok kitap sahibi tüm kütüphanelerini kendileri yakmışlardır“. [12] MS 400 yılından itibaren Roma’da da büyük kütüphaneler kapanmıştı veya içleri tamamen boşaltılmıştı. 415’de ise Hristiyan hocalardan Orosius, İskenderiye’yi ziyaretinde birkaç tapınakta kendi gözleriyle boş kitap rafları gördüğünü ve bunların kendi insanları [Hristiyanlar, çn] tarafından yağmalandığı iddiasının doğru olduğunu söyler. [a.k]

Son olarak Theodosius’un „işlerini“ bir siteden kronolojik olarak parça parça aktarıyorum [13]:

MS 380: 27 Şubat’da çıkarılan bir emirnameyle Hristiyanlık Roma Devletinin dini konumuna getirildi. Hristiyan olmayanlar „iğrenç, kâfir, aptal ve kör“ olarak nitelendirildi. Milano piskoposu Ambrosius, bölgesindeki tüm tapınakları yıktırmaya başladı. Kutsal gizemler yorumcusu keşiş Nestorius, ruhsal karanlığın insan ırkı üzerindeki hakimiyetinin başladığını söyledi.

MS 381: 2 Mayıs’da Theodosius, Pagan dinine geri dönen tüm Hristiyanların haklarını ellerinden aldı. İmparatorluğun tüm bir doğusunda tapınak ve kütüphaneler yağmalandı veya yakıldı. 21 Aralık’da Theodosius, Helen tapınaklarına en basit ziyaretlerin bile cezaya tabi olduğunu açıkladı.

MS 384: Theodosius, Maternus Cynegius’a, yerel piskoposlarla birlikte çalışması ve kuzey Yunanistan ile küçük Asya’daki tapınakları yıkması emrini verdi. [Modern araştırmalar Theodosius’un tapınakların „yıkılması“ emrini vermediğini söylese de, tapınakların kapatılması ve ziyaret edilmemesi emrini verdiğini yukarıda yazmıştım. Dolayısıyla kendisi doğrudan ifade etmemiş bile olsa, diğer emirnameleri Hristiyanları kesinlikle cesaretlendirmiş olmalıdır, çn].

MS 385-388: Maternus Cynegius, yüzlerce Helen tapınak, sunak ve türbesini yıktırdı. Binlerce Pagan toplama kamplarına gönderilerek öldürüldü.

MS 386: 16 Haziran’da, kapalı Pagan tapınaklarının bakımı, onarımı yasaklandı.

MS 388: Dinsel konular üzerinde kamu konuşmaları da cezaya tabi tutuldu. Yaşlı konuşmacı Libanius, Theodosius’a bir mektup göndererek, geriye kalan birkaç Helen tapınağına saygı gösterilmesi ve onların korunmasını rica etti.

MS 389-390: Kıyılardan gelen fanatik yerleşimciler, Ortadoğu ve Mısır’ın kentlerine akın ederek heykelleri, sunakları, kütüphaneleri ve tapınakları yıktılar ve Paganları linç ettiler. Patrik İskenderiyeli Theophilos, Paganlara karşı ağır zulümlere başladı; Dynosos tapınağı bir Hristiyan kilisesine dönüştürüldü, Pagan rahipleri taşlanmadan önce aşağılandı.

MS 391: 24 Şubat’da yeni bir emirnameyle, sadece Pagan tapınaklarını ziyaret etmek değil, aynı zamanda onlara bakmak bile [„görmek“ anlamında, çn] yasaklandı. Serapis tapınağı yağmalanarak ünlü kütüphanesi yakıldı.

MS 392: 8 Kasım’da Theodosius, Hristiyan olmayan tüm ritüelleri yasaklayarak onları „Paganların batıl inançları“ olarak adlandırdı. Kıbrıs’daki hemen hemen bütün tapınaklar yıkılarak binlerce Pagan öldürüldü. Theodosius’un emirnamesi netti: „Peder Epiphanius’a itaat etmeyen hiçkimsenin bu adada yaşama hakkı yoktur.“ Ortadoğunun bir çok kentinde Pagan isyanları başladı.

Bu arada heykel yakıp yıkmayı da bilmem bir yerlerden hatırlıyor muyuz?…

 

© Devrim Yılmazer

2011, İzmir

 

Devrim Yılmazer hakkında:

24 Şubat 1975 Ankara doğumludur. Viyana Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Gazetecilik ve İletişim Bilimleri bölümünü yüksek lisans derecesiyle tamamladı. Bitirme tezini 01.07.2009′da “Antik Yunan Literatüründe Astroloji, Kader ve Özgür İrade” başlığı altında teslim ederek mezun olmuştur. 2006′da üniversitede yan bölüm olarak okuduğu Felsefe Bölümü için “Astroloji ve Bilim” başlıklı makalesini verdi. Bunların dışında, geçmişte yayınlanmış olan XI. Ev dergisine çeşitli makaleler yazdı.

1989 yılından beri astrolojiyle ilgilenen Yılmazer, şu anda Astroloji Türkiye sitesinin ve Astroloji grubunun yöneticilerinden birisi, VeriBankası ile AstroGünlük’ün yöneticisi ve Zodyak Astroloji Yayıncılık’ın ortaklarındandır. Ayrıca İstanbul Aydın Üniversitesinde astroloji eğitmenliği yapmaktadır. Tüm dünyada defalarca çevrilen Tetrabiblos’u Türkiye’ye tam 500 yıl sonra kazandırmıştır.

Halî hazırda çeşitli kitap projeleri vardır. Bunlar arasında, Türkiye’nin şehirlerine dair bir mundane çalışma olan İl İl Astrolojik Türkiye ve Viyana Üniversitesine verdiği bitirme tezini, sadece Antik Yunan’da kalmayıp diğer çağlara da yayarak yazmayı plandığı Astrologica isimli kitap serileri bulunmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.