PLUTO

 

 

pluto-nasa-son-fotoğraf-kalp

 

 

 

Kendi yarattığından başka bir kader yok, fakat ne yarattığından emin misin?

 

Astronomlar Pluto gezegen mi değil mi diye tartışa dursun, haritalardan ve yeryüzü yansımalarından edindiğimiz deneyim, onun biz astrologlar için hiç de muallak olmadığını kanıtlıyor. Etkileri çok keskin deneyimlenen, tabiri caizse “yaşayanın bileceği” bir gök cismi Pluto.

 

Öncelikle astroloji/astronomi sembolikleri konusunda deneyimsiz olanlar için sembolikleri vereceğim, çünkü makalenin büyük kısmı bu sembolikler üzerinden incelenecek bölümlere dayanıyor:

Temel (birincil) sembolikler: Bilim ve Teknoloji astrolojide Oğlak burcunun hükmü altındadır. Oğlak burcunun iki yöneticisi bulunuyor: Klasik olarak Satürn ve yücelim yöneticiliği olarak da Mars. Satürn direkt teknolojinin yanısıra uzay çalışmaları için verilen büyük emek ve aşırı sorumluluğu, sistem ve programları, ayrıca bu konunun aşırı pahalılığını (finansal astrolojide Satürn nadirliği ve pahalılığı anlatır) anlatıyor. Satürn aynı zamanda izole ortamlar ve insana ihtiyaç duymayan sistemlerin de temsilcisi. Yücelim yöneticisi Mars ise direkt makine ve araçların temsilcisi. Aynı zamanda elbette liderlik kelimesi de Mars’a ait. (İstatistik ve haritalarla desteklenmiş daha geniş makale için bkz: Oğlak: Bilim, Deha ve Teknoloji )

Diğer (ikincil) sembolikler: İnsanoğlunun temel gelişme ve genişleme isteği Jüpiter’le sembolize ediliyor. Buna uzaya açılmak da dahil. Jüpiter’in Yay burcu yöneticiliği bu dünyanın sınırlarını felsefi/soyut anlamda aşmak iken, Balık burcu yöneticiliği direkt bilinmeyen/hiçlik sembolizmiyle uzayla ilgili. Yukarıda linkini verdiğim Oğlak burcuyla ilgili makalede Balık burcunun uzayla ilgisinden de bahsetmiş, astronot datalarında en sık tekrarlanan burç olduğunu göstermiştim. Kolektif, yani tüm insanlığı ilgilendiren, bilinir bir olay olduğu için uzay sembolizmine Neptün’ü de katmalıyız. Uranüs de ilkleri sembolize eden kolektif bir gök cismi. Aynı zamanda kolektif bir gök cismi olduğundan uzay programlarının veya kişilerin bilinirliğini artırıyor.

Not: Bu yazı Temel Seviye 1 öğrencilerinin anlayabileceği şekilde kaleme alındı. TS 1 sonrası olan teknikler kullanılmadı.

 

 

GÜNCEL DURUM VE NEW HORIZONS

Bugünlerde tüm Dünya’da çeşitli komikliklerle, şakalarla Pluto’dan yeni gelen fotoğraflar paylaşılıyor. Aslan burcunda Venüs-Jüpiter kavuşumu “gayet ciddiyim ben” edasındaki teknoloji sembolü Satürn’ü karelerken fotoğraf çekilirse normal tabi, kare açı yiyen Satürn’ün değişik bir durumuna da şahit olmuş oluyoruz :)

 

pluto-kopek


Sirius’la (köpek yıldızı) aynı ekliptik derecesinde bulunan Mars, Pluto’nun karşısındayken ortaya çıkan fotoğraflardan biri :)

 

Pluto’dan bugünlerde ilk resimler, göklerde Mars-Pluto karşıtlığı varken geldi. Pluto keşfedildiği sırada da (23 Ocak-29 Ocak 1930 fotoğrafları) göklerde Mars-Pluto karşıtlığı vardı.

Tesadüf mü? Olasılığı yaklaşık 180’de 1 olan (1 orb) bir tesadüf. Üstelik aynı aksta: Oğlak/Yengeç burçlarında (tamamlanma). Bunun olasılığını hesaplamadım ama tahmin edileceği üzere baya ediyor :)

Şu anda bir önemi olmasa da, eğer insanoğlu kendini beklendiği gibi yok etmezse bir sonraki keşif süreci/muhtemel yerleşme 2157 yılının Ekim aylarında olacak :) (Pluto Yengeç-Mars Oğlak; aynı aksta 3. Buluşma)

 

Bu arada Pluto’daki kalple ilgili daha evvel yaptığım bir yorum:

“Pluto’nun üstünde görülen “Kalp” sembolünün aslında “Marduk’un kazması, İştar’ın kalçası”ndan türetildiğini ve aşk yerine kadim zamanlarda seksi sembolize ettiğini tekrar hatırlatmakta fayda var :D” 

new-horizons-horoskop

New Horizons (Yeni Ufuklar) NASA tarafından yürütülen bir insansız uzay uçuşu görevidir. New Frontiers programının bir parçasıdır. Pluto ve uydularına uçuş yapacak ilk uzay aracıdır. 28 Şubat 2007 saat 5:43:40 UTC’da Jüpiter’in yanından geçmiştir. Uzay aracı New Horizon 6 Aralık 2014 tarihinde bekleme modundan uyanarak Dünya’ya sinyal göndermiştir.

ASC yöneticisi Merkür teknolojiyle ilgili Oğlak burcunda. Uzay aracının haritasında, aynı Pluto geçişinde olduğu gibi Mars – Jüpiter karşıtlığı görülmekte. Mars makinelerin temsilcisi ve Jüpiter de genişleme isteği. Bu ikisi teknoloji ve bilim temsilcisi Satürn ile ve uzayla ilgili Neptün’le büyük kare oluşturuyorlar. Dikkat edilirse bu ikili ayrıca harita lordu Merkür’e bağlanıyorlar. Ayrıca, Pluto’nun kaşiflerinden Clyde Tombaugh’un küllerinin bir kısmı bu insansız uzay aracının içindedir. Mars 8.evin (ölüm sonrası) yücelim yöneticisi ve burada, harita lordu Merkür’le de kavuşan Venüs’le karşılıklı ağırlama halinde. Finansal astrolojide bir aracın taşıdığı yüke (konteynerler gibi) 6. evden bakarız. Burada da Akrep Jüpiter’i görülüyor. Mezarlar ve ölüm temalarıyla 4. ev ilgilidir (bkz: Astrolojide Ölüm). Bu haritada 4 lordu Güneş Oğlak burcunda ve harita lordu Merkür’le kavuşuyor.

Ek bilgi: Pluto’nun 23 Ocak 1930 yılında ilk fotoğrafları çekildiğinde Mars – Pluto karşıtlığı 18/19 derece Oğlak/Yengeç aksındaydı (daha fazla ayrıntı aşağıda işlenecek). Harita lordu Merkür’ü yaklaşık 6/7 orbla bu noktada görüyoruz.

 

 

KEŞİF SÜRECİ

Pluto, keşfedilmeden önce daha önceki keşiflerden esinlenerek bir gezegen avcılığı başlamıştı bile. Matematikçi ve astronom Percival Lowell, yaklaşık 15 yıl onu aradı. Ve ne yazık ki bulamadan öldü.  Uzayla bu kadar ilgili ve bu konuda çok fazla katkısı olmuş Lowell’ın Güneş’i aynı astronot datalarında olduğu gibi Balık burcunda ve Neptün’le kavuşuyor. Ne yazık ki onun Güneş, Mars ve Satürn’ü Pluto’yu görmüyor (açısız). Lowell’ın uzun süre Mars’ta kanallar olduğuna inandığını da ayrıca belirtmek lazım. Bugün Pluto’nun sembolü Lowell’ın anısına, onun baş harflerinden oluşuyor. Astrolojide isimler 3. evle temsil edilir ve burada İkizler burcunda Satürn’ü, 12. evde görülen kendi dispozitörü Balık Merkür karesiyle görüyoruz. Tam bir ad değil, ama sembol. (İkizler Satürn’ün kendi dispozitörü Merkür’e boyun eğişi, kare açılar için daha fazla ayrıntı bkz: Kare Açı)

percival-lowell-horoskop

 

Daha sonra Lowell’’ın çalışmalarını W. H. Pickering aldı ve vardığı sonuçlar Lowell’’ınkine çok benzemekle beraber başarısız oldu. Ve yeni gezegen avı beklemeye alındı. Lowell’ın vardığı sonuçlara varmak, Pickering’in Ay Düğümlerinin, Lowell’ın Güneş’iyle aynı yerde olmasıyla açıklanabilir. (Ay düğümleri=Bir olayın tekrar etmesi, geçmişteki bir olaya gönderme yapılması. Daha fazla ayrıntı için bkz: Ay DüğümleriPickering’in de Mars ve Satürn’ü Pluto’yu görmemekte.

 

William-Henry-Pickering-horoskop

Bir sonraki adım Lowell’’ın yardımcısı Flagstaff Gözlemevi Müdürü V. M. Slipher tarafından atıldı. Lowell’’ın düşüncelerini kanıtlamak ve bir gezegenin kendilerini alt edemeyeceğini göstermekte kararlıydı. Ne tuhaftır ki keşfedilecek olan bu cisim de aslında salt bir gezegen değil, Dünya-Ay çift sistemi gibi Güneş sisteminin ikincisi çiftlisi olacaktı. Gerçektende Slipher kısa sürede, 23-29 Ocak 1930 arası çekilen fotoğraflarda bu cismi keşfetti. (Astronomi kaynaklarında Clyde Tombaugh’un Pluto’nun tek kaşifi olduğu yazılıdır. Bu yanlış bir bilgidir. Slipher Tombaugh’un Lowell Observatory’de işe alınmasını sağladı ve Tombaugh’un 1930’da Pluto’nun fotoğraflarını çekene kadar yürüttüğü çalışmaların başında bulundu.)

 

vesto-slipher-horoskop

Slipher’ın haritasında Pluto’nun da arasında olduğu bir büyük kare mevcut. “Herşeyi aydınlatan” terimiyle sürekli aşina olduğumuz Güneş, Pluto’nun tam karşısında. Bilimi temsilen Oğlak burcunun iki yöneticisi olan Mars ve Satürn bu iki gök cismine kare ve ilkleri temsil eden Uranüs de aynı durumda. Büyük kareler büyük zorlukları ve bu büyük zorluklarla başa çıkıldığında gelecek başarıyı anlatırlar (elbette başarı kazanılabilecek olaylarla ilgililerse, bilim gibi). 

Slipher bu yola Lowell’ın düşüncelerini kanıtlamak için çıkmıştı. Hocası Lowell haritada Ay ve Güneş tarafından (9. evin yöneticileri) temsil ediliyor. Gene yolumuz büyük kareye çıkıyor. Lowell’ın iki üstteki haritasına baktığımızda Slipher’ın orada (Slipher’ın hem öğrenci hem de yardımcı olmasından mütevellit) Güneş ve Güneş’le kavuşan Mars’la temsil edildiğini görüyoruz. Güneş’in aydınlatma prensibi…

Bir de elbette diğer iki kaşifin haritasında Oğlak burcunun iki yöneticisi Mars ve Satürn birlikte Pluto’yu görmüyorlardı. Slipher’ın Mars ve Satürn’ü ise Pluto’yu görmekte (kare). Elbette diğer iki kaşif gerekli araç ve teknolojiden (Mars/Satürn) yoksundu. Slipher ise Clyde Tombaugh’un yaptığı teleskopa sahipti. Aynı zamanda kare açıların başarı söz konusu olduğunda “boyun eğiş” olduklarını da hatırlatmak isterim.

Clyde-Tombaugh-horoskop

Kova burcu Clyde Tombaugh’nun, Akrep burcu Slipher’dan neden daha çok tanınıp bilindiği haritada çok açık. Kova burcunun kitlelerle ilgili olmasının yanı sıra Güneş’i (tanınma) Pluto’yu da üçgen açıyla görüyor. Aynı zamanda Güneş’in “herşeyi aydınlatan” prensibini de hatırlayalım. Uzayı fotoğraflayabilen (uzay ve fotoğraf, ikisi de Balık sembolü) bir teleskobu elleriyle yapabilen bir insana 2. ev (yetenekler) Balık Mars’ı ne kadar uygundur. Bu Mars’ın dispozitörü Jüpiter de somutluğun sembolü Boğa burcunda ve 3. evde.

Bir insanın ölümü ve mezarı 4. evdir (bkz: Astrolojide Ölüm). 4. evinde Pluto olan kaşifin küllerinin New Horizon’la Pluto’ya taşınması bir astrolog için pek de şaşırtıcı olmasa gerek.

 

 

 

İSİM VERME KAVGASI

13 Nisan 2002’de devrimdolen.com üzerinden yayınladığım bir yazımdan Pluto’nun ismiyle ilgili bölümü aktarmak istiyorum:

“Cisim keşfedildikten sonra yapılması gereken ilk iş ona bir isim bulmaktı. Bu konuda çeşitli öneriler vardı ama en büyük isim verme kavgası bu cisim yüzünden oldu ve bilimcilerin birbirlerine hakaretinde ötesinde sözler sarfetmelerine neden oldu. Bu isimlerden bir tanesi T. J. J. See tarafından önerilen Bilgelik Tanrıçası Minerva’’nın ismiydi. See, meslektaşları arasında hiç sevilmeyen Amerikalı bir gökbilimciydi. A. E. Douglass, See hakkında şunları yazdı : “”Şahsen ben şimdiye kadar hiç bir insandan, hayvandan, sürüngenden yada mide bulandırıcı herhangi bir şeyden ondan iğrendiğim kadar iğrenmemiştim. Şehirden defolduğu zaman büyük bir rahatlama hissedeceğim. Onu bir daha da görmek isteyeceğimi hiç sanmıyorum. Geri dönecek olursa da tekmeyi yiyecektir.”” Pluto ismini öneren ise Venetia Burney adındaki bir öğrenciydi. Cismin sembolü ise onun bulunmasına ve gökbilimde daha bir çok gizemin aralanmasına yol açan çalışmalarından ötürü Percival  Lowell’’ın anısına, adlarının başharfleri oldu. Patrick Moore bu isim için “”Aslında son derece yerinde bir karardı, çünkü Pluton gezegeni dondurucu ve karanlık bir yer.”” diyordu. Kanımca, bu kadar baş döndürücü eş sembolizm açısından Moore’’un bu cümlesi çok yerinde ama sade.”

Birbirlerine hakaret eden bu iki bilim insanının (See ve Douglass) haritasında Pluto – Satürn karşıtlığı mevcuttur. Hem önerilen Minerva (bilgelik) ismi Satürn için uygundur hem de bilim adına (Satürn) savaş (bkz: karşıt açı) ilan etme. Sözsel kavgada ise elbette Merkür aranmalıdır. Merkür iki adamın haritasında birbirlerine karşı yerleşmiş (Aslan-Kova) ve Pluto-Satürn karşıtıyla aslında bir t-kare açı kalıbını oluşturmakta. Bugün hala bu kavgayı hatırlıyor olmamız kolektif bilinçte nasıl yer ettiklerini bize t-kareyle gayet güzel göstermekte :) Bu arada bu iki adam da aynı yıl öldüler.

Önerdiği isim Pluto olan ve kabul edilen Venetia Burney’in haritasında yukarıdaki gibi bir atraksiyon yoktur. Venetia’nın Pluto’su Güneş’iyle kavuşumdadır. Merkür’ü de Aslan burcunda, Satürn ve Neptün kavuşumludur.

 

 

PLUTO, PLUTON YA DA PLÜTON?

Hiç başaksı huylarım yoktur (yalan, çünkü rezonansım Başak:) ama sürekli bu isimleri görüyoruz, hangisi doğru? Formal adı 134340 Pluto. Tüm dünyada da PLUTO olarak biliniyor. Her zamanki gibi Türkiye hariç. Ben de bu yüzden senelerdir “PLUTO” adını kullanmakta ve London’a neden Londra ve Egypt’a neden Mısır denildiğini ve Platon’a neden Eflatun denildiğini (Son benzetme Devrim Yılmazer’e ait) bu arada anlamaya çalışmaktayım. Neyseki Chiron meselesinde sonunda doğru yolu bulduk. Kiron veya Kayron yazılmaya devam etseydi çevremizde Maykıl’lar, Deyvid’ler ve Ancelina’lar da çoğalmaya başlayacaktı. (Ciddiyetsiz ve/veya gıcık kapılacak bir 3. ev Aslan Satürn’üm var evet). Bir de Merkür – Pluto altın oran açım mevcut.

 

 

Pluto_and_its_satellites_(2005)

CHARON ve Diğerleri

Pluto’nun bilinen beş uydusu var. Bunlardan en büyüğü Charon. Pluto’n’un bu arkadaşına, yeraltı dünyasında ölülerin ruhlarını Styx (Pluto’nun diğer uydusu) ırmağının karşısında olan Pluto’n’un bölgesine götüren kayıkçı Charon’’un adı verildi. Eski bir Yunan (obol) parası olmazsa bu kayıkçı ölüleri, diğer kıyıya geçirmeyen acımasız biriydi. Böylece para ödemeyen zavallı ölüler, yüzyıl kadar avarece dolaşırlardı kıyıda. Sanki bu adı doğrularmış gibi Pluto’yla Charon yörüngelerinde her zaman birlikte hareket eder. Yani arada bir Charon, Pluto’n’un önüne geçip, Pluto’n’un ışığını keser. Hemde mitolojideki gibi yüz yılda bir…

Nyx ise yaradılış zamanlarından beri varolan, kaos’un kızı, karanlığın (Erebus) kardeşi ve karısı, gecenin şekil almış halidir. Erebus’la birlikteliğinden uzay (Aether) ve gün doğumu (Hemera) doğmuştur.

Kerberos: Güvenliği temsil eder. Yunan mitolojisinde Pluto’nun yönettiği ölülerin bulunduğu yeraltının kapısında bekçilik yapan üç başlı köpektir (Hesiode’a göre 50, Horace’a göre ise 100 başı vardı). Kuyruğu bir yılandır ve ısırıkları zehirlidir. Kerberos Yunanca’da Çukur İblisi anlamına gelir. Ayrıca günümüzde bu isim güvenlik ve savaş alanında da kullanılmaktadır. Kerberos protokol mesajları, izinsiz dinlemelere ve yansıtma ataklarına karşı dayanıklıdır.

Hydra: Aynı Kerberos gibi güvenliği temsil eder. Yunan mitolojisinde çok başlı su canavarlarından birisidir. Hidra’nın Lerna gölündeki yuvası, ölümden sonraki dünya ile insanların dünyası arasındaki kapının tam ağzında yer almakta olup, Hidra ise bu kapının bekçiliği görevini üstlenmekteydi.

 

 

 

MİTOLOJİ

Pluto yeraltı dünyası Hades’in tanrısıdır. Bu yüzden ölüler tanrısı olarak da bilinmektedir. Eğlencelerde görülmeyen alçakgönüllü ve adil bir tanrı olarak tasvir edilmiştir. Diğer çoğu tanrının aksine tek eşlidir, karısı Persephone’yi kaçırma miti oldukça meşhurdur. Aslında Persephone miti Yunan mitolojisinin kendisinden önceki mitlerden (Dumuzi, Attis, Cora, Hekate veya Osiris adıyla bilinen) aldığı bir arketiptir. Homer’le birlikte Yunan mitolojisine giriş yaparak Atina’nın en popüler mitolojilerinden birisi olmuştur. Hemen yanda Pluto’nun bir resmini görüyorsunuz (Şaka, Pluto görülmez ve şekli de hiç bilinmediği için resmedilemez). Ne var ki Yunan mitolojisinde onun “çirkin” olduğundan bahsedilmiştir. Hakikaten de bugün Pluto, astrologlar tarafından çoğunlukla antipati duyulan bir gök cismidir (aynı Mars ve Satürn gibi).

Aslında bazı mitologlara göre Pluto=Persephone’dir. Mitolojide tanrıların eşleri genellikle birbirlerinin işlerine karışmazlar. Örneğin Afrodit bereket ve aşk tanrıçasıdır, kocası Hephestos ise alev ve silah, zanaatkarlık Tanrısı. Veya Zeus, Tanrıların tanrısıdır, karısı Hera ise kadınların ve ailelerin Tanrısı. Ve Pluto, Yeraltı Tanrısı sıfatını, bu yüzden Persephone’’yle paylaşır veya ta kendisidir. Mistik bazı kültlerde Persephone “ölümsüzlük” sembolüdür. Doğanın ve bitki örtüsünün yenilenmesi…

“Zengin Baba (Dis Pater)” adıyla anılan Pluto büyük zenginliğin de temsilcisi olarak görülmüştür. Yunanlılar bunu salt yeraltı zenginliklerine bağlamışlarsa da, bu yüzyılda elde ettiğimiz astrolojik deneyimler onun sadece yeraltını zenginliğini temsil etmediğini göstermekte. Detayları aşağıda işlenecek.

Pluto’n’un ölüler diyarına gitmeden önce ölünün ruhu, bir nehirden su içer ve tüm geçmişini unuturdu. Aşağıda ihtiyarlık ve Alzheimer’la ilgili olarak daha detaylı işlenecek.

 

 

DOĞUM HARİTASINDA PLUTO

Nasıl yorumlanmalı?

Her şeyden önce yoruma başlamadan, Pluto’nun kolektif bir gök cismi (Uranüs, Neptün ve Chiron gibi) olduğu unutulmamalıdır. Kolektif gök cisimleri evrenle veya diğer insanlarla olan etkileşimi temsil ederler (Öğrencim Dr. Yusuf Çalışkol’un çok beğendiğim bir tabiri: Ana Enerji Hatları), kişisel bazda yorumlanmazlar. Kişisel bir gök cismi olan Venüs’ün duyduğu arzuyu sürekli hissedersiniz, çünkü kişiseldir. Ama Pluto’yu ancak evrenle bağları gelişmiş insanlar veya “diğer” insanlarla bir şekilde “bağlananlar” hissedebilir. Bu yüzden Pluto’nun kişisel bir gök cismiyle açı yapıp yapmadığı önemlidir. Kendi başına bir Pluto, ancak kişinin içine doğduğu kuşağın tek tük bölümlerini anlatacaktır.

Tutku, adanma ve kilitlenme

Pluto psikolojik açıdan tutkuyu, adanmayı ve bir konuya kanalize olmayı, aslında tam mana ve kelime anlamıyla “kilitlenmeyi” temsil eder. Bu psikolojik yoğunluk bir bilim insanı için 15 yıl aynı konuyu çözmek için kanalize olmak demek iken, sıradan ve gelişmemiş bir insan için yıllarca kendisini reddeden bir kadını taciz etmek, takip etmek, ve hatta ona tecavüz etmek/öldürmek anlamına gelebilir. Gerçekten de gerek yıllarca bir konuyla uğraşan bilim insanlarında, gerekse de “takipçi” adı verilen vazgeçmeyen tacizcilerde Pluto etkisi çok bariz görülmektedir. Bir söze göre; kolay insanlarla nasıl zor yola çıkılmaz ise, Pluto’nun olumlu kanalize edilmiş enerjisi nasıl dünya üzerinde çığır açabiliyorsa (çünkü çığır açmak zor yoldur) kolay insanın zor yola girmesi kendisi ve başkaları için bir felaket olabilir.

Gelişmiş bir ruha ait haritada etkin, kişisellerle sert veya yumuşak açılanmış Pluto’yu gördüğümde çok sevinirim. Zira onun bir konuya kanalize olabileceğini, vazgeçmeyeceğini anlarım. Fakat gelişmemiş bir ruhun haritasında gördüğüm Pluto’dan korkarım. Zira onun kendisi veya başkaları için etik dışı bir konuya kanalize olabileceğini, kendisi veya başkaları için bir felaketin kapısını aralayabileceğini görürüm.

Marie Curie, radyumu ayrıştırma aşamalarında, aşırı radyoaktivite sonucu kan kanserinden ölerek bilim uğruna hayatını kaybetmiştir. Onun tukusu ve kanalize olma güdüsü bugün en bilinen hikayelerden birisidir. Curie’nin doğum haritasında da aynı Pluto’yu keşfeden Slipher’ın haritasındaki gibi  Güneş – Pluto karşıtlığı vardır, (kilit rol oynayan diğer kaşifte ise üçgen halinde görüyoruz). Herşeyi aydınlatan Güneş, haritasında nükleer maddeleri temsil eden 8. ev yöneticisi idi. Sıradan, kolay yolu seçeceği belli olan, kolay bir ruhta; bu pozisyona başka anlamlar verirdim. Hatta bu anlamları zaten internette bol bol bulabiliyorsunuz.

Elbette “dıştan etki” meselesi de önemli. Kolektif gök cisimlerinde çoğunlukla yapacak bir şey yoktur, eğer kendiniz bir başkasına yaşatmıyorsanız.

Güvenlik

Pluto’nun uydularını yukarıya yazmıştım. Kerberos ve Hydra’dan görüleceği üzere “güvenlik” sembolizmine sahip iki uyduya sahiptir Pluto. Haliyle yukarıda da değindiğim gibi güvenlikle veya güvenlik kaygısıyla da hayli ilgilidir. Doğum haritasında bulunduğu pozisyonda yoğun bir güvenlik kaygısı yaratabilir.

Yeniden doğuş sembolü Pluto’yu Akrep’e yakıştırma çabasından ibaret

Modern astroloji kaynaklarında Pluto’nun “yeniden doğuş” ile ilişkilendirildiğini sıklıkla görürüm. Ne yazık ki bu yoruma katılamayacağım. Pluto’yu Akrep burcuna yakıştırma çabalarından kaynaklandığını düşünüyorum zira Pluto’nun topraklarından tekrar çıkış vb. yoktur. Ölümden dönen insan datalarında da rastlamadığım bir sembolik. Üstelik Pluto transitleri altındaki insanlar yeniden doğuşa, ölümden sonraki yaşama inanmak şöyle dursun tam tersine; intihara varabilecek tarzda boşluk hissi, hiçlik, yok olma isteği, hayatın ve yaşamın anlamsızlığı arasında sıkışarak varolan ölümsüzlük ve yeniden doğuş (çeşitli dinlerde yer alan ruhun ölümsüzlüğü inancı) inançlarını da yitirmektedirler. Bunu gözlemleyen her astrolog kabul edecektir. O halde onu “yeniden doğuş” ile ilişkilendirmek, Akrep burcuna yakıştırabilmek uğruna bu safsatanın devamını sağlamak neden? Zira Akrep ölümden kurtuluş ve hayatta kalmaktır. Fakat Pluto’nun saf arketipi direkt ölüm. Eğer psikolojik bir metafor kullanmak gerekirse, halihazırda başka psikanalitik argümanlar mevcut. Varolan her fiziki şeyin yanısıra soyut konularda da ölüm getiren Pluto. Bu yüzden ona “kalıcı değişimlerin” gezegeni diyoruz.

Kalıcı Değişim

Gerçekten de bu noktada modern astrologların söylemi çok doğrudur. Zira Pluto’yu gözlemlemiş her astrolog, onun nasıl bir sistemi kökünden tepetaklak ettiğini ve geri dönüşümsüz bir şekilde tapınağını o taşın üstüne nasıl kurduğunu bilir. Pluto’nun geçtiği noktada hakikaten de hiç bir şey eskisi gibi olmaz.

Büyük Projeler

Finansal anlamda Pluto’nun bir canavar olduğunu bir yerlerde yazmıştım. Hakikaten de bu yöne kanalize olmuş bir Pluto zenginliği temsil eder. Çünkü onu büyük ve öyle herkesin kolaylıkla başaramayacağı, adanmışlık gerektiren projelerde görürüz ki zaten kolektif. Devrim Yılmazer’den edindiğim bilgiye göre loto milyarderlerinde Jüpiter – Pluto üçgeni mevcuttur. Pluto “loto sektörü” gibi büyük bir projeyi temsil ederken Jüpiter üçgeni de açıktır ki “şans”tır. Borsa seanslarında Ay-Pluto açılarının aktive olduğu saatlerde işlem hacminin (yukarı veya aşağı, aman dikkat, işlem hacminden bahsediyorum) yükseldiğini çokca gözlemledim. İnsanlar büyük bir proje veya büyük bir şirket içinde yer almaya veya almamaya ihtiyaç (Ay) duyuyorlar.

Mars’ın üst oktavı mı? Mars’ın karşıtı mı?

Yukarıdaki Pluto’ya ait haritalarda Mars’ın hep Pluto’ya karşıt veya kare olduğunu gördüğünüz. Uranüs’ün keşif anı haritasında Satürn’le karşıt olduğu için onu Satürn karşıtı kabul eden astrologlar neden aynı şeyi Pluto – Mars karşıtı için yapmadı? Ben söyleyeyim, şu eski, köhnemiş, bilindik hikaye, iyicil-kötücül oyunları. Biz insanoğlu, en bilgelerimiz bile malesef dünyayı griler yerine siyah – beyaz algılamayı, yorumdan kaçınmayı, iyicil-kötücül basitliğini severiz. Halbuki “sembolizm” dilini kullanmaya başladığınız anda kurtulmanız gereken en ilkel dürtüdür bu. Üstelik yanlıştır da. Zira örneğin büyük iyicil (!) Jüpiter’in ne katliamlar yaptığı gayet açık. Kimin için ve ne için “iyicil” ?

Pluto transiti yaşayan ve azıcık astrolojiden anlayan herkes bilir ki Pluto geçtiği yerde enerjiyi, yani Mars ve Güneş’i sıfırlar. Mars fiziki harekettir. Sert Pluto transiti yaşayan kişinin fiziksel hareket kabiliyeti sıfırlanmıştır. Taciz gören, takip edilen bir kadını düşünün (öğrencilerimin ve danışanlarımın büyük bir oranını kapsıyor, muhtemelen bu yazıyı okuyacak bir çok kişiyi de). Evden çıkmaya korkuyor. Polise (Mars) gitmekten bile ürküyor. Enerjisiz. Hareket kabiliyeti elinden alınmış… Bir başka örnek olarak Local Space’den (Coğrafi Astroloji) konuşabiliriz. Mars’ınızın geçtiği yerde enerji dolusunuzdur, sanki o fiziksel kuvvet hiç bitmeyecek gibi gelir. Öte yandan Pluto hattınızın geçtiği yerde tükenmiş ve bitik hissedersiniz. Pluto haritada kocaman bir kara delik gibidir, tüm enerjiyi, ışığı bile içine çeker ve asla doymaz.

6. evinde Mars-Pluto kavuşumu olan astrolog Dane Rudhyar fiziksel açıdan onu kısıtlayan hastalıklar ve ameliyatlar geçirdi. Türkiye’de ölümü hayli yankı uyandıran Özgecan Aslan’ın da Yay burcundaki Mars’ı, Akrep Pluto’su tarafından saldırıya uğramıştır. Bir çok AIDS hastasının haritasında da görülen bir pozisyondur bu. Çünkü AIDS bağışıklık sistemini (Mars) yok eden (Pluto) bir hastalıktır.

Gözlemlediğim ve deneyimlediğim Pluto transitlerinde de Mars karşıtlığını birebir yaşadım. Pluto transitlerinde ortaya çıkan tacizci ve takipçiler veya manüplatörler aslında göründüklerinin tersine oldukça “korkak” oluyorlar. Cesaret Mars ile sembolize ediliyor. Bu transiti yaşayan bir çok öğrencim ve danışanıma çekinmeden polise (Mars) başvurmalarını veya manüplasyon çözümü için “hiç bir şeyi gizlemeden açıkça ilan etmelerini” söyledim. Ortada zarar verici başka konstelasyon olmadığından da da şimdiye kadar bir problem olmadı. Aylar boyu, kendisini reddeden öğrencilerimi veya danışanlarımı takip eden, tehdit eden “ya benimsin ya kara toprağın” diyen magandalar dava ve polis karşısında her zaman paniğe kapıldılar ve çareyi kaçmakta buldular. Çünkü Plutonik bir şekilde sığındıkları ve güvendikleri şey “gizlilik” idi. Mars inisiyatifi ele aldığında ortada Pluto kalmaz. Aslında Mars’ın yönetimindeki Koç demem daha doğru olur sanırım. Zira yukarıdaki “açıklık” önerim Güneş’in aydınlatma gücünden ileri geliyor ve Güneş, Koç burcunun yücelim yöneticisi.

Yani özetle: Eğer Pluto transiti yaşıyorsanız ve altında ezildiğinizi hissediyorsanız kullanmanız gereken iki sembolik Mars ve Güneş. İşin Güneş kısmını Eylül ayında çıkacak olan Integritas kitabımda anlatacağım, o yüzden şimdilik konuyu dağıtmayayım.

Modern astrolojideki bu durumu aslında Ebertin benden önce özetlemiş, aslında hala onun kastettiği durumda olduğumuzu ve deneyim yerine copy-paste’larla ve en kötüsü de inançla ilerlediğimizi düşünüyorum. Devrim Yılmazer’in yazdığı Astroloji Akademisi 1. Eğitim Kitabımızdan aynen alıntılıyorum:

“Keşfinden beri Pluto’nun anlamlarına fazla birşey katmadık. Reinhold Ebertin’in Transite kitabında 1952 tarihli önsöze göre şunları okuyoruz [1970:72]:

“Son keşfedilen planettir. Son yıllarda tesiri hakkında çok fazla örnekler toplanmış olmasına rağmen, tecrübelerimiz daha hâlâ çok azdır. Pluto için söylenen güç ve kitleler, genel itibariyle doğru kategorisinde sınıflandırılmıştır ki bunu pratik örnekler de desteklemektedir.”

 

Pluto’nun bedelleri

Pluto’n’un ölüler diyarına gitmeden önce ölünün ruhu, bir nehirden su içer ve tüm geçmişini unuturdu yazmıştım. Pluto yıllardır ihtiyarlığın temsilcisi Oğlak burcunda ilerliyor. Dünyanın etkili sağlık ve sosyal kurumları son 50 yılda yaşlı toplumun belirgin olarak çoğaldığını söylüyor. ABD’de yapılan araştırmalar son 200 yılda insan ömrünün iki kat uzadığını ve 150 yıl yaşayacak bir neslin geçtiğimiz dünyaya gelmeye başladığını ortaya koyuyor. Peki ihtiyarlığın, yani daha uzun yaşamın bedeli ne? Son yıllarda inanılmaz bir artış gösteren bunama veya Alzheimer. Hafızayı astrolojide Yengeç burcu temsil ediyor ve Pluto’nun Oğlak burcundaki seyahati bunu siliyor, aynı mitolojideki gibi… Pluto’ya ilk uzay aracının ulaşması da bilimin burcunun tam ortasında iken (14 drc.) gerçekleşti. Pluto Oğlak süreci dünyaki otoriter rejimlere karşı da bir baskı yarattı. Elbette tüm bu semboller kolektif. Zira Pluto kolektif bir gök cismi, açısız bir Pluto haritada bir şey ifade etmeyecek. Örneğin ben bir Alzheimer hastası değilim ve Pluto’ya yollanan araçla uzaktan-yakından bir alakam yok. Bu yüzden isterseniz “kişiselleşmiş” bir Pluto hangi etkileri yaratır şimdi ona göz atalım:

 

 

DOĞUM HARİTASINDA KİŞİSELLEŞMİŞ PLUTO

Güneş – Pluto açıları: Erkek haritalarında manüplatif veya gerçeği aydınlatabilecek bir konuya odaklanan kişiliği temsil eder. Etkili ama yaşam enerjisi düşük bir birey ortaya koyar. Kadın haritalarında ise Güneş eş temsilcisi olduğundan manüplatif ve takipçi tarzı partner çekimi anlamına gelebilir. Bu yüzden bu pozisyona sahip kadınların dikkatli olmasında fayda var. Kendi yaratmadıkları konularda eş tarafından baskı altına alınma, manüple edilme. Bu pozisyonun olumlu kullanımı Pluto semboliklerini kendisinde taşıyan eş bulmaktır. Örneğin konsantre ve kendi mesleki alanında adanmışlık gücü yüksek bir eş tercihi gibi. Pluto’nun yaşam enerjisine (Güneş) saldırma gücü yüksek olabildiğinden semboliği karşılayabilecek bir “dövme” yaptırmak da faydalı olabilir. Dövmeler kadim çağlardan bu yana (özellikle eski Mısır’da) hastalıklara ve yıpranmalara karşı kullanılmıştır. Şu linkte dövme ile ilgili deney ve gözlemler bulacaksınız: astroturkiye.com/renkler-ezoterik-astroloji Güneş her iki cinsiyet için de tanınma, başarı ve ün demek olduğundan ve Pluto da kolektif bilinirlikle ilgili olduğundan açıları oldukça önemlidir. Jeffrey Dahmer’ın (yamyam seri katil) haritasındaki gibi ölümle ilgili şöhret anlamına da gelebilir, Marie Curie’nin (çift Nobel ödüllü) haritasındaki gibi kimsenin cesaret edemediği bir konuya konsantre olarak başarı elde etmek anlamına da gelebilir. Nihayetinde Güneş ve Pluto haritada incelenmeli ve kanalize edilebilmelidir. Büyük ve bilindik şirketlerin haritalarında çoğunlukla gözlemlenen bir açıdır, çünkü büyük bir prestiji de temsil eder (büyük projeler ve kolektif etki kapsamında). Bu açıyı taşıyan bir birey büyük bir projeye kendisini adayabilmeli veya içinde yer almalıdır.

Ay – Pluto açıları: Çok güçlü ve yoğun bir enerjiyi ifade eder. Duygular, içgüdüler ve maddi-manevi ihtiyaçlar tavan yapar. Güvenlik kaygıları had safhada olabilir. Bazı durumlarda zarar verici (depresyon veya maddi-manevi ihtiyaçları karşılayamamak gibi) olabilir. Ay’ın durumu fazlasıyla iç güdüseldir. Pluto ise çok derin ve kolektif bir iç güdü. Haliyle birbirlerine açı kurduklarında tavan yapmış bir iç güdüden bahsetmiş oluyoruz. Jack London’un “Beyaz Diş” romanı aklıma geliyor. Jack London bu konuları o kadar iyi aktarmıştır ki haritasına baktığımızda Ay – Pluto karesinin başarılı halini görüyoruz. London Beyaz Diş’i yazmaya başladığı sırada da göklerde Ay – Pluto altmışlığı vardı. İç güdülerin ve dark-side’ın (Gecenin kraliçesi ve bazı kültürlerde ise gecenin kralı Ay’ın karanlık yönünü unutmamak gerek) bu kadar öne çıkışı onu ökült bilgelikle de ilişkili kılıyor. Ünlü büyücüler John Dee ve Rasputin de haritasında Ay – Pluto kavuşumunu taşıyan karakterler zaten. Eski bazı astrologlar haritasında Ay – Pluto açısı bulunan kişinin haritasının yoruma kapalı olduğunu söylerler. Bunu ilk duyduğum zamanlarda yadırgamıştım. Bugün aradan 10 küsür yıl geçti. Onların dediklerine gelmiş durumdayım. Her astrolog deneyimlemiştir, bazı haritalar çok açıktır, her şey neon harflerle yazılı gibidir. Bazı haritalar ise daha fazla bir eforla incelemeyi gerektirir. İşte bu, bir astroloğa zihin-building çalıştırtan haritalarda genellikle evet; Ay – Pluto açılarını görüyorum (bir de YOD’ları). Ay’ın bu dünyaya adapte olmakla olan ilgisi onun kolektif altı yapısını Pluto ile daha da derinleştiriyor gibi görünüyor. Ay, insan hareketleriyle de ilgili olduğundan bu açıya sahip olanlar insanlarla herkesten çok daha fazla ilgilidir. Büyücülük sadece metafizik anlamda olunmaz. Örneğin W.D. Gann da (borsa sihirbazı) kendi çapında bir büyücüdür. Hem astrolog hem de borsacı olarak dünyanın en büyük borsa sihirbazıdır. Onda Ay – Pluto karesi bulunmaktadır, Boğa ve Aslan burçlarında (Borsa risk alındığı için Aslan burcuyla sembolize edilir). Daha sıradan/gündelik anlamlarla erkek haritalarında manüplatif, ezoterik veya etkili eşi temsil eder. Gece haritalarında ise anne temsilcisi olduğundan anne ile ilgili sorunlar ve aykırılıklar görülebilir.

Merkür – Pluto açıları: Merkür zihinsel aktiviteyle ve iletişimle ilgili bir gök cismi. Pluto büyük bir projeyi Merkür kapsamına 1992 yılında Merkür’e taşıdı. İlk SMS mesajında kavuşum vardır (Makinelerin sembolü Mars’la da üçgendir bu ikisi). Bugün SMS’i ne kadar çok kullandığımızı düşünün, işte böyle bir pozisyona sahip kişi de durmak bilmeden, kanalize olarak zihnini o kadar çok kullanacaktır. Çok iyi bir konsantrasyon pozisyonudur. Elbette bu açıyı taşıyan Arthur Conan Doyle gibi oturup Sherlock Holmes gibi bir karakter de yaratabilirsiniz. Partnerim olan astrolog Devrim Yılmazer’in haritasında Merkür – Pluto üçgeni var. Dışarıya çıktığımızda benim görmediğim detayları hemen farkeder. Çok kolay kanalize olur ve Merkür’ü Kova burcunda olmasına rağmen tüm sabotajlarımı atlatarak konsantrasyonunu bozup kaosa düşmez. Çünkü onun zihni kolektif ağa bağlı, aynı bu açıyı taşıyan herkes gibi. Merkür – Pluto karesine sahip Louis Pasteur ise tüm mikroplara (Merkür) savaş açıp bunu kazanan ve bugün milyonlarca insanın hayatını kitlesel olarak ölümden (Pluto) kurtarmış, genç ölmek yerine ihtiyarlamamızı sağlamış biri. Kuduz aşısını bulan ve pastörizasyonu geliştiren kişi. Nasıl kullanırsanız kullanın kitlesel bir konuya zihinsel açıdan kendinizi vermeye/adanmaya çalışın ve karanlığın içine Merkür – Pluto karesi olan Dahmer gibi çok fazla bakmayın. google.com domain’inde de Merkür – Pluto karesi olduğunu belirtmekte fayda var. Google’a sormak varken neden kolektif ağları kullanmayalım ki? :) Sonsuza doğru yol alan muazzam ağında iletişmeye gerek yok. Google kocaman ve suni bir Sherlock Holmes.

Eş zamanlılığa dair mini bir ara not: Ben yukarıdaki satırları yazarken öğrencim Yeşim, eşiyle birlikte eşinin kariyer analizi için ofisimize geldi. Haritasında Merkür – Pluto karşıtı var. Bir Turkcell bayisi ve kolektif ağlar üzerine ilginç sıradışı fikirleri var. Ve ben şu anda bunları yazarken göklerde Merkür – Pluto karşıtı aktif halde. Eş zamanlılık için enfes örneklerden biri oldu bizim için.

Venüs – Pluto açıları: Venüs dünyevi zevklerle, ikili ilişkilerle ilgili gök cismi. Aynı zamanda 5 duyunun da temsilcisi. Pluto ile açılandığında çok daha derin ve tutku dolu arzulardan bahsediyor oluruz. Bu arzular hemen hemen her alana kayabilir, haritadaki pozisyonu önemli olacaktır. Örneğin Venüs – Pluto karesine sahip Shakespeare gibi dramatik ilişkileri yazabilir (Venüs İkizlerde) veya Ouspensky gibi sıradışı konulara veya Tycho Brahe gibi astronomiye büyük bir tutku ile bağlanabilirsiniz (Onların Venüs’ü Kova’da). Elbette Pluto ölüm de demek. Genç yaşta karısı kaybeden bir çok erkekte de, örneğin Richard Feynmann’da da bu açı bulunur. İnsanoğlunu robotlar karşısındaki, ve robotların da insanoğlunun karşısındaki yaşam-kalım mücadelesini anlatan, psikolojik derinliği fazla yüklü Battlestar Galactica dizisinde de kare açı vardır, Venüs Başak burcundadır. İnsanlarla ilişkiler biraz daha sert, biraz daha onları uzaklaştırıcıdır. Bazen Pluto o kadar derinlik verir ki insanoğlunun acımasız doğası tam olarak bu açı sahibine bütün çıplaklığıyla görülür. Böyle bir durumda açı sahibi insanlığa nefretle bakabilir. Keskinleşen duyular. Örneğin gurme veya burun adı verilen insanların bir çoğunda (benim baktığım haritalarda) güçlü Venüs – Pluto açıları görülür. Bu insanlar sıradan birinin normalde ayırt edemeyeceği koku ve tatları şaşmaz bir şekilde ayırt edebilirler. Venüs fiziksel görünümle de ilgilidir (kadın veya erkek farketmez). Kendi fiziksel görünümüyle çok ilgili ve bunu baştan sona gerek spor, gerek dövme, gerekse de ameliyatlar yoluyla değiştiren insanlarda da beklenilen pozisyonlardan birisidir. Venüs gündüz doğumlu insanlarda anne temsilcisi olduğundan anne ile bağlantılı sorunların da habercisi olabilir.

Mars – Pluto açıları: Yukarıda Pluto’nun Mars’ın karşıtı olduğunu savunmuştum. Haliyle bu açılar yukarıda da bazı örneklemler gibi Mars sembolleri açısından çok iyicil anlamlara sahip değildir. Örneğin bağışıklık sistemini baskılayan veya yok eden hastalıklar. Fiziksel hareket özgürlüğünü engelleyen enerjiler (Parkinson, MS veya kazalar gibi). Ve erkek haritalarında bazen iktidarsızlık veya toplumca tabu kabul edilen konular. Çoğu gayde de bu yüzünden görülen bir açı. Belki uç bir örnek olacak ama Bülent Ersoy’un meşhur ameliyatı sırasında da bu açı göklerdeydi. İyi ama hiç mi olumlu bir semboliği yok? Var. Eğer astroloji ile veya başka bilgelik konularıyla ilgilenen kişilerde görülürse muazzam olumlu bir pozisyondur. Zira kişi büyük değişimlere ve kolektif bilince tohum atacak şekilde hareket özgürlüğüne sahiptir. Aynı zamanda Mars ilkel dürtüler olduğu ve bilgelik konuları daha derin bir seviyede olduğundan kişi tüm ilkel dürtülerden arınmış bir şekilde hareket edebilir. Taşıması ve kanalize etmesi en zor pozisyondur. Bilgelik gerektirir.Ezoterik konularla da ilgisi vardır bu açıların. Zira hareket prensibi dönüştürücü ve öldürücüdür. Seri katillerin idam cezalarında da kare açıların çokca görüldüğünü deneyimlemiştim. Bu yüzden bu pozisyona adaletin acımasız uygulamalı yönünü de gösterdiği için uzun bir süredir “Nemesis pozisyonu” diyorum.

 

Jüpiter ve Satürn açılarını ayrı bir makale altında toplamak istediğimden burada yazmıyorum.

 

 

tişikkirler-pluto

 

Devrim Dölen

17 Temmuz 2015, İzmir

 

Devrim DÖLEN 3 Mart 1977 İstanbul doğumludur. Amerika’da ve Türkiye’de faliyet gösteren çeşitli astroloji ve istatistik gruplarıyla birlikte, profesyonelliğe adım atmadan 22 yılını astroloji araştırmalarına verdi. 1999 yılından itibaren bunların bazılarını hakemli dergilerde, bazılarını da internet aracılığıyla paylaştı.

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de ilk defa YÖK onaylı astroloji eğitmenliği yapmıştır.

1999 senesinde kurulan Gizemciler grubunun kurucuları arasındadır. 2001 yılında kurulan, astrolojiyle ciddi anlamda ilgilenen ve ücretsiz astroloji kursu veren Türkiye’deki ilk Türkçe topluluklardan Astroloji ve Astro-Gunluk gruplarının da moderatörlerinden birisi olan Dölen, 10 yılı aşkın süredir tanıdığı Devrim Yılmazer ve Hakan E. Kayıoğlu ile birlikte 2010 yılında astroturkiye.com sitesinin 3 kurucusundan biri oldu. 2011 yılında ise Devrim Yılmazer’le birlikte Zodyak Astroloji Yayınevini ve Astroloji Akademisi’ni kurmuştur. Halî hazırda çeşitli kitap ve araştırma projeleri bulunmaktadır.

Kedilerle birlikteliği, astrolojik tablolar, tasarımlar ve diorama yapmayı, ekoköyleri, dalmayı, aramayı, yanılmayı ve tekrar aramayı yaşam tarzı haline getirmiştir…

 

 

10 Yorumlar

  1. yine okudum… aşığım bilgiye… Plutoya… teşekkürler… güneşle 120, ayla 60, merkürle kare, venüsle kare, ay düğümleriyle kare yapan, marsla, satürnle kavuşan natal plutom…

  2. Verdiğiniz link için dövmelere ulaşamadım. Pluto ile ilgili bir tatoo istiyorum. Zaten bir anka kuşu taşıyorum üzerimde. Ancak bu tatoo’yu pluto ile bağdaştırarak yaptırmamıştım.
    Ama özellikle ilgimi çekiyor şu an bu dövmelr linki. Yardım eder misiniz
    Pluto-Güneş kavuşumum var.

  3. Benimde haritamda 1.evde Başak burcunda Ay PLuton kavuşumu var.Aralarında 6 derece var.Sürekli bir kendinden memnuniyetsizlik etkisi yaratıyor bende.Gizemli ve mistik konular en çok sevdiğim alanlar.

    • Güven Aslan

      özgecan ındoğum tarihi 22 10 1995 idi kızkerdeşinin 29 09 1994 lütfen bişeyler yazarmısınız neler gözüküyor

  4. Pluto ile hep Gandhi veya Hitler eşleştiliyor.Ama Mars ile açıları, pratik hayattaki görünümü, şahsi olarak bana birebir uyuyor gibi. 23 Eylül 1994 20:30 Sivas doğumluyum. Tek tek yaklaşsakta açılara, tek bir mantık sisteminde plutonu nasıl oturtabiliriz? Zira 4-5 açı olduğunda oluşlarını kaynaştırmak oldukça kafa karıştırıcı görünüyor?

  5. Artemis

    Neptün ile ilişkisinide yazarsanız eksik kalmamış olur, :)

  6. Asaf Deniz Demir

    Çok güzel hocam elinize sağlık

  7. Pluto-Mars karem var. Evet MS hastasıyım. (Mars-Uranüs karşıtım da var.)

    • Merhaba, haritanızın tümünü görmesem de Uranüs karşıtlığına istinaden yazıyorum: Acaba Lyme hastalığı elendi mi? Zira bu iki hastalık birbiriyle sık karışıtırılır ve Uranüs de aslında hiç doğru olmayabilecek bir sonucu gösteriyor olabilir. Elbette sadece bir varsayım. Sevgiler.

  8. Enfes bir makale :) zihninize sağlık :) natal haritada pluto her yerime bir şekilde dokunuyor. Umarım kolektife adanmış iyi ruhlardan olurum. Tesekkurler

Trackbacks/Pingbacks

  1. 10 EKİM ANKARA KATLİAMI | ASTROLOJİ TÜRKİYE - […] PLUTO […]
  2. ATÖLYE OLAY ANI HARİTALARI | ASTROLOJİ TÜRKİYE - […] PLUTO için Ms.Pers […]

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.