SAĞLIK UYARISI

 

 

astroloji-hastalık

 

 

Daha evvel çeşitli yazılarımızda Merkür’ün ve Neptün’ün salgın hastalıklarla ilişkili olduğuna değinmiş ve çeşitli tahminlerde de bulunmuş ve ne yazık ki yanılmamıştık.

Örneğin Jüpiter, Merkür’ün yönetimindeki İkizler burcundan geçerken bulaşıcı hastalık uyarısı yapmıştık. O süreçte Batı Nil virüsünden şarbona, hanta virüsünden korona ve ebolaya uzanan bir skalada Dünya çapında alarm zilleri çaldı. (Bu tahmine ait link: astrolojiturkiye.com/index.php/bulasici-hastaliklar/)

2011 yılında herkesin gündemine düşen ölümcül salatalık salgınını da gene Merkür – Neptün döngüsü üzerinden “… tüm Dünyayı kasıp kavuracak bir bitki salgını, önümüzdeki sene yani 2011’de bizi bazı tarım ürünleri üzerinden krize sokacak gibi görünüyor…” cümlesiyle tahmin etmiştik. (Bu tahmine ait link: astrolojiturkiye.com/index.php/olumcul-salatalik-salgini/

 

Görüldüğü gibi Merkür ve oluşturduğu döngüler salgınlara yol açabiliyor. Eğer daha evvelki yazılarımızı okuduysanız bildiğiniz gibi geçtiğimiz ay, Merkür’ün yönettiği Başak burcunda büyük bir stelyum (gezegen yığılması) meydana geldi. Büyük resimde ise Neptün’ün Balık burcu süreci var. Bu stelyuma transformasyonu temsil eden Pluto da üçgendi. Yukarıda ölümcül salatalık salgını linkinde Pluto ile ilgili bu bilgiyi de göreceksiniz, büyük resimde hala aktif, zira o link Neptün Balık ingress haritası ile ilgili.

Başak burcu hayvan ve insan deneyleriyle ve suni koşullarda üretilen ilaçlar ve destekleyici ürünlerle ilgili. Stelyuma baktığımızda çok iyi şeyler göremedik. Büyütücü etkisiyle bilinen Jüpiter’in de stelyuma katılmış olması kaygı verici. Başak – Balık aksındaki tutulma mevsimi de start aldı.

Zaten etik açıdan da oldukça yanlış olan hayvan ve insan deneylerinden vazgeçmemiz (Başak burcu Balık burcunun tam karşısında, buradaki karşı koyuşlar bir süre sonra misliyle altında kalmayı anlatıyor. Örneğin bir ilaç geliştirdiniz. Bu ilaç yüzünden dolaylı bile olsa daha büyük bir felakete kapı aralamış oldunuz aslında, doğal ve kendiliğinden (Balık) gelişen çözümler her zaman tercih edilmelidir), her şeyin kendiliğinden gelişmesini kabul etmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Doğaya ve düzene hakim olamayız. Sadece öyle sanırız. İşte böyle bir dönem önümüzde.

Malesef hemen hemen tüm tahmin yazılarımda eklemek zorunda kaldığım önemli not: Tabi bu yazdıklarımdan bir kıyamet senaryosunun da çıkarılmaması gerek. Daha önceki tutan tahminlerde başınıza bir şey gelmedi değil mi? Ebola salgınında ölmediniz. Hem astrolojinin “kader” olmadığını da tekrar hatırlatmak istiyorum. Tutan tahminlerimin yüksekliğine rağmen “astroloji hiç bir zaman yanılmaz!” diyerek siz astrolojiseveri aptal yerine koyarak hiç bir zaman yanıltmadım, tutmayan tahminlerimi de hiç gocunmadan aynı sitede senelerdir paylaşıyorum. Astrolog; tahmincidir, daha ötesi, insanüstü bir varlık, kahin veya peygambervari bir şey değildir, tersini iddia eden sahtekardır. Doğada hatalar vardır ve hiç bir şey mükemmel değildir, erkeklerdeki meme uçları, mutasyonlar vb. gibi. Fakat tüm hatalar doğanın muhteşem değişim döngüsüne hizmet eder, hata kötü bir şey değildir.

Her şeyin bütüne (insanmerkezli değil evren merkezli konuşuyorum) hizmet ettiği unutulmamalı. Hastalıklar düzenin kendisini koruma mekanizmalarından sadece birisi.

Bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirecek solar ve marsiyen doğal çözümler kullanabilirsiniz. Solar, Güneş’e ait demek. Güneş’te kızaran tüm meyveler solar meyvelerdir, turunçgiller gibi. Güneş vitae demek olduğundan önemli. D vitamini eksikliğinizin olmadığından da emin olun. Mars bitkileri ise acı tadı olan ve/veya dikenli olmalarından tanınabilecek bitkiler. Mars astrolojide bağışıklık sistemini yönetiyor.

Sadece kendinize değil, hayvanlara da dikkat edelim, bir dönem gelecek onlar için geliştirilen ilaçlar da fayda vermez hale gelecek, pire damlaları vs. Alternatif ve doğaya ters olmayan, doğanın içinden çözümlere ihtiyaç var. (Veya oturup nanoteknoloji ve/veya rezonans teknolojisinin tıbbi gelişimini bekleyeceğiz.)

Not: Grip olmak iyidir. Bence kaçmamak lazım.

 

Sağlıkla,

 

Devrim Dölen

19 Kasım 2015, İzmir

 

Devrim DÖLEN 3 Mart 1977 İstanbul doğumludur. Amerika’da ve Türkiye’de faliyet gösteren çeşitli astroloji ve istatistik gruplarıyla birlikte, profesyonelliğe adım atmadan 22 yılını astroloji araştırmalarına verdi. 1999 yılından itibaren bunların bazılarını hakemli dergilerde, bazılarını da internet aracılığıyla paylaştı.

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de ilk defa YÖK onaylı astroloji eğitmenliği yapmıştır.

1999 senesinde kurulan Gizemciler grubunun kurucuları arasındadır. 2001 yılında kurulan, astrolojiyle ciddi anlamda ilgilenen ve ücretsiz astroloji kursu veren Türkiye’deki ilk Türkçe topluluklardan Astroloji ve Astro-Gunluk gruplarının da moderatörlerinden birisi olan Dölen, 10 yılı aşkın süredir tanıdığı Devrim Yılmazer ve Hakan E. Kayıoğlu ile birlikte 2010 yılında astroturkiye.com sitesinin 3 kurucusundan biri oldu. 2011 yılında ise Devrim Yılmazer’le birlikte Zodyak Astroloji Yayınevini ve Astroloji Akademisi’ni kurmuştur. Halî hazırda çeşitli kitap ve araştırma projeleri bulunmaktadır.

Kedilerle birlikteliği, astrolojik tablolar, tasarımlar ve diorama yapmayı, ekoköyleri, dalmayı, aramayı, yanılmayı ve tekrar aramayı yaşam tarzı haline getirmiştir…

2 Yorumlar

  1. Çok güzel bir yazı olmuş, üzerinde çalışmaya değer
    Teşekkürler

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.