TEVFİK UYAR’IN BİLİMLE İMTİHANI

 

tevfik-uyar

 

Normalde çok okunsun amacıyla yaratılan manşetleri pek sevmem ama Tevfik Uyar seviyor o yüzden ben de gazetecilikte ve yayıncılıkta oldukça sık kullanılan bu yöntemle uygun bir manşet koymak istedim.

 

Önceden Tahmin Edilen Astroloji Karşıtı

2015 yılında astroloji karşıtı olarak parlayan yeni bir yıldız adayı var ve Temmuz ayından beri hemen her yerde, ve hatta ne yazık ki takip ettiğim bilim sitelerinde ve dergilerde bile adını görmeye başladım.

2014 yılında yayınladığımız 2015 Gökyüzü Takvimi’nde 2015 için şunu yazmıştım (Sayfa 522):

“Astrologlar için de çarpıcı bir dönemdir. Astrologlar hem bilgisel, hem deneyimsel, hem de tahminsel açıdan çok daha iyi bir döneme girmelerine rağmen,  gariptir ki ağır tenkitlerle de karşılaşacaklardır. “

Önce Türk Astronomi Derneği’nin yanlış bir haberle başlattığı baskı, son aylarda da Tevfik Uyar adlı bir uçak mühendisinin bir anda astroloji karşıtı kitap yazıp parlaması.

Türk Astronomi Derneği’nin yanlış bir haberi yayacağını tam 3 gün öncesinden astrolojik tekniklerle tahmin etmiştim (Bkz: https://www.facebook.com/AstrolojiTurkiye/photos/pb.175395072481136.-2207520000.1443912504./986253568061945/?type=3&theater )

Temmuz ayında da en büyük astroloji karşıtı saldırının olacağını öngörmüştüm ki o sırada da Tevfik Uyar’ın şu anda meşhur olan kitabını duyduk. (Bkz aynı link)

Her ne kadar kendisi “ben uzun zamandır varım, siz beni tanımıyorsunuz.” diyorsa da (bu cümle de elbette bir ad hominem vakası çünkü bilimsel yayınları çok fazla takip edenlerden biriyim, hatta eski fahri Tübitak muhabiriyim ve hakemli bilimsel dergilerde makalelerim yayınlanmıştır.) kendisi istatistikten anladığını iddia ediyor, bir bakmasını tavsiye ederim çıktığı medya-basılı yayın rakamları açısından.

Bu argümana yanıt geldi:

tevfik-uyar-sahte-mütevazilikle-manuplasyon

Tevfik Uyar burada gene bir safsataya düşmüş (veya okuduğunu anlamamış, yalnız cümle güzel kurulmuş hakkını yememek gerekiyor). Zira kendisi önemli olduğu için tahmin edildiğini sanıyor. Hayır aynı Türk Astronomi Derneği örneğinde olduğu gibi önemli değil, ASTROLOJİYLE ALAKALI olduğunuz için tahmin edildiniz, bizim böyle bir hobimiz var. Kendisini dürüst bir biliminsanı olarak tanımlayan birisinde bu sahte mütevazilik cümlesi sırıtıyor.

Yıldızlar, daha doğru bir ifadeyle astroloji “baktığınızı” görebileceğiniz, üzerinde tahminler yapabileceğiniz yerdir. Bugün Etiyopya’daki gelişmelere veya evdeki kedime de bakıyor olabilirdim bu onların Türkiye için önemli olduklarını göstermiyor. O günlerde de gelecekteki astroloji karşıtlığı ne zaman diye bir göz atmıştım, baktığınız yeri biliyorsanız önemsiz olay ve kişileri tahmin edebilirsiniz.

 

Tevfik Uyar’ın Bilim Otoritesi Gibi Lanse Edilmesi

Üstelik Tevfik Uyar uçak mühendisi olmasına ve konuyla ilgili veya konunun çevresindeki bilgilere hakim olmamasına rağmen, tanıtımı “bilim insanı” olarak yapılmaktadır. Tarama yaptırdığımız zaman da çeviriler ve bilim kurgu öyküleri, havacılık haberleri ve çeviri bilimsel kaynaklar haricinde kendisinin ortaya koymuş olduğu bir “makalesine” rastlayamadım (makale ve yazı ayrı şeylerdir malum). (Düzeltme: Makalesi varmış. Ben hala bulamadım ama büyük ihtimalle benim beceriksizliğimden, Twitter üzerinden yalan söyleyecek hali olmadığını düşünüyorum. Ha bu onu hala astrolojinin bilimselliğini tartışacak bir otorite haline getirmiyor, o ayrı, aşağıda açıklıyorum).

Bilim insanı olmanın ölçütü popüler bilim veya bilim kurgu yazıları yazmak veya her hangi bir üniversiteden mezun olmak değildir. Eğer böyleyse çok şanslıyız demektir, Türkiye’de bir çok bilim insanımız var. Türkiye Bilimler Akademisi’nin kurucusu Celal Şengör bakın ne itiraf ediyor: “Türkiye de bir tane üniversite bile yoktur ki, lise seviyesinde bile değildir.” 2010 yılında Oslo’da Türkiye’deki bilimin hali için yapılmış konuşmanın da dinlenmesini ek olarak öneriyorum. Türkiye’de özellikle gök bilimi konusunda sadece çevirilerle ve NASA’nın kendisine sunduklarıyla idare eden, astrologları kendilerine rakipmiş gibi algılayan astronomlardan ise bahsetmek bile yersiz.

Özetle Tevfik Uyar : Astrolojinin bilim olup olmadığına karar verebilecek otoritelerden birisi değildir. Kendisinin otorite olmadığını, hatta kendisini bilim insanı sayamayacağını ben değil 2010’daki Oslo konuşması ve Türkiye Bilimler Akademisi’nin kurucusu söylüyor. Ben de kitabını okuduktan sonra eski bir Tübitak muhabiri olarak pek bilimsel bulmadığımı söylemeliyim, nedenlerine aşağıda değineceğim. Tevfik Uyar ancak bilimi seven ve popüler bilim yazıları yazan bir üniversite mezunu olarak kabul edilebilir.

Bilim otoritelerine gelirsek: Bugün bilim otoritelerinin bir çoğu astrolojiyi bilim olarak kabul etmemekle birlikte bir çok otorite de astrolojiyi bilim olarak kabul etmektedir (Astrofizikçi Percy Seymour, psikoloji ve kozmoloji profesörü Richard Tarnas veya Sorbonne Üniversitesi’nden istatistikçi ve araştırmacı Michel Gauquelin astrolojiyi bilim olarak kabul eden isimlerden bir kaçıdır. Şüpheciler topluluğu olan CSICOP ve üyeleri hemen hemen sonuçları negatif çıkan tüm astroloji karşıtı testlerde ise yer almakta ve bu alanda hayli fazla etkinlik sürdürmektedir). Bu konudaki tartışmalar uzun bir süredir sürmektedir. Ne var ki Tevfik Uyar bu yetkinliğe sahip değildir ve bu tartışmada yeri olabilecek bir pozisyonu ve yetkinliği bulunmamaktadır. Bilimsel kimliğini yukarıdaki isimlerle karşılaştırmaya ve yetkinliğini sorgulamaya hakkımızın olduğuna inanıyorum.

 

Kitabının 132. sayfasında gayet iddialı bir biçimde Tevfik Uyar şöyle yazıyor: “Kuşkucu ve dürüst bir biliminsanı olarak bu ihtimalleri (bir deney için) küçük de olsa yadsımıyorum.”

136. sayfada iddia sahipleri iddialarını ispatlamakla yükümlüdürler diyor Tevfik Uyar. Bu söze kesinlikle katılıyor ve bir üst cümlede geçen iddiayı kanıtlayıp kanıtlamadığına kendi yazdığı kitabından anlamaya çalışıyoruz.

 

Kuşkuculuk ve Artık Bilimdışı Olan Fanatizm Arasındaki Fark

İnsanlar kuşkucu olabilirler, astrolojiye inanmayabilirler, tanrının varlığına, tıbba, hatta Ay’a gidildiğine bile inanmayabilirler, bugün teknolojik yaşamdan uzak kalmayı seçen, NASA’nın fotoğraflarına bile kuşkuyla yaklaşan, uzak duran toplumlar/insanlar vardır. Bunlar en temel insani haktır, bir şeye inanmak veya inanmamak, olgusal olan bilim hariç. Bugün gerçek bir bilim insanı olan Richard Feynmann bir aşama daha üstte yer alarak diyor ki: “Hiç bir bilgide ve bilimde kesinlik yoktur.” ve Türkiye Bilimler Akademisi’nin kurucusu Celal Şengör de de durum aynı. (Bilimle yüzeysel ilgilenen akademisyenlerde kraldan çok kralcılık yapma havası almamak imkansız öyle değil mi?)

Ne var ki “kuşkuculuk” denen olgu karşıt olduğunuz şeyi hiç bir şekilde anlamadan ona karşıtlık yapmak, araştırmamak, okumamak, cevapları es geçerek görmezlikten gelmek, işine gelen bilgiyi alıp diğerlerini almadan taraflı davranmak değildir.

Bugün aspirinin ateş düşürdüğüne inanmıyor olabilirim ama oturup nobel hastalığına sahip biri gibi oturup aspirin karşıtı bir yazı yazacaksam, bu konudaki kaynakları okumaya çalışırım. (Nobel Hastalığı: Bilimle ilgilenen kişilerin bilmediği bir konuda ahkam kesmesine deniyor. Ve çoğunlukla sonu elbette yanılgıyla bitiyor. En çok nobel ödüllü biliminsanlarında görüldüğü için hastalığa bu ad verilmiş, ilgilenenler için: http://rationalwiki.org/wiki/Nobel_disease Bu arada yanlış anlaşılmasın Tevfik Uyar’a nobel hastası demiyorum çünkü malum o bir nobel ödüllü bilim insanı değil)

 

Araştırmak ve Bilimsel Bilgide Seçici Davranmak

Fakat Tevfik Uyar’ın kitabına ve söylemlerine bakıldığında verilmiş her cevabı görmezlikten geldiği görülüyor. Kitabında astroloji karşıtı olarak sunduğu argümanlar biz astrologlar için hiç de yeni değiller. Ve bu argümanlara defalarca cevaplar verildi. Henüz en basitinden takımyıldız-burç ayrımını bile yapamayacak düzeyde bir bilgisizlikten bahsediyoruz. Ve bu cevabı isteyen herkes kısa bir google taramasıyla bulabilir.

Böylesine bir bilgisizlik sürekli “Dünya yuvarlak mı yoksa düz mü?” diye soran bir çocuğu anımsatıyor. “yuvarlak” diyorsunuz ama o 2000 yıldır sormaya devam ediyor:

“takımyıldızlar burçlar mı?”

“hayır takımyıldızlar takımyıldızdır, burçlar değildir.”

“takımyıldızlar burçlar mı?”

“Burçlar burçlardır, takımyıldızlarla ilgisi yoktur.”

“takımyıldızlar burçlar mı?”

“Takımyıldızlar burçlar olsaydı takımyıldız derdik burç demezdik değil mi?”

“takımyıldızlar burçlar mı?”

 

3 Ocak 2016 editi: Hala aynı şeyi söylemekte, cevaplarla ilgilenmiyor.

 

Kitabın Adı “Burçların Bilimle İmtihanı” Olmalıydı

Kitabın adı burçların bilimle imtihanı olmalıydı çünkü kitabın kendisi baştan sona bir “burç” reddi, astrolojiye dair şeyler o kadar az ki. Kitap tüm bir yapıyı burç falları üstüne kurmuş. Deneyler, alıntılar vb. Her şey burçlara karşı. Bu noktada Tevfik Uyar’ı kendime benzettiğimi itiraf etmeliyim. Ama niye kitabın adı “Astrolojinin Bilimle İmtihanı” derseniz; kafalarda burçlar=astroloji olduğu için elbette, bir başka bilgi eksikliği daha.

Yalnız dürüst olduğum için (aynı Tevfik Uyar’ın kendisine söylediği gibi) astrolojiyle ilgili nadir olarak ele alınmış şu noktayı açmalıyım: Kitabının 124. sayfasında Jüpiter-Satürn kavuşumu için söylenen sözlere (Dünya’yı değiştirmek) karşı çıkıyor ve diyor ki “Dünya’yı değiştirecek kudrette insanların sayıları bu kadar az değil ve her yıl böyle insanlar Dünya’ya gelmeye devam ediyorlar”

1986 yılında meydana gelen Çernobil Faciası’ndan sonra bir çok kanser vakasında artış görüldü dersek eğer Tevfik Uyar mantığıyla hemen şu cümleyle itiraz etmemiz gerekiyor: “Fakat kanser vakası sayısı bu kadar az değil ve her yıl kansere yakalanan insanlar oluyor.”

Yani Tevfik Uyar bu noktada bir safsataya (Fallacy of the Straw-Man) düşmüş. Aynı safsataya Satürn-Pluto döngüsü için yaptığım yorum nedeniyle benimle ropörtaj yapan Arsel Acar da düşmüştü. Gene de Arsel Acar’ın Tevfik Uyar’dan daha iyi bir araştırmacı olduğunu görüyorum, cevaplar istedi, hem de tam yerinden, işine geleni almamazlık yapmamıştı ve nadir bir kişilik özelliği olarak gördüğüm için beni şaşırtmıştı. Nadir diyorum çünkü bir bilginin onaylayıcıları veya karşıtları genellikle ne yazık ki fanatik olurlar.

Not: Arsel Acar gibi fanatik ve medyatik olmayan kuşkucuları seviyorum ve gerekliliklerine yürekten inanıyorum. Bir toplumda herkes aynı şeyi bir ağızdan söylememeli. Ve kuşkuculuk toplumda bir fren vazifesi görür. Örneğin ortalıkta kuşkucular varken o bilginin uygulayıcıları daha özenli ve daha dikkatli olurlar. Hiç bir kuşkucunun olmadığı yerde her şey tehlikelidir. Sonu çok tehlikeli yerlere varır.

 

İşe Gelen Bilgiyi Almak, Gelmeyeni Görmezden Gelmek

Tevfik Uyar’ın bazı astrologların çıkmayan tahminlerinin yayınını yaparken, çıkan tahminlerin yayınını yapmadığı, yani taraflı davrandığı, sadece işine gelenleri aldığı kitabında açıkça görülüyor. Hatta bizim tüm tahminlerimizi kanıtlarıyla ortaya koyduğumuz astrolojiturkiye.com sitesini de her nedense es geçtiği görülüyor, halbuki bu sitede gayet “dürüstçe” çıkmayan tahminlerimiz de yer alıyor. Kendisi kitabının adında “astroloji” kelimesi geçirmesine rağmen neden sadece “burçları” ele almış olabilir? Bizler binlerce yıldır astrolojinin burçlardan oluşmadığını söylediğimiz için bir açık olarak görmüş ve oradan yürümüş olmalı.

Görmediğine, haberi olmadığına inanmak güç, zira şu anda astroloji siteleri arasında hit oranı en yüksek sitelerden bahsediyoruz ve Facebook hayran sayısı 133.000 olan ve 2014-2015 aralığında astroloji dalında bir üniversiteye iki öğretim görevlisi birden göndermiş bir kurumdan bahsediyoruz. Ve kendisinin de yazarı olduğu siteden Arsel Acar direkt bize ulaşmıştı ve o ara karşılıklı yazılar her iki taraftan da çok fazla okunmuştu (bizim o ilgili yazımız 200.000 civarı okumaya ulaştı, bu rakam bir yazı için hayli büyük kabul ediliyor).

Bir başka bu maddeye uyan konuyu da astroloji araştırmaları konusunda yapmış Tevfik Uyar. Bugün bir çok literatüre geçen ve hakkındaki tartışmalar halen süren astroloji istatistikleri vardır. Taramalarımızda Tevfik Uyar’ın bu araştırmaları tek bir kaynaktan aldığı, yalnız yanlı olarak astrolojiyi doğrulayan değil, sadece yanlışlayan araştırmaları kitabına koyduğu görülüyor. Bu da kitabının bilim dışı olduğuna bir başka kanıttır. Örneğin önemli bir isim olduğu için bilim dünyasının çok iyi bildiği Gauquelin’in astrolojiyi doğrulayan deneyinden bu kitapta eser yok çok basitçe.

Bilim taraflı değildir. Biliminsanı da taraflı değildir.

 

Safsatalar

Tevfik Uyar’ın kitabı safsatalarla dolu. Bunlardan en çok kullanılanı “bir bilen safsatası” olarak bilinen safsata. Biz astrologlar, astrolojiyi bilim olarak kabul eden her hangi bir bilim insanından bahsettiğimizde bir bilen safsatasına düşmekle suçlanırız. Halbuki bir bilen safsatasını en çok kullanan astroloji karşıtları. Zaten her şeye karşı olan Adorno’nun bile astroloji hakkında söylediği sözleri örnek gösterebiliyorlar. Siz Kepler’i veya astrofizikçi Percy Seymour’u filan hayır: Örnek gösteremezsiniz çünkü bir bilen safsatası olur. Bu çifte standart bilimin hangi kriterinde? Adorno’yu Percy Seymour’dan üstün kılan şey ne? Sadece birileri öyle istedi.

Hayır: Nasıl pire için yorgan yakılmazsa bir kaç kişi yüzünden de bilimden soğunmaz. Bu noktada dürüstüm, kapalı grubumuzda Tevfik Uyar’ın ropörtajını Bilim ve Ütopya dergisinde görüp de bir daha o dergiyi almayacağını söyleyen öğrencime de aynısını söyledim: Bilim tüm bunlardan daha büyük bir şey üç-beş kişinin manüplasyonu yüzünden bilimden soğunmaz.

Diğer sık kullanılan safsata ise argumentum ad hominem (Adam karalama safsatası. “Saldırı Safsataları”ndandır. Bir başlık altındaki  tartışmalarda, yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkmak suretiyle yapılır). Astroloji karşıtlarıyla şimdiye kadar yaptığım tüm söylemler (Arsel Acar ve Ethem Derman hariç, Osman Demircan’da bolca) argumentum ad hominem safsatasından öteye geçmedi. Sanırsınız ki karşınızda Saturn V’in tasarımcısı filan var, siz de anaokulu terksiniz.

Aşağıda da bu yazı için attığı bir tweet’te böyle bir örneği görebilirsiniz, zira kitabını inceleyen ilk astrolog değilim, kastetmeye çabaladığı şey belli:

tevfik-uyar-ad-hominem

Bir başka ad hominem örneğin, karşısındaki insanın bilimsel kitap okuyup okumadığından habersiz ve egosal bir çıkışla ne bilimsel alıntılama zahmeti bile gösterilmemiş kitabının bilimsel olduğunu iddia ediyor, dediğim gibi öyle bir ad hominem safsatasına düşüyorlar ki sanırsınız Saturn V tasarımcısı, siz de anaokulu terksiniz:

tevfik-uyar-ad-hominem-örneği

 

Ek: Astrolog algısının ne olduğu görülüyor, bu yüzden ad hominem’e çok sık düşüyor, bir dönemde tavsiye ettiğim kitapların “bir kısmının” listesini şuraya örnek olsun diye koyuyor ve okuduğum makale sayısından hiç bahsetmiyorum, ayrıca “okumayı” kendisine tavsiye ediyorum:

 

Yani bilimsel kitap gördüğümde anlayabiliyorum, bilimsel olmayanı gördüğümde de anlayabiliyorum. Şu ana kadar Tübitak’tan çıkmış olup da okumadığım bir kaç kitap vardır sadece. Kendisinin kitabı bilimsel değil. Ne bilimsel alıntılama yöntemi kullanılmış ne de cevabı halihazırda varolan argümanlarını düzeltmemiş, kitabın içi aşağıda da görmeye devam edeceğiniz safsatalarla dolu. Açık ve net. 

 

 

Hiç bir Temeli Olmayan İddialar’dan veya Yanlış Verilmiş Bilgilerden Bazıları:

1.) Astrologların bilimadamlarına “tü kaka” demeleri (S.153. Tevfik Uyar bilimi yalnızca kendisinin sevdiğini düşünüyor, algısı medya falcısından öteye uzanamıyor, uzansa da görmemek hoşuna gidiyor.)

 

2.) Poincare önermesini çözen Rus matematikçi Gregory Perelman’ın bir milyon dolarlık ödülü reddettiği. (s.149. Tevfik Uyar eğer takip etseydi Perelman’ın bu ödülü hemen sonra kabul ettiğini farkedebilirdi)

 

3.) Zaman İkizleri deneyinde aynı zaman diliminde doğan 2000 bebek üzerinde çalışma yapıldığını söylüyor Tevfik Uyar. (s.146 ne yazık ki çalışma aynı zaman diliminde yapılmamıştır. Bebeklerin yükselen burçları bile aynıdır denmemiştir, kaynak olarak verdiği linke bakıldığında 1958 yılının Mart başlarında doğan 2000’den fazla bebek denmektedir. Yani bebekler zaman ikizi değillerdir. Gerçek bir zaman ikizi yazısı için: Bkz: http://www.astroturkiye.com/astrolojinin-kaniti-kozmik-ikiz-aktris-ve-katil/ )

 

4.) Tevfik Uyar’ın Tetrabiblos’dan yaptığını söylediği sayfa 138’deki çeviriyi kontrol edemiyoruz çünkü kaynaklarda genel olarak sorun var, aynı sayfalarda gösterilmiyor ve hiç bir bilimsel alıntılama şekli kullanılmıyor, arka sayfaya atılmış durumdalar.

 

5.) Fizikçi John D.McGervey’nin astrolojik istatistik sonucunu “bir burcun bir başka burca anlamlı üstünlüğü olmadığını ortaya koydu” diyor. (s.13,135. Halbuki bu istatistikte Başak burcunun öne çıktığını söylüyor?)

 

6.) Astrolojik kaynaklarda Carlson deneyi hala çokca eleştirilir ama her nedense bu eleştirilere cevap niteliğindeki McGrew ve McFall Deneyi’ne pek değinilmez. (s.131 Tevfik Uyar astrolojik kaynaklara çok hakimmiş havasını yaratan bu cümleyi kuruyor ama en çok ziyaret edilen astroloji sitelerinden astrologer.com/tests/mcgrew.htm linkini kaçırmış nedense. Gene bir araştırma eksikliği veya kronik hale gelmiş görememe durumu)

 

7.) Astrologlar hatalı korelasyon kurmaya yatkındırlar. (s.118 Tamamen hatalı bir varsayımdan ve bilgisizlikten ibaret bir cümle. Buyrun sitemizde astrolog ve MENSA (High IQ Society) üyesi Hakan E. Kayıoğlu’nun bir örneği: http://www.astroturkiye.com/house-strength-of-the-part-of-reasoning-and-iq-statistics/ Bu sadece bizim siteden bir örnek, eğer araştırma zahmetine girilirse başka örnekler de var elbette.)

 

8.) Aynı sayfada astrologların hatalı korelasyonlar kurmasını, “gereksiz genelleştirme safsatası”na bağlıyor Tevfik Uyar. Safsata klavuzunun yazarlarından olan astrolog dostumuz Hakan E. Kayıoğlu’nun bu cümleyi (7. madde ile birlikte) okuduğunda hafifçe güleceğinden eminim. Sanırım Tevfik Uyar MENSA’ya hiç bir zaman üye olamayacak (aynı benim gibi elbette:). (Düzeltme: Burada Tevfik Uyar’ın IQ’suna hakaret etmiyorum ama öyle algılanmış, bu algı için özür dilerim çünkü büyük ihtimalle benim hatam, aslında burada söylemeye çalıştığım şey küçümsediği kişilerin de kendisi ile karşılaştırılabileceği ve bazı konularda kendisini geçebileceği gerçeği.)

 

9.) Astrolojinin kendine hep 17. yüzyıl öncesinden dayanak bulmasının başlıca nedeni, Kepler ve ardıllarının bulgularının karanlık Ortaçağ’ı sona erdirmesi ve insan aklının parladığı yeni bir dönemin başlamasıdır. (s.114. Tevfik Uyar’ın bahsini ettiği Kepler ve ardıllarının tümü de astrologdurlar. Günümüzdeki dayanakların bir kaçından “Tevfik Uyar’ın Bilim Otoritesi Gibi Lanse Edilmesi” maddesinde de bahsetmiştim, gene çürük ve yanlış bir bilgi.)

 

10.) “Siz geçiminizi bu yolla sağlıyorsunuz, bense gönüllü olarak ve hiç bir maddi kazancı olmadan gerçeği anlamaya ve anlatmaya çalışan biriyim: Bizim anlaşabilmemiz zaten mümkün değil…” (s.107. Birisi Tevfik Uyar’a bazı astrologların 10-15 yıl neden hiç bir maddi kazanç sağlamadan astrolojiyi araştırdıklarını ve uyguladıklarını sormalı. Bunlardan birisi de benim. Üstelik ben Tevfik Uyar gibi bir tazminat davasından, maddi bir kazanç da sağlamadan 15 yıl boyunca “hiç bir şey kazanmadan” astroloji çalıştım. Peki benim şu anda mühendislikten gelir elde etmiyor olmam beni mühendislik konusunda Tevfik Uyar’dan ve mühendis astrolog dostumuz Hakan E.Kayıoğlu’ndan daha yetkin yapar mı? Tevfik Uyar’ın kaç safsataya düştüğünü sayamıyorum artık. Kaldı ki insanlar bir olguya karşıt olurken veya bir olguyu kullanırken (astrolojinin içindeki şarlatanlar örneğin) temel motivasyonları sadece para kazanmak olmayabilir, bunun şöhret hırsı var, kişilik kanıtlaması var vs.

Edit: Tevfik Uyar’dan bu maddeye cevap geldi. Yukarıdaki cümleyi anlamamış veya manüple ediyor, çünkü şöyle diyor:

tevfik-uyar-okuduğu-cümleyi-anlamamış

 

Daha açık olsun diye not (zira Tevfik Uyar okuduğunu anlamamış görünüyor): özgeçmişimde (altta) tarihler var ama atlanmış: 1992-2010 yılları arasında astrolojiden beş kuruş kazanmadım, tam aksine dünya dolusu para, zaman ve emek harcadım, 2010 yılından bu yana meslek haline getirdiğim halde de hala da çeviri ve kaynaklara harcamaya devam ediyorum. İstanbul Aydın Üniversitesi’ne “kurs satarken” (?) bile alacağım maaşı hiç konuşmadım, onlar da aynı şekilde, maaş günüm geldiğinde öğrendim ne alacağımı. Ticari bir şirket için birden bire maaşlı bir eğitimci olmak pek kazançlı olmasa gerek sanki? Neden insanların hemen aklına para geliyor, Üniversiteler ve insanlar idealist olamaz mı? Şunu da belirtmeden geçmeyeyim: Bir işten para kazanılması nazarımda kötü bir şey değil, insanın sevdiği işi yapması sadece. Başından beri kazansalar bile meslektaşlarımın bir çoğunun bu işe aşık olduklarını birebir biliyorum.

 

 

11.) Pluto gibi daha pek çok cüce gezegen var: Ceres, Haumea, Makemake […] Şu durumda en azından Eris ve Ceres’in de astrolojik yorumlara dahil edilmesi gerekmez mi? (s.102 Tevfik Uyar ilginçtir bir google araması yapmaya zahmet etmemiş, gene bilmediği bir konuda bilgi vermeye çalışıyor, onu bu zahmetten kurtaralım, iyi ki google var, yoksa kitap öner vs. hiç gelemezdi: https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#q=asteroid%20in%20astrology

 

 

 

Kitabının 146. sayfasında soruyor Tevfik Uyar: “Bilim bağnaz mıdır?” cevap veriyoruz: “Hayır bilim asla bağnaz değildir, ancak sadece bazı insanlar bağnaz olabilir, kraldan daha kralcı davranabilir, onlara da bilim insanı denmiyor zaten.”

 

Başbakan Erdoğan’a ‘Fransa’ya uçak satmadan ölmeyeceğini’ söyleyen Tevfik Uyar’a bu konuda başarılar diliyor ve bilim insanlarının kendi konularında çok derin araştırma yapmaya vakit ayırdıklarını hatırlatmak istiyoruz. [Düzeltme: Burada Tevfik Uyar’a kişisel sataşma yaptığım düşünülmüş (“mühendis hem de yüksek” lakaplı biri tarafından). Bunun kararını okuyucuya bırakıyorum]

 

Yazıyı daha sonra genişletebilirim.

 

Devrim Dölen

4 Ekim 2015, İzmir

 

 

Devrim DÖLEN 3 Mart 1977 İstanbul doğumludur. Amerika’da ve Türkiye’de faliyet gösteren çeşitli astroloji ve istatistik gruplarıyla birlikte, profesyonelliğe adım atmadan 22 yılını astroloji araştırmalarına verdi. 1999 yılından itibaren bunların bazılarını hakemli dergilerde, bazılarını da internet aracılığıyla paylaştı.

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de ilk defa YÖK onaylı astroloji eğitmenliği yapmıştır.

1999 senesinde kurulan Gizemciler grubunun kurucuları arasındadır. 2001 yılında kurulan, astrolojiyle ciddi anlamda ilgilenen ve ücretsiz astroloji kursu veren Türkiye’deki ilk Türkçe topluluklardan Astroloji ve Astro-Gunluk gruplarının da moderatörlerinden birisi olan Dölen, 10 yılı aşkın süredir tanıdığı Devrim Yılmazer ve Hakan E. Kayıoğlu ile birlikte 2010 yılında astroturkiye.com sitesinin 3 kurucusundan biri oldu. 2011 yılında ise Devrim Yılmazer’le birlikte Zodyak Astroloji Yayınevini ve Astroloji Akademisi’ni kurmuştur. Halî hazırda çeşitli kitap ve araştırma projeleri bulunmaktadır.

Kedilerle birlikteliği, astrolojik tablolar, tasarımlar ve diorama yapmayı, ekoköyleri, dalmayı, aramayı, yanılmayı ve tekrar aramayı yaşam tarzı haline getirmiştir…

13 Yorumlar

  1. Hep aynı nakarat diyeceğim duruma popüler olan bir konuya atıp tut meşhur ol başka bir amacı yok bunların bir bilim insanı asla böyle bir yol izlemez hiç bilim insanı görmesek inanacağız.

  2. ismini vermek istemeyen astroloji akademisi öğrencisi

    “mühendis hem de yüksek” bey:

    güzel kardeşim,
    bana kalırsa astronomi de bilen astrologlara “astronomi-astroloji ayrımı nasıl olurmuş anlatma” misyonunu bir kenara bırakıp, kendi dar deneyimlerinizle edindiğiniz istatistik sonuçları ve bunlara dayanarak kurduğunuz “astroloji sonuçlarına” dair hipoteziniz ne kadar nesnel, onu anlamaya çalışın. böylece, kendi içsel bütünlüğünüz için daha iyi bir şey yapmış olursunuz, çünkü bilincinizle bastırsanız da bilinç altınız tüm kaytarmalarınızdan haberdar, benden hatırlatması:)

    neden kaliteli bir, bir diyorum bakın birkaç bile demiyorum, astrologdan danışmanlık alıp böylece kurduğunuz hipotezlerin geçerliğini sınayıp, buna göre daha bilimsel bir tutum içine girmek yerine ne yüksek iqnuza ne de seçkin öz geçmişinize yakışan biçimde sığ tutum içinde olmayı tercih ediyorsunuz? siz-engin akıl kapasitesinizle- bu kadar araştıran, iyi yetişmiş, yazacak bir sürü içi dolu cümlesi ve kitabı olan insanların sadece 12 burcun peşine takılabileceğini nasıl düşünebilirsiniz, insanları nasıl bu kadar küçümseyebilirsiniz, inanın bunu aklım almıyor.

    sizin gibi ülkenin en akıllılarının, hatta akademisyenlerinin ve bilim insanlarının bu konuda hiçbir ciddi araştırma içine girmeden ve üstüne düz mantık kurarak, aynı teraneden sürekli dem vurup yanılıp yanıltmaya çalışmalarına şahit oldukça şaşkınlığın yerini kaygı alıyor bende. ya sizler etrafınızdakileri aptal sanarak zekayı perdeleyen en büyük egosal insan yanılgılarından birinin içindesiniz ya da ben herkesin iyi niyetli ve samimi olduğunu sanacak kadar safım. yolunuz aydın olsun, sevgiler…

  3. Mehmet Peker

    astrolog algım değişti amk. la bu astrologlar hani falcı cadı üfürükçü gibiydi?! ula tevfik!

  4. Oytun Kara Anık

    Bu yorumu onaylayacağınızdan emin değilim ama pek çok bilgiyi görmezden geldiğinizi sanıyorum.

    astrolojiye saygımız var ama astrolojiyi birini küçülterek savunmak doğru bir davranış değil. IQ ne kadar mühim bir kıstastır bilmiyorum ama bi önceki yorumda söylendiği gibi, teyfik bey ales sınavında iki defa türkiye derecesi yapmış, havacılık alanında kaza kırım ve emniyet uzmanı olarak çalışan, kendisini uçak kazası yorumlarıyla biliyoruz tvlerden zaten, bildiğim kadarıyla yüksek lisansı ve doktorası da olan birisi. ‘bilim insanı değil bir üniversite mezunu’ dediğiniz kişinin türkiyede yüzlerce radyo programı, makale, haber yazdığını üzülerek hatırlatmak isterim. bende havacılık sektöründe birisiyim ve onun pozisyonunda çalışan birinin maaşı yanında bu uğraşlarının kazanç amaçlı değil sadece hobi amaçlı olduğunu tahmin ediyorum.

    • Düşündüğünüzün aksine hakaret içermeyen (ve çeşitli sitelerde hep aynı ve/veya daha ağır şekilde dadanmamış kişiler mevzu bahisse. Çünkü onlar bana oralarda cevap hakkı tanımadılar) her yorumu onaylıyorum, belki twitter’da bazılarını engellememin sebebi bana sokak ağzıyla yaklaşmalarıdır ne dersiniz? Ben astrolojiyi birini küçülterek savunmuyorum, siz konuyu baştan sona ya okumamışsınız veya yanlış anlamışsınız.

      Tevfik Uyar birilerini küçülterek karşıt görüşü savunmaya çalışmaktadır, örnekleri paylaştım zaten hepsi yukarıda, başka, küçültmeye çalışmak dışında bir saldırı şekli yok. “hocam” dediği şahsın seviyesi ve bilimsel açıklamasını da şu linkten görebilirsiniz: https://twitter.com/AstroTurkiye/status/650738970083655680

      Bu arada buraya cevap yazan karşıt görüşler keşke arkadaşlarını savunmak yerine yazıda apaçık görünen yanlışlıklardan bir kaç tanesini açıklasalar zira “çok zekidir, mükemmeldir” demek kişisel görüşten başka bir şey ifade etmiyor, ben de birilerini seviyorum ama çıkıp yanlış bir argümanı savunan birisine eleştiri yöneltiğinde “ama o çok efendidir filan” demeyi saçma bulurum.

      Bu arada bilim insanı değil diye ben demiyorum, tekrar edeyim: OSLO diyor. (Yazıda açıkladım okursanız)

      • Bu arada Tevfik Uyar’ın zekasını yorumlamadım, bakın tam metin şu:

        7.) Astrologlar hatalı korelasyon kurmaya yatkındırlar. (s.118 Tamamen hatalı bir varsayımdan ve bilgisizlikten ibaret bir cümle. Buyrun sitemizde astrolog ve MENSA (High IQ Society) üyesi Hakan E. Kayıoğlu’nun bir örneği: http://www.astroturkiye.com/house-strength-of-the-part-of-reasoning-and-iq-statistics/ Bu sadece bizim siteden bir örnek, eğer araştırma zahmetine girilirse başka örnekler de var elbette.)

        8.) Aynı sayfada astrologların hatalı korelasyonlar kurmasını, “gereksiz genelleştirme safsatası”na bağlıyor Tevfik Uyar. Safsata klavuzunun yazarlarından olan astrolog dostumuz Hakan E. Kayıoğlu’nun bu cümleyi (7. madde ile birlikte) okuduğunda hafifçe güleceğinden eminim. Sanırım Tevfik Uyar MENSA’ya hiç bir zaman üye olamayacak (aynı benim gibi elbette:).

        Burada Tevfik Uyar’ın zekasına hakaret nerede? Uyar’ın karşı görüşün savunucularını aptal yerine koymasına bir örnektir yapılan karşılaştırma.

        Bu arada pek çok bilgiyi asıl sizlerin görmezden geldiğini düşünüyorum. Hakaret içermeyen nadir yorumlardan olduğu için bu kadar yazdım, mazur görünüz.

  5. Süreyya C.

    Bilgiye anlam katamayan bilgiyi kullanmasını bilemez! Bilimsel metotlardan bîhaber olan kendisine bilim adamı diyemez! IQ’sunun bol olduğunu düşünen ve size temennide bulunan yüksek yüksek mühendisler IQ’larını kendilerine saklasınlar! Bir endüstri mühendisinden sevgiler Devrim hanım, yazınızda yeterince zeka var tabi okuyana! bir tavsiye: sitenizi düzgün bir hale getiriniz. kategoriler karışık, sadelik iyidir!

  6. astrolog metin kiraz

    Bu kadar uzun bir yazı için gösterdiğin sabır ve çaba için seni taktir ederim…Özetle deneyimli iyi bir astrolog ve istatistikçi olmayanın astrolojiyi test etmek için bilimsel bir model kurması mümkün olamayacağından bu kişini yazdığı kitabın bir değeri olduğunu sanmıyorum..Bu konuda fazla zaman harcamak bana abesle iştigal gibi gelmekte.selamlar…

    .

  7. İsmet Tezcan

    twiter’da görüp yazınızı okudum. hızımı alamayıp bir kaç yazınızı daha okudum. hatta diğer sitenizi inceledim. astrolojiye inanan birisi değilim. ama argümanlar açıkça ortada. size twitterdan gelen AKADEMİSYENLERİN cevaplarının kalitesizliği de ortada. cevaplarınızı değerlendirdikten sonra astrolojiyi incelemeye karar verdim. hala olağanüstü bir iddia gibi görünüyor. eğer gerçekten çalışıyorsa müthiş. çalışmıyorsa bile tarzınızı ve incelemenizi çok beğendim. bu arada lütfen tüm akademisyenleri ortada olanlardan ibaret saymayın. not: fizik mühendisiyim.

    • Ego yerine akılla kaleme alınmış bu yorum için teşekkürler, hayır elbette tüm akademisyenleri aynı kefeye koymuyorum, koyamam, onlardan ikisi ile birlikte bu siteyi kurduk zaten. Astroloji nazarınızda çalışmıyorsa bile aklınızı ve günümüzde nadir olan okuma ve anlama çabanızı çok beğendim. Çok teşekkürler.

  8. mühendis hem de yüksek

    Sanırsınız 140 + IQ lafınıza da cevap vermek isterim. Evet hakikatten öyle ALES te de derecelidir arkadaşımız. Eski sistemde ÖSS sınavında ilk 10 bin e girebilen insanlar herhangi bir hile yada aşırı yükleme ile sınavda başarı göstermemişse iq ları zaten 135 altında çıkmaz. Uzman psikologlara danışabilirsiniz.

    Ama tabii özellikle İTÜ nün uçak mühendisliği eğitiminin ne denli kapsamlı olduğunu ne kadar zor olabileceğini makale yayın sayılarının hangi boyutlarda olduğunu öğretim görevlilerimizin ulusal ve uluslararası komisyonlarda başkanlık yaptığını öğrenci kulüplerinde en çok bütçe ayrılan klüplerden olduğu ulusal ve uluslararası öğrenci aktivitelerinde ne gibi dereceler aldığını nasıl multidisipliner bir bölüm olduğunu yaşamadan anlayamazsınız.
    Bu sebeple birçok hakederek gelen üstdüzey yöneticinin birçok farklı sektörde uçak mühendisi olduğunu görürsünüz.
    Şimdi gelelim argümanlarınızdan bazılarına, istatistikçiye göre bilimmiş astroloji. kusura bakmayın da bir istatistikçinin örnek uzayında rastlantısallığı tuttuysa ancak hipotez ispatı olur bu. Bak biz bilimiz söylediklerimiz tuttu istatistikçi de onayladı demeniz zaten tuhaf. Meteoroloji hava tahminini tutturduğu için mi bilimdir? Bilim tanım ve sınıflandırılma bilginizi tazeleyin edin bence. Kullandığınız yöntem bilimsel tutarlılığı olan birşey değil. Ayrıca kitapta özellikle ele alınan konu yorumların zaten genel olduğu ve istatistiki anlamda 7 milyarlık insan komunitesinde illa ki bu oranda tutabilecek tahminler olduğu. maalesef astroloji sonuçları bakın araştırmaları yada dayanakları demiyorum, sonuçları hep 12 burç tipinin başına ne geleceğini tahminle alakalı. Depremler gezegenlerin hangi döneminde olmuş diye bir istatistik çıkarsanız o zaman astronomi oluyor işte. Öbür türlü ben buna akrep dedim diyince akrep olması nedir yahu o zaman çinliler niye ayı yılan vb atıyorlar. Hani nesnellik. Neyse uykum geldi Allah size akıl sağlığı ve bol iq lar versin. Bu temenni ama tahmin değil.

    • dediğiniz gibi olsun; allah bana bol iq’lar versin, “mühendis hem de yüksek” bey :)

    • Zehra Arı

      burada astrolojinin bilim dışı olup olmadığı tartışılmıyor egosu şişmiş yüksek bey. tevfik uyar’ın yaptığı hatalar ve düştüğü safsatalar göz önüne sunuluyor. siz hala konuyu saptırmaya çabalayın.

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.