YARALI ŞİFÂCI CHIRON BALIK’TA

Spread the love

 

CHIRON BALIK’TA – Aşama 1

“Bir şey neden aktarılamadan birikir? Tek bir sebeple; giderilemiyordur, yani sürekli baskılanıyordur. Demek ki o şey ya anında giderilecek ya da öfkenin nedenine inip farkındalık sahibi olacağım, beni öfkelendiren kişi veya şey  öfkelendirdiğiyle kalacak, ama ben öfkenin nedenini gördüğüm için durumu akışa bırakacak (zaten tüm akışlar Evren’in zorlaması nedeniyle mecburîdir, açıkçası başka bir çare kalmaz), yani Evren’e havale edeceğim.

Şimdi ilk durumda, öfkemi anında giderebiliyorsam, yetkin bir kısasa kısas uygulayıcısı olabildiğim için daimi mutsuzluk ve geçici mutluluk sahibi olacağım çünkü öfke ve nefretimi gidermekte o kadar başarılıyım ki, hep aynı enerjiye sahip insanlar karşıma çıkacak. Ben de doğal olarak sürekli siyah bir enerjiyle tetikte olacağım, böylece mevzunun doğası gereği mutluluk kavramıyla tanışma şansım dahi olamayacak. Tetikte olan insan mutlu olamaz, çünkü asla ve hiçbir koşulda kendisini bırakamaz. Siyah ve her şeyi gören gözünü hep bir yerinde taşır. (Bu durumu sadece aşk bozar). Mutlu veya iyi insan olarak tarif ettiklerimizin ise kalplerinde nefret için yer olmaz, bir şekilde yer açmışsa da bundan sıyrılabilir. Böyle bir insan, kötü, ters veya siyah enerjiyle aynı enerji içinde dönmez, çünkü onlardan bir farkı kalmayacağının bilincindedir.”

Bu cümleleri Chiron’un ağzından aktarmış gibi yaptım. Fakat Chiron tüm bu düşüncelerine rağmen, tarihinin bir döneminde kısasa kısas uygulamayı ve onlarla aynı enerjide olmayı kalpten dilemiş, ne var ki başarılı olamamıştır. Zaten ana sorunu da budur, yarasının kaynağı da. Fakat bu insanların mutluluk yolu vardır ve o da, içlerindeki karanlık enerjiyi bilmeleri ancak bunu asla kullanmamalarıdır, bu yüzden de böyle insanların kuvvetli bir ahlâkî prensibe ihtiyaçları olur.

 

Aşama 2

“İkinci durumda ise, daha evvel de dediğim gibi mevzuyu akışa bırakacağım, burada mutluluk var, tabii eğer böyle bir dönüşümü başarabiliyorsam.”

***

Chiron başlangıçta ilk durumu, sonda da ikincisini yaptı. İlk durumda amansızca acısını iyileştirmeye çalıştı, yani durumu zorlayıp durdu. Fakat Satürn blokajı vardı çünkü bir tarafı Satürn’dür ve yarası asla iyileşmedi, sadece zaman zaman dinebildi, hepsi bu. Mars da (Herakles), en azından Chiron’un gözünden, ona yaptığıyla kaldı ama Chiron’un düşmanı değildir, yanlışlıkla yaralamıştır.

Chiron’un bu amansız tutkusu animal tarafından yara aldığı içindir; animal taraf satürnyendir, şeytanîdir, fizik dünya yönüdür, sonu gelmez bir hırs, aşırı korku, nefret ve karanlık egodur. Giderilemezse hiçbir farkındalık bunu aşmaya yetmez. Birisi meselâ size yumruk atıyorsa ve siz de o yumruğa herhangi bir sebepten karşılık veremiyorsanız ve eğer chironyen bir tipseniz hangi hümanist düşünceye, hangi insanî değerlere, hangi felsefî görüşe sahip olursanız olun yediğiniz yumruk acı bırakır. Chiron’un insanî her türlü başarısı, herkese yardım edebilmesi gibi daha tanrısal, daha uhrevî yanları dahi hayvanî bu tarafını iyileştirmeye yetmediği için günün birinde bu enerjiyle yaşamak istemediğine karar verdi.

Chiron’un, tabiatı böyle olduğu için aslında başka bir çaresi de kalmadı; yumruğa yumrukla karşılık vermek istedi (çünkü kendisinin de bir üyesi olduğu bütün sentorlar böyledir, hepsi tecavüzcü, zorba ve kapkaççıdır, katildir; en alt fizik dünya kategorisine aittirler), ne var ki Evren Chiron’dan büyüktü ve aynı Evren, bu tür zorlamalara her zaman daha büyük bir zorlamayla karşılık verir çünkü iyilik de kötülük de, beyaz da siyah da ondan çıkar. Chiron’un gerçek yarası ve acısı, herkese hak olan bir şeyin kendisi için neden hak olmadığını bir türlü anlayamaması, dünyada kendisine yapılmış en net, en mantıksal açıklamalar olsa dahi bunu kabul edememesidir çünkü o da en nihayetinde bir sentordur. Ama daha sonraki aşamalarda bunun, yani fizik dünya yetersizlikleriyle ilgili acısının hiçbir zaman iyileşmeyeceğini anladı (yukarıda da dediğim gibi aslında başka çaresi kalmadı), dedi ki “umut, keşfedilmemiş hayâl kırıklığıdır” ve ölüm pozisyonuna geldi.

Ardından beklenmedik bir durum oldu; başka bir Zeus kurbanı Prometheus (Uranüs semboliği) Chiron’la yer değiştirdi çünkü ölümsüz Prometheus’un kurtuluşu, bir başka ölümsüz Chiron’un kendisini ona kurban etmesiyle, yani ölmesiyle gerçekleşecekti. Chiron ne zaman boyut (bilinç) değiştirdi, yani uranyen prensibe geçti, kurtuluşu o zaman geldi. Chiron’un Satürn’e ait ilk aşaması yasaları(nı)n idrakı, Uranüs’e ait ikinci aşaması ise bilinç düzeyinde ve dolayısıyla varoluşunda temelden, topyekûn bir evrilmedir.

Samasotalı Lukian’ın (Romalı bir yazar) “Ölüler Sohbeti” isimli eserinin 27. bölümünde, kitabın ana aktörlerinden Menippos ile Cheiron’un bir konuşması mevcut. Sohbet, hikâyenin kahramanlarından Menippos’un Cheiron’a “Duyduğum kadarıyla, Cheiron, doğumdan itibaren ölümsüz olan sen, kendiliğinden ölmeyi talep etmişsin” şeklinde sözleriyle başlıyor, Cheiron’un “hep aynı şeyleri önceden görmekten yorulduğu” şeklinde cevabıyla devam ediyor ve nihayetinde de Cheiron’un Menippos’a, “Böyle bir durumda olan birine ne yardım eder?” sorusuyla sonlanıyor. Menippos’un yanıtı şöyle: “Bildiğim kadarıyla tek bir yöntem görüyorum ve bu da yeni bir şey değil: Akıllı bir adam her şeyi olduğu gibi alır ve böyle bir kişi, kaçınılmaz olan şeyleri artık katlanılamaz, dayanılamaz şekilde görmeyerek kendisine yardım eder.” [http://gutenberg.spiegel.de/buch/totengesprache-3961/27, 03.12.2018]

Dolayısıyla chironvarî insanların en sonunda bir cevabı var, fakat bunu başarabilmeleri için en azından kabulde olabilmeleri gerekiyor, ama çoğu bu noktaya hiç gelemiyor. Fakat bazılarına Evren acı üstüne acı vererek bu insanları mecburî zorlama pozisyonuna getiriyor. Gerçeğin tüm ağırlığını taşıyan insanlar bazen yerlerde sürüklenecek kadar dağılırlar, aslında Menippos’un ağzından Chiron da bu.

Bu tür kişiler, yani chironvarî olanlar, hayatta genele (fizik dünya insanlarına) gayet normal ve hak olan bazı konularda başarılı olamadıklarını kabul etmek zorunda kalırlar. Yani “yapabileceğini yap, gerisini Evren’e bırak” kısmında, en azından başlangıçta, Chiron severek ve isteyerek bu bırakışı yapmazdı, zaten yapamazdı ve yapamadı da. Ondan sonra devreye Uranüs girdi bir şekilde, nihayetinde Chiron’un hikâyesinde bu mevcut. Özetle chironyen insanlar, bilhassa Satürn baskısını en yoğun hissedenleri, fizik dünya tarafında herkes için uygun olan ihtiyaçlarını karşılayamayan veya bu konuda şiddetli zorluklar çeken ve başka bir çaresi kalmadığı için öyle olan mecburî ve zorlama yaralı şifâcılara ve bilgelere evrilirler. Ancak tabii ki bir süre sonra mevzuyu “mecburî” veya “zorlama” şeklinde düşünmemeye başlarlar.

Bazı şeylerle savaşılamayacağı bu insanlara anlatıldıktan sonra (Menippos’un sözleri), ilk olarak o anda, Chiron’la her zaman geçmişin aynısı gibi gözükmeyen bir gelecek şansı doğar. Bunun tabii ki daha iyi olacağının bir garantisi yoktur, ancak eskisi gibi olmayacağı da kesindir.

Neyse, ben bütün bir mevzuyu Balık Chiron’u gözünden anlattım, chironyen acı ve yara türünü böyle de anlayabiliriz.

Bu yazı, Galaktik Zodyakta 3 adet YOD (KAD-Jüpiter-Venüs, KAD-Mars-Jüpiter, Ay-Mars-Jüpiter) içeren, gördüğünüz Güneş-Chiron Balık’ta kavuşumu tam an haritasına ithafen yazıldı ve eski bir yazımın tamamlanmış hâlidir (geri Merkür); Yeni Zelanda’da bugün yürüyüş düzenleyen insanların da bu büyük kitle katliamında aldıkları yarayı Chiron Balık kabulüyle karşıladıklarını düşünüyorum. Arden bu acıdan ülkesini birleştirerek, kucaklayarak ve empati kurarak çıkabilmeyi başarmış durumda. Ama aynı anda özel silah satışını da yasaklayarak önlem alabilmeyi bilebildi.

Chiron Balık’ın öğrenmesi gereken, bir yandan merhamet ve empati göstermeyi bilebilmek ve bundan kaçmamak (bilge ve farkındalık tarafı), ama diğer yandan da bunun, kendi kimlik ve iddiasını öteleyecek şekilde fazla aşırıya kaçmasının aslında tam bir şifâ sunamayacağının ve çok da doğru ve dengeli olmayacağının (yara tarafı) ayırdına varmasıdır, ancak bu şekilde enerjisini dengeleyebilir.

“Karanlık karanlığı defedemez, bunu sadece ışık yapabilir. (…)”

Martin Luther King Jr.

Devrim Yılmazer

24.03.2019, 23:56, İzmir

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.