YILDIZLARIN KADİRLERİ

 

yıldızların kadirleri

 

Kadir sınıflandırılması yıldızların parlaklıklarını belirten bir ölçektir. Eski astrolojide astrologlar, gözle görülebilen yıldızları parlaklıklarına, yani kadirlerine göre sınıflandırmaktaydılar.

Buna göre çıplak gözle görülebilen yıldızları, en parlakları birinci kadirden ve en sönükleri de altıncı kadirden olmak üzere, parlaklarına göre altı kadire ayırmışlardı.

Teleskopun bulunması ve astronomi araçlarının gelişmesiyle birlikte bugün bu kadir sınıfı yirmi bire ulaşmıştır.

Kadirler arasındaki oran 2,512’dir. Yani, birinci kadirden bir yıldızın parlaklığı, ikinci kadirden bir yıldızın parlaklığının 2,512 katıdır. Günümüzde gözlemlerin teleskop, teleskopa takılan fotoğraf makineleri veya diğer farklı araçlarla da yapılmasından dolayı, kadir değerlerinde ufak da olsa farklılıklar oluşmaktadır. Bu farklılıkları önlemek amacı ile görsel kadirler, fotografik kadirler gibi kadir sınıflamaları yapılmaktadır.

Pratikte iki türlü kadir vardır: Yıldızın yeryüzünden görünen kadri ve mutlak kadri. Mutlak kadir, farazi olarak yıldızın yeryüzünden 32,6 ışık yılı uzaktaki bulunması halinde görüneceği parlaklıktır. Mutlak kadir yöntemiyle, yıldızların yere uzaklıklarından kaynaklanan parlaklık farkları eşitlenir, gerçek parlaklık dereceleri görülebilir.

M.S. 150 yıllarında yaşamış olan, yayınevimizden Tetrabiblos adlı eseri de çıkan astrolog Ptolemaios, Almagest adlı diğer eserinde yıldız kataloğu hazırlamış ve ilk defa astronomik kadir sınıflamasını başlatmıştır. Ptolemaios bu kataloğunda 1022 adet yıldızın enlem ve boylamlarını da vermektedir. (Yıldızların listesi ve anlamları, Devrim Yılmazer’in eklemesiyle Tetrabiblos‘un 150 sayfalık bir bölümünü oluşturmaktadır.) En parlak yıldızları 1. dereceden saymış ve çıplak gözle görme sınırı olan 6. dereceye kadar bir sınıflama yapmıştır. Bu sınıflamaya göre, 1. dereceden bir yıldız, 2. dereceden bir yıldızdan 2,5 kat, 6. dereceden bir yıldızdan ise 100 kat daha parlaktır.

Ancak, sonraki dönemlerde, kimi yıldızların 1. dereceden daha parlak olduğu belirlenmiştir. Bunun kadir sisteminde yol açtığı problemi gidermek için sıfır ve eksi kadirler ortaya çıkarılmıştır.

Kadir sistemi Güneş’in ve gezegenlerin parlaklıklarını belirtmek için de kullanılır. Buna göre Güneş -26,8 kadirdendir. Ay’ın dolunay durumundaki kadri -12,5’tir. Venüs en parlak olduğu zaman -4,4, Mars ve Jüpiter ise -2,8 kadirdir. Neptün 8,2 ve Plüton 13,7 kadirle çıplak gözle görülemeyecek kadar sönüktürler. Uranüs ise 5,6 kadriyle çıplak gözle görme sınırı olan 6. dereceye çok yakın olduğundan zor ve nadir zamanlarda görülebilir durumdadır. Ne var ki görme sınırının 6 olması bugün eskimiş ve 6,5 olarak kabul edilmektedir.

Çıplak gözle görme sınırı olan 6,5 derece, insan gözü için ortalama bir değerdir. Aynı Uranüs’te olduğu gibi kimi keskin gözlü kimseler Jüpiter’in dört büyük uydusunu (Io, Callisto, Europa ve Ganymede) çıplak gözle görebilirler. Gene kimileri Venüs’ün evrelerini ayırt edebilecek görme yetisine sahip olabilirler.

Kadir sınıflandırması bugün astrolojide sabit yıldızların orb aralığını belirlemek için kullanılan objektif bir ölçek olarak kabul edilmektedir.

Güneş -26,74 kadirdendir ve klasik orbu 17 derecedir. Diğer yıldızların kadirleriyle doğru orantı kurmalısınız. Örneğin Sirius için hesaplayacağımız orb değeri formülü şöyle olmalıdır: 17.(1,46/-26,74)=0,928

En parlak 90 yıldızın kadirleri şu linkte bulunabilir: https://tr.wikipedia.org/wiki/Parlak_yıldızlar_listesi

Sabit yıldızların tüm astrologlara göre olan (Ebertin, Wehlov, Brady gibi) yorumlarına ulaşmak için ise yayınevimizden çıkmış olan Tetrabiblos tavsiye edilir.

 

Ve yeri gelmişken:

Uzayın karanlığı, evrenin bir başlangıcı ve sınırı olduğuna dair gözlemlenebilir ilk kanıttır. Eğer bir başlangıç ve sınırı olmasaydı bugün gökyüzünün her yerinde hiç boşluk bırakmayacak derecede sınırsız yıldız sayısı yüzünden her yerin ışık olması, karanlık bir nokta görmememiz gerekirdi. Dünya mitolojilerinin bir çoğunda ışığın ve/veya şafak tanrıçasının anne/babası karanlık/siyahtır. Ve sınırları sembolize eden Satürn de binlerce yıldır siyah renkle temsil ediliyor.

 

Devrim Dölen

3 Ekim 2015, İzmir

 

 

Devrim DÖLEN 3 Mart 1977 İstanbul doğumludur. Amerika’da ve Türkiye’de faliyet gösteren çeşitli astroloji ve istatistik gruplarıyla birlikte, profesyonelliğe adım atmadan 22 yılını astroloji araştırmalarına verdi. 1999 yılından itibaren bunların bazılarını hakemli dergilerde, bazılarını da internet aracılığıyla paylaştı.

İstanbul Aydın Üniversitesi bünyesinde Türkiye’de ilk defa YÖK onaylı astroloji eğitmenliği yapmıştır.

1999 senesinde kurulan Gizemciler grubunun kurucuları arasındadır. 2001 yılında kurulan, astrolojiyle ciddi anlamda ilgilenen ve ücretsiz astroloji kursu veren Türkiye’deki ilk Türkçe topluluklardan Astroloji ve Astro-Gunluk gruplarının da moderatörlerinden birisi olan Dölen, 10 yılı aşkın süredir tanıdığı Devrim Yılmazer ve Hakan E. Kayıoğlu ile birlikte 2010 yılında astroturkiye.com sitesinin 3 kurucusundan biri oldu. 2011 yılında ise Devrim Yılmazer’le birlikte Zodyak Astroloji Yayınevini ve Astroloji Akademisi’ni kurmuştur. Halî hazırda çeşitli kitap ve araştırma projeleri bulunmaktadır.

Kedilerle birlikteliği, astrolojik tablolar, tasarımlar ve diorama yapmayı, ekoköyleri, dalmayı, aramayı, yanılmayı ve tekrar aramayı yaşam tarzı haline getirmiştir…

 

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.