PROFEKSİYONLAR - 1 BÖLÜM - I: Yıllık Profeksiyonlar
Copyright © Hakan E. Kayıoğlu 15 Mayıs 2010 Eskişehir
Tarihte bu hafta
Yengeç Venüs'lü ve Ay Balık'lı, asrın davasının sanığı O. J. Simpson doğdu. Haritasında avukatlarını Aslan burcundaki Satürn & Pluto kavuşumu temsil etmekte ve ülkenin hukuk sistemini temsil eden bölgeden, kriminolog Akrep Jüpiter'ini karelemekte ve ülkesinin ırkçı polisini temsil eden Mars'tan da destek bulmaktadır. Tüm bu görünümler altında bu avukatlar, delillere rağmen; Amerikan tarihinin en iyi savunmasını yaparak Simpson'ın beraat etmesini sağlamışlardır.
Telif haklarının başlama tarihi : 2007 Astro Türkiye © Tüm hakları saklıdır.
Bu web sitesinin tüm tasarım, uygulama ve içerik yönetimi Astro Türkiye ekibi tarafından hazırlanmıştır.
Bu sitede yer alan grafik, video, makale, yazı ve bilgileri ; AstroTürkiye yazarlarından izin almadan web siteleri, yazılı basın, bloglar, gruplar ve forumlarda yayınlayanlar hakkında yasal işlem uygulanacaktır. Bu konuda İstanbul ve İzmir mahkemeleri yetkilidir.
Mail Gruplarımız
KATEGORİLER
paylaşmaları sayesinde yeniden gün yüzüne çıkmıştır.
Zodyak veya burçlar kuşağı dediğimiz çark-ı felek, dünyanın kendi etrafındaki dönüşü nedeniyle [2], dünya üstünde seçtiğimiz sabit bir coğrafî konumun doğu ufkundan sırayla geçiş yaparak yükselir. Doğduğumuz anda doğum yerimizin doğu ufkunda yükselmekte olan burca “yükselen burç” denmesinin nedeni budur. Bu dünyaya doğarak hayata adım atarız. O nedenle, doğduğumuz anda doğu ufkundan yükselen ilk burç bizim birinci evimiz ve burcumuz olarak hayatımızı, başlangıcımızı, bedensel varlığımızı ve içine doğduğumuz koşulları simgelemiştir. Burası, 1. ev veya Yükselen (=ASC), etrafımızı kuşatan dünyayı ve içine doğduğumuz koşulları seyrettiğimiz bize özel bir penceredir sanki. Çünkü biz etrafımızdaki dünyayı o pencerenin bize sağladığı bakış açısıyla görürüz.
Alcabitius, Placidus, Regiomontanus ve benzeri sistemlere göre “ev” dediğimiz bölümlere ayrılabilen horoskopumuz ise, doğum anımızdaki gökyüzünün bize GÖRE, bizim perspektifimizden gözüken bir tür fotoğrafıdır ve şayet aynı yerde ve dakikada doğan başka birisi yoksa, tıpkı parmak izi gibi eşsiz ve bize özeldir. Kişisel horoskopumuzun işte bu özelliği sayesindedir ki, çark-ı feleğin bizim için neler sakladığı ve vaat ettiğini, dünya feleğin çemberinden geçerken “bize özel” ne gibi olaylarla karşılaşabileceğimizi bir yere kadar anlamak ve kestirmek mümkün olabiliyor.
Aşağıda ana hatlarını okuyacağınız ve sitemizde ileride de bahis ve örneklerini sıkça göreceğiniz profeksiyonlar, yaklaşık 5 yıldır yoğun biçimde denedikten sonra hiç kuşkusuz diyebilirim ki, şayet öncesinde haritamızdaki vaatlerin (potansiyel) neler olduğunu doğru çözümlemişsek, bunların ne zaman ve ne şekilde açığa çıkacağını öngörmede ve geçmişte yaşadıklarımızı niçin o zaman ve o şekilde yaşadığımızı anlamada başvurabileceğimiz en kıymetli, basit, fakat bir o kadar da gizemli tekniklerden biridir! Kanımca bunun nedeni, profeksiyonların basit bir evirip çevirme yoluyla doğrudan doğruya doğum haritamızı temel alması, hattâ onun ta kendisi olmasıdır.
Lafı daha fazla uzatmadan profeksiyonların ne olduğu ve nasıl uygulandığını anlatalım.
Profeksiyonların temelinde 1 yıl = 1 ev = 30 derece denkliği vardır [3]. Ev kaydırma işlemi bu anahtara göre yapılmaktadır. Profeksiyonlar daima doğum günü ve saatinden bir sonraki doğum günü ve saatine kadar geçerlidir. Örneğin, bir kişi 10 Nisan saat 14:05’de doğmuşsa ve profeksiyonu bu yıl 10 Nisan 2010 saat 14:05’te diyelim ki 10. eve isabet etmişse, tam 1 yıl sonra 10 Nisan 2011’de saat 14:05’ten itibaren profeksiyon 11. eve geçecek ve bu kişinin 11. ev profeksiyonu başlamış olacaktır.
Doğduğumuzda sıfır yaşındayız ve hayatımız Yükselen ile simgelendiği için 1. evdeyiz. Tam 365 gün sonra yeni yaşımıza basıyoruz ve ASC’yi bir ev kaydırarak şimdi 2. evdeyiz. Bu şekilde devam edersek, ASC, 10. yaşımıza bastığımızda 11. evde, 11. yaşımıza bastığımızda 12. evde ve nihayet 12. yaşımıza bastığımızda tekrar 1. evde oluyor. Diğer yaşlar için de aynı sıralamayla devam ediyoruz. Kolayca görüleceği üzere, profekte ettiğimiz, yani kaydırdığımız ASC her 12 yılda bir tekrar natal haritadaki yerine geri dönüyor. Böylece, profeksiyon 12, 24, 36, 48, 60, 72, 84, 96 yaşımızda her defasında natal yükselenimizle örtüşüyor.
Benzer şekilde 6 yaşımıza bastığımızda 7. Eve geliriz. 12’şer yıl eklemelerle 18, 30, 42, 54, 66, 78, 90 yaşlara basıldığında da kaydırılmış ASC hep natal 7. eve isabet eder. Bu rakamlar, profeksiyonları kafadan hesaplarken de bize kolaylık sağlar. Şöyle ki, bu yıl 43 yaşına basmış birisinin profeksiyon evinin hangisi olduğunu hesaplarken 42 yaşın 7. ev olduğunu bilerek, 43’ün 8. ev olduğunu kolayca görürüz. Bu amaçla aşağıdaki tablodan da yararlanabilirsiniz. Sol baştaki sütunda ev numaraları Romen rakamlarıyla verilmiştir. Tablodaki rakamlar ise hangi yaşta olduğumuzu gösteriyor. Örneğin 43 yaşındaysanız (girdiğiniz yaş), tablodan 43’ün bulunduğu satırın başındaki ev numarasının VIII. Ev olduğunu kolayca görebilirsiniz.
Tablo A: Yaşa Göre Profeksiyon Evini Gösteren Tablo
Profeksiyon terimi, "ilerlemek/ilerletmek, hareket etmek/ettirmek" anlamındaki Latince profectio sözcüğünden gelmektedir [1]. Kaynağı Helenistik döneme kadar uzanan bu eski teknik, sonraki Ortaçağ ve Rönesans dönemi astrologları için de vazgeçilmez öngörü araçlarından birisiydi. Birkaç asır önce batıda astrolojinin gözden düşmesiyle birlikte, diğer pek çok bilgi gibi, profeksiyonlar da unutulan tekniklerden biri olmuş, ancak 1970'li yıllardan itibaren Robert Zoller, Robert Hand ve Robert Schmidt'in eski kaynakları İngilizceye çevirmeleri ve bulgularını öğrencileri ve astroloji camiasıyla
Profeksiyonları uygularken sadece ASC’yi değil, diğer evlerin tümünü kaydırabilirsiniz. Natal haritanın evlerindeki gezegenleri, hattâ şans noktası ve diğer arap noktalarını da kaydırabilir, firdaria gezegenleri ve güneş dönüşü haritalarıyla birlikte de kullanabilirsiniz.
Profeksiyonda gelinen evin başlangıç çizgisinin (kasp) ve onun yönetici gezegeninin “360 derece = 365 gün” ve “30 derece = 365 gün” gibi anahtarlara göre ilerletilebilmesi de mümkündür. Profeksiyona dayalı olan ve pek bilinmeyen bu özel ve dinamik ilerletim tekniğine kısaca PİT, “profeksiyonel ilerletim tekniği” diyoruz.
Bu konulardaki ileri uygulama örneklerine daha sonraki yazılarımda yer vereceğim. Şimdilik, bir doğum horoskopundaki tüm elemanların statik veya dinamik olarak profeksiyona tabi tutulabildiğine değinmekle yetinelim.
Robert E. Zoller, Bonatti gibi kimi eski astrologların profeksiyonları daha ziyade güneş dönüşü haritalarıyla birlikte ve ona yardımcı mahiyette kullandığına değinmekte; ancak, 1970’lerden beridir kendisi dahil, bu tekniği başarıyla kullanan diğer klasik astrologların profeksiyonları müstakil biçimde kullanarak da çok isabetli öngörüler yapabildiğini belirtmektedir [4].
Ben de bu değerli tesbiti ve tecrübeyi ciddiye alarak önce kendi haritamda, sonra da tanıdıklarımın haritalarında geçmişteki olayları incelediğimde, tekniğin gerçekten de geçmişte olup biteni şaşırtıcı bir isabet ve doğrulukla betimlediğini gördüm.
Aşağıdaki anlatım ASC’nin kaydırılmasına ve profeksiyonların müstakil kullanımını anlatmaya yöneliktir ve kanaatimce bunun profeksiyon konusuyla yeni tanışanlar için anlaşılması ve uygulanması daha kolaydır.
Uygulama adımlarına geçmeden önce, hangi ev sistemini kullanıyorsak kullanalım (ben natal horoskopu çözümlerken Alcabitius ve Tümburç’u birlikte kullanıyorum), profeksiyonlarda Tümburç ile de haritayı ayrıca incelemenin bize kimi zaman ek bilgiler sunduğunu söyleyebilirim. Tümburç kullanmanın başlıca yararı, tecrübelerime göre, özellikle haritada kapalı bir ev [5] veya burç [6] olduğu durumlarda ortaya çıkıyor.
Örnek 1 - Hakan Kayıoğlu:
Şimdi bir örnek ile profeksiyonları adım adım nasıl uyguladığımızı anlatalım. İlk örnek olarak kendi doğum bilgilerimi (19.03.1964, Samsun, saat 07:29:49) ve bu yılı alacağım. Haritayı Alcabitius ev sistemiyle çıkardım.
Öncelikle içinde bulunduğumuz profeksiyon yılını tesbit ederiz: 2010
Profeksiyonel yıl daima incelediğimiz yıldaki doğum günü ve saatimizde başlayıp, bir sonraki doğum günü ve saatine kadar geçerlidir. O halde, 2010 yılındaki profeksiyon 19 Mart saat 7:30’da başlayıp, 19.03.2011 saat 7:30’a kadar tam bir yıl sürecek.
ASC’nin 2010 yılında hangi eve isabet ettiğini buluruz. Bunun için 19 Mart 2010’da kaç yaşıma bastığımı bulmalıyım.
2010 - 1964 = 46 yaşıma basmışım. 12’nin 46. yaşa en yakın tam katı olan 48 yaşıma bastığımda ASC’de olacağıma göre, bunun 2 yıl gerisindeyim. Yani, 48 = ASC =1 ise, 47 = 12, 46 = 11. ev olur. Bunu yukarıdaki tablodan da kolayca elde edebilirsiniz.
Profeksiyonda ASC’nin geldiği ev ve o evin yönetici gezegeninin haritamızda bulunduğu natal ve göreceli evler o yılın başlıca gündemini verir. Ayrıca, yılı yöneten gezegenin horoskopta yöneticisi olduğu diğer evler de gündeme dahildir. Şayet varsa, ASC’nin profeksiyonda geldiği ev çizgisine düşen burcun yücelme yöneticisi ve onun bulunduğu eve bakmak da ek bilgi sağlayabiliyor.
Yücelme yöneticilerinin, doğası, zodyaktaki durumu ve natal haritamızdaki durumuna göre olumlu veya olumsuz anlamda hayatımızdaki dramatik gelişmelerle, iniş ve çıkışlarla, yoğun, abartılı ve/veya aniden gelişen olaylarla ilgisi olduğu tesbit edilmiştir.
Bu yılki profeksiyon 11. eve isabet ettiğine göre, bu ev ile ilgili konular öne çıkacak ve yılın geneline hakim olacak: Plan ve hedefler, umut ve beklentiler, arkadaşlar, gruplar, toplantılar.
Alcabitius’ta 11. evi Kova burcu kestiğine göre, yıl lordu Satürn. Fakat Tümburç’ta 11. ev Balık burcudur. Balık burcu benim haritamda Alcabitius ev sistemine göre kapalı burç durumunda. Bu durumda Balık burcunun yöneticisi Jüpiter’i de ihmal edemeyiz. Önce Satürn’ü alalım: Satürn deyince akla zorluklar, engel ve gecikmeler, sorumluluklar, korku ve kaygılar, çok çalışma, yorulma ve yıpranma gelir. Satürn natalde 11. evde, ayrıca 9. ve 10. evlerin burç yöneticisi ve 6. evin de yücelme yöneticisi. Satürn doğasındaki ve karakterindeki olaylar bu evleri etkileyecek demektir.
Sonraki Sayfa